şükela:  tümü | bugün
  • 28 ekım 2005 cuma gunu gosterıme gırecek olan arzu film yapımı turk fılmi.. yonetemenı murat aslan, oyuncuları melıh ekener safak sezer cengız kucukayvaz peker acıkalın dost elver sumer tılmac ve memet ali alabora.. zeynep karaca ıse fılmın esas kızı... ayrıca ıkı komedyenımızde fılmın cesıtlı yerlerınde cameo olarak belırecek flmde..
  • arzu film, ferdi eğilmez gibi isimleri duyunca, içimden bir his bu filmin "maskeli beşler x" versiyonlarının da önümüzdeki yıllarda boy göstereceğini söylüyor ama du bakalım nolcak.
  • türk filmleri hakkında kötü konuşmaktan nefret ediyorum ama bazı filmler sanki bunu yapmam için bana yalvarıyor. tamam henüz maskeli beşler çetesi intikam peşinde'yi görmedim; ama bu ne lan şimdi dediğim fragman sonrasında hangi ulvi güç bana bu filmi izletecek? türk sinemasına katkı olsun maksadıyla gideyim diyorum ama böyle bi saçmalığa neden katkıda bulunmam gerekiyor? ucuzcu, halk buna gülüyorcu yaklaşımla nereye kadar? ayrıca halkın bunu istediği fikrine nerden kapıldık? bayağılıkla komediyi karıştırmak mı türk sinema izleyicilerini aptal yerine koymak mı bu?

    ilk maskeli beşlerin yönetmeni yilmaz atadeniz kilink'i bu adamların peşine taksa, beşler et ve gıda sanayii adımızı kötüye çıkarıyor, biz ürünlerimizde eşek kullanmıyoruz diye bu adamları mahkemeye verse dinmeyecek öfkem. (efendim, hakaret mi ettim? valla onlar başlattılar)

    bence beş maskeyle yetinmeyin, yapımda emeği geçen her adam birer maske edinsin ve bu film unutulana kadar da suratından çıkarmasın. bu mudur sizin türk izleyicisine verebildiğiniz? yazık, çok yazık...
  • "bu mudur bizi guldurmek icin cektiginiz film? nah cekerek mi?"

    filmi henuz izlemedim, ama izlemeyi dusunuyorum. belki de bir muddet turk seyircisini aptal yerine koymalarina izin vermek gerekiyordur. cunku yaptiklari calismalar ortada, begenmiyoruz. senelerdir bildigimiz konulari tekrar tekrar ve tekrar tekrar hazirlayip bize sunmalari gercekten bizi aptal yerine koyduklarini gosteriyor. eh simdilik turk sinemasindan da fazlasini beklemiyorum ben.

    biz bu filmleri seyrettikce, 'halkimiz seyrediyor turk filmlerini' diyecekler, tamam belki de begendigimizi zannedecekler. ama bu bir tesvik olacak. film cekmek riskli bir olay olmaktan cikacak belki de, korkmayacaklar "ya seyretmezlerse" diye. daha cok cekecekler, baskalari da film cekmek isteyecek. mesela sinan cetin'den daha yetenekli birileri cikacak ortaya (mutlaka). cekilenlerden daha guzel bir calisma ortaya cikarabilmek icin ugrasacaklar. (rekabet ortami dedikleri bu muydu)

    biz de o vakitten sonra "secmeye" baslayacagiz. sadece guzel olanlara gidecegiz, ve yerden bitmeler yok olacak. ama simdi erken diye dusunuyorum.
  • fragmanlarinda gorundugu kadar kotu olmayan film. en azindan sesli cekilmis olmasi bile birseydir, feci dublaj nedeniyle turk filmi/dizisi seyredemez olduk*.
  • afişindeki kurşun delikleri, "lord of war" filminin afişindeki kurşun deliğinden birebir copy-paste olan film.

    http://www.sachsreport.com/…vie gun arms dealer.jpg
    http://sinema.tr.net/afisler/filmid18996.jpg
  • sadece afişiyle bile beni benden almış, dumurlara sürüklemiş, çocuklara bayram tatili hediyesi olacak olan film. insanın üretmeye, emeğe falan saygısının kalmamasına yolaçan şahaser. (bkz: adamı konuşturuyorlar)
  • hababam sınıfı kadrosundan oluşturulmuş ve binbir şekle sokularak yedirilmeye çalışılan bir ekiple çekilmiş film. komedi değil de artık geyik potansiyele sahip filmler üretiliyor. komik olmayı küfür etmek ve şebeklik yapmaktan ibaret sananların sinema adı altında çektikleri çektirdikleri filmlerin sonu ne zaman gelecek bilinmez. ama hani bunları görmektense film çekilmesin daha iyi. senaryodan yoksun sadece oyuncuları piyasa sürerek çekilen filmler arttıkça artıyor. insanların boşa harcayacak ne kadar çok parası varmış.
  • hababam sınıfını çekerken verilen aralarda çekilip montajlanmış havası veren bir film. tamam bazı yerleri eğlenceli de ne gereği var böyle bir filme aklım almadı. 20şer dakikalık bölümlere ayırıp tv dizisi yapsalarmış...belki reklamlarla falan daha çok para kazandırırdı.
  • turk sınemasına katkı olsun diye bile gidilemeyecek film.turkıyede komedı denınce neden duzeysız belaltı , nah ve kahvehane geyıklerı islenır halen anlamıs degilim.kı bu halk daha duzeylı daha komık komedılere de gulmustur.

    (bkz: avrupa yakası)

    (bkz: arabesk)

    o zaman bu basitlik cızgısını devam ettırme cabaları neden?

    aynı halk bu yapımları da cok tuttuysa neden daha duzeyli eserler ortaya koyup turk sinemasına gercek manada katkı saglamaya calısmak yerıne tamamen ticari amacla oyuncuların populeritelerınden faydalanılıyor? (sorumu cevapladım sanırım)

    ayrıca turkler de ugrasıp bir finding nemo veya efenim matrix tarzı bol efektlı ya da kalıtelı bır anımasyon yapsa katkı saglamak ve destek vermek amacıyla sınemada gıdıp ızlenir ya da dvd sı alınır.fakat turk sıneması , herkesın aklında kalan tek sahnesı kameraya hareket yapan 5 kısımıdır? o zaman destek vermek niyedir?

    ayrıca basrollerını goze batan pek bır basarısı olmayan aktorlerın paylastıgı türk filmcigi

    zaman otesinden gelen edit: maalesef bu ulkede norm sizsiniz ve bu beni cok korkutuyor...