şükela:  tümü | bugün
  • 1940'lı yıllara kadar istanbul galatasaray'da bugünkü yapı kredi bankasının bulunduğu yerde mevcut olan foto galatasaray adlı stüdyonun fotograf sanatçısı. yakında bu stüdyonun bir kitabı basılacak ve sergisi yapılacakmış.
  • tayfun serttaş ve ekibi tarafından iki yılı bulan çalışma sonucunda ortaya çıkarılan ve düzenlenen 200 bine yakın siyah-beyaz fotoğrafın sahibi ermeni fotoğraf sanatçısı.
    fotoğraflar salt galata'da bilgisayar ortamında ve çok sistemli sınıflandırılmış keyifli bir slayt gösterisiyle sunulmakta. çok radikal pozlar ve insanlarla yüzleşmenin ağırlığını yaşarken bir ara akrabalarımın fotoğraflarını bulabilme umudu bile taşıdım.
  • istanbul'un julia margaret cameron'u olur kendisi.
  • türkiye'nin ilk kadın stüdyo fotoğrafçısı.

    babasının hobi olarak başladığı fotoğrafçılık, yugoslav iki kardeş tarafından işletilen foto galatasaray’a ortak oldukları andan itibaren istanbul'da gelir kaynakları oluyor. şahinyan, erken yaşta babasından stüdyo fotoğrafçılığını öğreniyor ve 48 yıl boyunca stüdyolarda fotoğraf çekiyor. renkli fotoğrafı felsefi nedenlerle reddettiği söyleniyor. kadın olmasının avantajını kullanıyor ve istanbullu birçok kadın tarafından tercih ediliyor. ancak fotoğrafını çektiği kişiler arasında sadece kadınlar yok. transeksüeller, müzisyenler, subaylar ve daha nicesi.

    yarım asırlık süre boyunca kıbrıs savaşı dahil olmak üzere bir çok siyasal döneme, sosyokültürel değişime tanıklık ediyor. yaşlandığı için 1985 yılında stüdyosunu devrediyor ve 200.000'e yakın fotoğraf bırakıyor arkasında.

    arşivi bulan tayfun serttaş, şahinyan'ın fotoğraf arşivini şöyle anlatıyor:

    "maryam şahinyan, yarım asır boyunca bir gün dahi aksatmadan şişli'deki evinden yürüyerek gidip geliyor stüdyoya, her öğlen yalnızca bir kırmızı elma yiyor, siyah iş önlüğünü ve kolçaklarını hiç çıkartmadan, 1. dünya savaşı'ndan kalma körüklü kamerasıyla, 1985'e dek siyah beyaz fotoğraf çekmeye devam ederek, sessizce, fark edilmeden sürdürüyor bu işi. ben çok fotoğraf arşivi gördüm ama böyle çeyiz dizer gibi her birisi tek tek numaralandırılmış, aralarına pelür kâğıtları serilmiş, yarım asır boyunca dokusunda tek bir değişiklik olmayan arşiv görmedim. istiklal caddesi'ndeki hıdivyal palas'ın ikinci katında topu topu 15 metrekarelik bir deponun zemininde, üzerine kitap kolileri yığılmış halde, 20 yıla yakın süredir, dokuz büyük koli içerisinde, 1139 kutu dolusu negatif film bekliyordu beni. unutulduğu yerde, kaybolmuş halde, son bırakıldığı biçimde. bir göçler şehri olan istanbul 70’li yıllardan başlayarak yeni yüzünü maryam şahinyan’ın objektifine de sunuyor elbette. bir yerden sonra haçlı kolyelerin yerini beşi bir yerdeler alıyor. fötr şapkalar, kürk paltolar, ipekli satenli kıyafetler, tüller, etoller yerini bayramlıklara, allı güllü basmalara, kasket ve başörtüsüne bırakıyor. maryam her şeyi sessizce kaydediyor bizler için."

    2012 yılında salt galata'da açılan sergisinde fotoğrafı çekilen insanların kim olduğunu bulmak, çocuklarına ulaşabilmek adına fotoğraftakileri tanıyanların adlarını yazabilmeleri için imkan sunulmuş. ulaşılanlar olmuş mu, tanıyanlar çıkmış mı çok merak ettim ancak onun bilgisine ulaşamadım ne yazık ki.

    ayrıca tayfun serttaş'ın hazırladığı kitap için
  • cumhuriyet'in modern anlamda ilk kadın fotoğrafçısı diyebiliriz kendisi için. stüdyoda fotoğraf çekme, ışık kullanarak* fotoğraf çekme, kurgulanmış fotoğraf çekme vb. çağdaş fotoğraf sanatına ait olan bütün unsurları barındırarak fotoğrafçılık yapmıştır kendisi. ancak bu alanda bir tahsili yoktur. bir çeşit hobi ve usta-çırak ilişkisi ile fotoğrafçı olmuştur.

    türkiye'nin akademik eğitim görmüş ilk kadın fotoğrafçısı ise özdemir asaf'ın eşi yıldız moran arun'dur.
  • fotograflarının cumhuriyetin bedelini gösterdiği sanatçı.