şükela:  tümü | bugün
  • yalan söylemek, bu da yetmezmiş gibi yalanları masal anlatır gibi ardı ardına anlatmak. (bkz: yalanci)
  • yatmadan once kucuk cocuklara kitaptan hikayeler okumak
  • (bkz: kandırmak) (bkz: aldatmak) (bkz: yanıltmak)
  • uyku çağırmaktır. yalnız gelişigüzel okunursa çok fazla anlam ifade etmez.

    her kültüre ait farklı masallar ve mizansenler vardır. bunu çok iyi ayırdetmek gerek. öncelikle masallarda kendi kültür ünitelerimizden bahsedilmelidir. bunun yanında farklı kültürlerden masallar da bu ayrıntı belirtilmek şartıyla okumalıdır.

    vurgulanması gereken en önemli nokta ise bunun bir hayal dünyası olduğudur. çocuk anlattığınız masaldaki olaylarla gerçek hayatta karşılaşmayacağını bilmelidir.

    piyasada çok çeşitli kitaplar bulunmaktadır. ancak hepsi tam anlamıyla masal kitabı değildir. özelikle kitabın resimli olması gerekmektedir. tonajlamaya ve vurguya dikkat edilerek okunduğunda çocukta hedeflenen etki yaratılır. bunu desteklemek adına kitabın resimli olmasında fayda vardır.
  • deyim olarak anlamı; inandırıcı olmayan, oyalayıcı ve avutucu sözler söylemek.
  • kardeşinize, eşinize, çocuğunuza, ya da herhangi sevdiğiniz birine okurken iki tarafında da zevk aldığı aktivite. hele ki okurken dinleyeni arada izlemek, ayrıca haz verir, gülümsetir insanı. bir de dinleyenin uykusunu getirir, hayaller içinde uykuya daldırır.. ki kızarım. masalımı sonuna kadar dinlesin, öyle uyusun. yoo, akıl hastası değilim. neyse.

    dinleyici tarafında pek bulunmadığım için şahsen bu konuda yorum yapamayacak olsam da, nasıl zevk alındığına, şehrazat'ın nasıl canını kurtardığına bakarak şahit olabiliriz. kocası padişah, binbir gece onun tatlı diline, masallarına tav olup da canını bağışlamadı mı? ta ki, önceki karısı yüzünden taşlaşmış kalbini yumuşatana kadar..

    (bkz: 1001 gece masalları)
  • kardeşime bu aralar uyutmak için yaptığım eylem. evdeki masal kitaplarını karalayıp parçaladığı için internetten okuyayım dedim de, demez olaydım. aman allah'ım, ne acıklı imiş bizim masallarımız. hadi ben zaten bir şeftali bin şeftali ile büyümüş insanım, alışığım da... bu çocuk duygusal çok, anlatacak masal bulamıyorum. az önce kibritçi kız'ı okumaya başladım, ya anlatırken benim bile içim ezildi. yarısında ekranı kapatıp mutlu bir devam yazdım kibritçi kıza zira bizim delikanlının gözleri dolmaya başlamıştı bile.
    içim parçalandı gece gece.
  • bana hiç okunmayan, okunduysa da hatırlamadığım huzur kokan dünya.

    kırgın, yorgun, üzgün... hangi duyguda olduğu önemli olmayan, bir şekilde hayatımda olan, gülümsemesini ve mışıl mışıl uykuya dalmasını izlemek istediklerime okuduğumdur.
  • judith malika liberman bir masal ustası, anlatıcısı, terapisti “masal terapi” kitabı var çok severek okumuştum.