şükela:  tümü | bugün
  • adnan binyazar'in , 2000 yılında can yayınları tarafından basılmış, çocukluk ve ilk gençlik anılarını anlattığı kitabı.
  • bu etkileyici çocukluk "masal"ında adnan binyazar'ın kullandığı kimi yerel sözcüklerle anlamları:

    . ülüzgar: rüzgar
    . çağa: çocuk
    . küçe: sokak
    . şıltik: buruşuk
    . kaşantı: sidik
    . nanca?: ne kadar?
    . tavlı: şişman
    . poto: kısa
    . çiğit: çekirdek
    . yeylik: hafif
    . cobulamak: oynaşmak (kurt, böcek için)
    . yiyici yara: kanser
    . yerligen: irinli yara
    . gaga: şeker
    . kele: yahu
    . kürsü: iskemle
    . pisik: kedi
    . bağdunus: maydanoz
    . şir: süt
    . dev: ayran
  • adnan binyazar'ın çocukluk-gençlik dönemini ne sıkıntılı, ne yorucu, çok parçalı yaşamışlığını,en doğrudan anlattığı;kara sayfalı anı-romanı.her insanın sıkıntısı kendisine en büyük zulüm gibi gelir;ama masalını yitiren dev kitabında başkalarınında hayatındaki sıkıntıları üzerine düşündüren;laf olsun, cukka dolsun diye söylediğimiz;'ne yaşamlar var' sözünü zorlayıcı şekilde düşündüren;her neye inanıyorsan sana sunduğu hayat için teşekkür ettiren;büyük problemlere, çocukça çözümler üreterek eğlenen;iki kardeşin dayanıklı,çok çok dayanıklı kitabı.
  • adnan binyazar'ın etkileyici anı romanı. bu harika kitabı bugün bitirdim. duygularımı anlatmak için kelimelerin yetersiz olduğunu belirtmeliyim.

    ağın, diyarbakır, avlu tüm canlılığıyla karşımda şimdi. iki küçük kardeş, anne, baba, dede, dayı, nene, haco bibi, zeko bibi, valentino, möho, leylo, kleopatra, karaoğlan, ahmet ve diğerleri... yanıbaşımda duruyorlar. kızgınlık, merhamet, acıma, sevme ve nice duygular içimden akarak ok gibi saplanıyor bana bakan gözlerine. yazarın usta kaleminden akan sözcükler tüm bu kişileri benim için de var kıldı.

    bizim için gerçeğin çok uzağında görünen pekçok olayı tüm gerçekliğiyle yaşamış adnan binyazar, acısını ruhunda tüm ağırlığıyla hissetmiş. ve ruhundan taşan duygular gerçekten muhteşem bir dille ifadesini bulmuş kitapta.

    "yazılışı tehlike yaratacak bir hayat yaşadım ben. onun için yazmakta hep duraksadım. çünkü yaşadığınız olayları anlatıya dökerken, gözü yaşlı sözcüklerin tuzağına düştünüz mü, televizyonlarda her gün onlarcası görülen yerli filmlerin ya da bayatlamaktan iyice kokuşmuş dizilerin başkişisi oluverirsiniz." diyor binyazar.
    gerçekten de "gözü yaşlı sözcüklerin tuzağına" düşülseydi hiç ağlamazdım. ama bu anlatım tarzı ağlattı beni.

    tebessüm ettiren, hatta güldüren bölümler de yok değil, ama bilin ki o tebessüm eğreti bir çizgi şeklinde asılıp kalacak gözyaşlarınızın ortasında...
  • "çocukluk bir dev masalıdır. masalı bozulmuş çocukluk neyse masalını yitiren dev de odur. birbirlerini yitirdiklerinde çocukluk devin, dev çocukluğun büyüsünü bozar. büyüsü bozulan çocuk ise yaşamı boyunca masalını arayan bir dev gibi savrulup durur."
  • okuduğum en iyi kitaplardan birisi...

    (bkz: adnan binyazar)

    http://kitapbocegim.blogspot.com.tr/…-binyazar.html
  • 1934 doğumlu yazar adnan binyazarın sıkıntılarla geçen çocukluk ve gençlik yıllarını anlattığı kitabıdır. " o zamanlar, kurnazlık ya da yüzsüzlükle, yapılmaması gerekeni yapmak büyük başarı sayılıyor: birini dövmek, sezdirmeden bir şeyler araklamak (çalmak), hızla giden tramvaya binmek, tramvaydan atlamak, maçlara, sinemalara biletsiz girmek... bunları yapabilenler becerikli, kurnaz, akıllı sayılıyor." kitapta geçen bu bölüm toplumda rağbet gören tiplerin ve ahlak anlayışımızın pek de değişmediğini ve sürekli yapılan eski günler övgülerinin ne kadar içi boş,dayanaksız olduğunu bize gösteririr niteliktedir.
  • ender yarım bıraktığım kitaplardan biridir.