şükela:  tümü | bugün
  • "hayatı kalemlerden akıp kâğıtlara dökülen, dizüstüne sığmayıp ‘masa’lara yayılanların dergisiyle karşınızdayız." sloganıyla yola çıkan, 1 mayıs 2016'da okuyucusuyla buluşacak olan kültür sanat ve edebiyat dergisi.
    kendilerini “masadakiler” diye tanımlayan ekibin elinden çıkan derginin içeriğinde; deneme, öykü, makale ve şiir türlerinde çalışmaların yanı sıra resim, müzik, sinema, tiyatro vb. sanat dallarında inceleme yazılarına da yer verilmiş.

    merakla beklemekteyiz.
  • albert camus’nun yabancı’sı meursault ile yusuf atılgan’ın aylak adam’ı bay c.’yi ilk sayısında dosya konusu yapmış ve hem yazarları hem de karakterleri resmederek ilk sayı kapağına taşımış dergi.
    içeriğinde ise; sadri alışık, nilgün marmara, aziz nesin, bedri baykam, idil biret, tahsin yücel ve yavuz çetin gibi farklı sanat dallarından sanatçıların incelendiği yazılarla bilgi yayılımı yüksek bir ilk sayı hazırlamışlar. mayıs hemen gelsin o zaman.
  • "bu 'masa'da başkaldırıyı, umudu, insana ve geleceğe güveni mümkün kılalım. insanlara nasıl olmaları gerektiğini değil ne yapabileceklerini anlatalım." girizgahları ile kendilerinden sık sık söz ettirecekleri belli olan dergi.
  • arka kapaklarını yayınlamışlar bugün. bir masanın etrafına, olabilecek en güzel kadroyu yerleştirmişler. “o gün dünyanın en güzel masası toplandı, keşke gerçek olsaydı.” diye de not düşmüşler.
    masadakiler; franz kafka, nazım hikmet, albert camus, frida kahlo, van gogh ve virginia woolf. bir de arka duvardan bize selam veren dostoyevski ve oğuz atay var tabi.
    ilerleyen sayıların içerikleri hakkında bir mesaj gibi olmuş sanki bu masa. hadi bakalım, yakında göreceğiz.
  • gün itibari ile edinmiş oldum.
    ilk sayfalarında yer verdikleri edip cansever’in “masa da masaymış ha” şiirinin kaligrafisiyle, okuruna gayet ince ve şık bir mesaj veren dergi.
    manifestosu açık. dergi için “masa da masaymış ha” dedirtecekleri nice sayıları olur dilerim.
  • ilk sayısı için konuşmak gerekirse, ortada öyle veya böyle bir emek ve edebi iyi niyet olduğundan "olmamış" demek istemiyorum ama beğenmediğim dergidir. üstteki entryde yazar çok isabetli bir tespit yapmış "yeni yetme genç kişilerin varoluş safsatalarından ibaret" , sert bir değerlendirme ama gerçek ne yazık ki bu. derginin yarıya yakını ısmarlama yazılardan ibaret, ondan da bundan da şundan da koy gitsin yapılmış. özdemir nutku'nun kibir ve ukalalık akan ve hiç bir değer ihtiva etmeyen "tiyatro" yazısı mesela...

    nilgün marmara ve yavuz çetin'le ilgili yazılar, camus/atılgan kıyaslamalı makale oldukça iyiydiler ancak öykü diye dergiye eklenen yazılar sartre'ı bile kıskandıracak düzeyde varoluşa takılıp kalmış "eserler".

    ikinci sayısını gördüm geçen gün, rafa elim dahi gitmedi - ki son zamanlarda 4-5 tane edebiyat dergisi okuyorum- iyi niyetli bir "deneme" ancak yayın ömürlerinin pek de uzun olacağını sanmıyorum.
  • havaş'ta tanıştığım bir kız sayesinde ilk defa gördüğüm kültür-sanat ve edebiyat dergisidir. pek güzel içeriği vardır. hele o dip notları harikadır. ikinci sayısında sylvia plath ve nilgün marmara ' nın yolunu öyle güzel kesiştirmişler ki, bir solukta okuyabilirsiniz. havaş' da yanımda oturan güzel ablaya da ayrıca teşekkür etmek isterim. keşke numaranı da isteseymişim.
  • iki ayda bir çıkan kültür, sanat ve edebiyat dergisidir. şuana kadar iki sayısı çıkmış. bir sylvia plath ve nilgün marmara hayranı olarak ikinci sayısıyla dikkatimi çekmiştir. inanılmaz derecede güzel plath ve marmara analizi yapılmış bu sayısında, benim gibi seven varsa tavsiye ederim. yine en sevdiklerimden olan friends dizisinin yer aldığı bir yazıda mevcut, 'kapitalizmin teneffüsü friends' başlığıyla. ama ne yazık ki çok orijinal gelmedi yazı bana, pek sevemedim. friends kısmı da plath ve marmara kısmı kadar güzel olsaydı 4x4'lük diyebilirdim. son iki yılda artan bu tarz edebiyat dergilerinden hemen hemen hepsinden alıp okudum, düzenli olarak (bkz: kafkaokur)'u takip ediyorum, şimdi bir de masa eklendi, fakat içlerinden en iyi baskı malzemesi kullanan dergi de açık ara masa'dır, diğerlerini çevirmeye kalmadan yırtılıyor hemen. umarım böyle güzel devam eder.
  • kaynak belirtmeden yazarlardan alıntı yapıp, kendilerine kaynak sorulduğunda doğru ve tatmin edici bir cevap vermeyen sözde edebiyat dergisi.

    bu entry'i girmek için iki hafta beklediğimi de belirtmek istiyorum her şeyden önce. dergiye yaptığım yorumun sebebi olan olayı aşağıda anlatıyorum, aşağıya buyrun sevgili edebiyat sever suserlar.

    şu alıntının kaynağını kendilerine sordum instagram hesapları vasıtasıyla. ilk önce yazar hanımefendiye ulaştım, o sırada da dergi hesabına mesaj attım, dergiden cevap aldıktan sonra hanımefendi de dönüş yaptı ve tatilde olduğunu söyledi. ben de zaten dergi hesabından dönüş yapıldığını, teşekkür ettiğimi söyledim kendisine. dergi hesabından aldığım cevapta, bana metinler kitabından olduğu söylendi alıntının; ancak tam sayfa vermelerinin ertesi gün mümkün olacağını söylediler. ben de peki dedim kendilerine bunun üzerine. evdeki kitabıma baktım; ancak göremedim. daha sonra e-kitap halinden de arattırdım bahis alıntıyı; olur ya bendeki kitap 2. basımdı, belki çıkartmışlardır filan diye düşündüm, yani hala iyi niyetliyim. orada da bulamadım. kendilerine durumu söyledim ve tam sayfa bilgisi istediğimi bir hafta sonra onlara ilettim ki onlar bana zaten ilk mesajın ertesi günü ulaşacaklarını söylemişlerdi aslında. bir hafta daha üzerinden geçmesine rağmen ve üstelemelerime rağmen mesajlar "görüldü" şeklinde de etiketlendiği halde instagram'da, bir dönüş olmadı.

    bu alıntı nilgün marmara'nın kitapları dışında bir yerden de olabilir, hala kendileri bir alıntı uydurdular diye düşünmüyorum; ancak bir edebiyat dergisi ortaya çıkartmaya cesaret edip bunu kaynaksız yapmak ne demektir? ben lisans okuduğum boğaziçi üniversitesinde, referansız alıntı yapsam intihalden soruşturma açılırdı hakkımda. umuyorum her nereden aldılarsa bu alıntıyı, en kısa zamanda kamuyu rahatlatacak şekilde paylaşırlar ilgili insanlarla.

    başka suser arkadaşlar da kendilerine ulaştılar ve onlar da elleri boş bekliyorlar hala. bakın, bir şey ile itham etmiyorum dergiyi; ancak bu iş böyle yapılmaz arkadaş. ben değilim bir şey ortaya koymaya cesaret eden, sizsiniz. o zaman düzgün yapacaksınız işinizi. ben sözlüğe entry girerken bile apa referans veriyorum.

    edit: imla
  • arka kapak ,ayraç,sabit fikir ve son olarak karakargada sonra dergisiz kaldım
    bu dergiyi yeni gördüm fakat girdileri gördükten sonra başlamadan ,bitirdiğim dergi