şükela:  tümü | bugün sorunsallar (9)
  • mehmet: bakıyorum 25.000 i duyunca yüzün gülmeye başladı tanya'yı unuttun ebru
    ebru: yok unutmadım şef birlikte dünya turuna çıkacağız o parayla
    danilo: o parayla kastamonu'na gidersiniz anca

    acun'un kanalında acı gerçeklerin konuşulduğu ve en gerçekçi yorumların bir italyanın yaptığı yarışma.
  • eşini aldatarak 20 yaşındaki kızı hamile bırakan, ondan ayrıldıktan sonra başka bir 20lik kızla takılmaya başlayan, programında bir hayvana küfreden acun ılıcalı’nın kovdurduğu uğur yılmaz deniz’e, 18 senelik eşini programdan biriyle aldatan somer sivrioğlu tarafından “umarım dersini almışsındır” sözleriyle veda ediyorlar. inanılmaz ya.
  • chp’li başkan tarafından yönetilen bir ile misafir olduklarında il valisini, akp’li bir ile misafir olduklarında belediye başkanını konuk eden program.. herifler çanakkale’ye geldiklerinde 20 yıllık belediye başkanı yerine 1 aylık valiyi konuk ettiler. bursa çekimlerine bakıyorsun konuk alinur aktaş.. bu kadar mı korkuyorsunuz lan reisten? :) yemek programlarını da izlemiyordur herhalde..
  • berk gitti berker geldi. bakalım o gidince de berkest gelecek mi.
  • sıfır atık için yapılabilecek en iyi tatlı diye övdükleri limon tatlısı sıfır atık falan değildir. mehmet şef limon kabuklarının en az 60 derecede bir gece pişirilmesi gerektiğini söyledi. bir gece boyunca(8 saat diyelim) bir fırının harcadığı elektrik enerjisi doğaya çok daha fazla zarar veriyor. o kabuğu sıfır atık derdine pişirmek yerine çöpe atarsanız doğa için daha faydalı bir iş yapmış olursunuz.
  • karadeniz insanından, her cümlesine bizim ora diye başlayan insanlardan bezdim artık. adanalisi ayri trabzonlusu ayrı dogulusu ayrı ankaralisi ayri yeter lan herkes biz şuraliyiz ha diye övünüp ayrıcalık bekliyor amk yerinde. nasıl yaptın diye soruyor bizim orada böyle yapılır diye başlıyor kadın. ulan piyaz dediğin yer antalya yöresine özgü bir şey. gidin antalya da adım başı şişçidir. sisci ramazan, sisci ibo, vs vs vs.. adamlar yemeğin patentini almış kadın hala bizim orada böyle yapilur diyor. amk başkası orada hamsiye bizim orada böyle dese çift tabanca girerler. aynı şekilde köfte nereden çıkmıştır diye soruyor kadın, mehmet şef diyor ki balkanlar. kadın diyor ki hayır akçaabat. amk yemeğin kökeni rumeli. bir şey de sizin orada daha iyi olmasın lan. bir şeyi de siz bilmeyin. lan bir kerede siz başka bir yere uyum sağlayın adamlar sürekli ortada biz karadenizluyuz haa diye bulunduğu yeri kendilerine yontmaya çalışıyor. istanbul'un yarısı böyle amk. ev tutacağım zaman apartmanda karadenizli var mı diye soruyorum varsa tutmuyorum bu tipler yüzünden.
  • somer şef:

    -bu akşam yaratıcılık oyunumuzdaki ürünümüz göt. arkadaşlar lütfen bizi göte doyurun. götün ana ürün olduğu tabaklar istiyoruz. ahmet kaç yerde kullandın götü?

    -şefim 3 yerde kullandım. önce bi göt püresi elde ettim, sonra götten bi tuile yaptım, en son da götümü sarımsak, sirke ve zencefilli bi sosla lezzetlendirip etimin üstünde gezdirdim.

    -burada bizi vuracak bi lezzet var mı peki sence?

    -şefim var. götümde asit ve şeker dengesini iyi kurduğumu düşünüyorum.

    -peki sence bu seviye için yeterli bi göt mü bu?

    -şefim ben götüme güveniyorum, götüne güvenmeyenin zaten burada işi yok.

    -aferin aslanım.

    mehmet şef:

    -göt istiyoruzzzz, lezzet istiyoruz... yaratıcı olayım derken saçmalamayın. oğlum bu kimin götü?
    -şefim benim götümde sıkıntı çıktı, hamza'dan aldım biraz ama?
    -aması ne oğlum? işlenmiş ürünü başka yarışmacıdan almak nedir? kendi götüne sahip çıkacaksın. burasi mastercheff, baska yere benzemez, gote gelmeyeceksin.
    -anladım şef.

    danilo şef:

    -eeeeevet gençler, iiinanılmaz, mutteşem bir gööööt için size verdiğimiz süüüre 40 dakika. yani tabiki de göt dışında bir protein tabağına koyması gerekmiyor. sebze olabilir. ama dikkat edin ha, gööt cook assas ürün, çabuk yanabilir yani abi. tunahan bu göt çok sert durmuyo mu?
    -ben daha önce hiç göt yapmadım şef. bu kadar oldu bu sefer.
    -bu kadar oldu diye birşeey yok. mücadele edeceksin, götünden gerekirse teeerler akacak tunahan.
    -peki şef.

    edit: mesajlar için tşk :) sizin de yazdığınız gibi ben de onların sesleriyle okuyorum. :)
  • uğur'u sessiz sedasız eleyip göndermek yerine, bu şekilde hedef tahtası haline getirip linç edilmesine ve belki ileride hukuken ceza almasına sebep olacak şekilde çığırtkanlık yapmak resmen kötü niyettir.
    acun işi gücü bırakmış ergenlerle uğraşıyor, komik.
    bu ülkenin gençlerine ne verdiniz ki ne bekliyorsunuz? hayatları boyunca adaletsizlik ve ahlaksızlığa tanıklık etmiş bu gençlerden terbiye beklemek çok büyük ikiyüzlülük. sen önce o kızın yaşındaki metresini terbiye etseydin de insanlar enkazda ölürken partilerde hoplayıp yayınlayarak toplumun nefretini kazanmasaydı, di mi açun bey?
  • hyundai'de yapılan çekim sonrası yapılan sempatik koreliler, ciciş bunlar ya, ne kadar mütevaziler yorumlarını yapan yazarlara bir kaç bilgi de biz verelim.

    en son fabrika müdürü olacak koreli arkadaşın çalışanlara yaptığı baskı ve mobbingler yerel gazetelere kadar düştü de sonrasında gelen tepki üzerine elini ayağını toparladı diye duyduk, zaten kaynak haber altında yazan çalışan yorumları da benzer doğrultuda.

    ayrıca bu koreli arkadaşlar fabrika önünde üstü açık vaziyette stoklanan arabaların üzerine dolu, yağmur, kar yağmasın diye havaya attıkları bulut bombaları yüzünden alikahya semtinin yağış düzeni değişmiştir. adamlar arabalarını koruyacak diye hava koşullarına müdahale ediyor alenen, üstelik basit ve ucuz yollu başka çareler mümkünken. kore'de ya da başka bir ülkede aynı şeyi rahatlıkla yapabileceklerini hiç zannetmiyorum çünkü adamın götünden kan alırlar, burada istihdam sağlıyor diye kimse ses çıkarmıyor maalesef.

    edit: yazım hatası düzeltme ve haber kaynağı ekleme
    bulut bombası
    isyan haberi
  • ben bu yarışmadaki israf ve hijyen kavramlarını bir türlü anlayabilmiş değilim. tamam kurgu murgu da, biz de gerizekalı değiliz.

    daha 1-2 hafta önce "çöplerde bir gram yenilebilir malzeme olmayacağğk, yakarızz" diye yarışmacı azarlıyorlardı. maydanozun yapraklarını kullanıp saplarını çöpe atan, soğanın kabuğundan ayrılmayan en dış katmanını soyan adamlar "yenilebilir malzemeyi çöpe attı" diye dünyanın fırçasını yiyordu.

    bugün şef paşa diyor ki "yere düşen çiğ proteinin gideceği tek yer çöp tenekesi". hadi yıkamasından tatmin olmadın, düdüklü tencerede 150 derecede pişmesinden de tatmin olmadın, dese ki yere değen kısmını kesip at, kalanını kurtar, o da yok. maydanoz sapına kıyamayan herif, kaymak gibi etin çöpe atılması gerektiğini söylüyor. lan bari sosyal sorumluluk gereği "çöp tenekesi" deme de "hayvan barınağı" falan de. en azından çöpe gitmesi gereken yenilebilir malzemelerin sokak hayvanlarına falan verildiğini öğrenelim.

    dün de aynı şekilde. yere düşen patatesi alıp tezgahın kenarına koydular diye dünyanın fırçasını atıp ceza verdiler. takım arkadaşları da "biz mustafa'ya o patatesi kullanma dedik, çöpe at, yeni patates kullan dedik, bizi dinlemedi" diyor. şeflerin yanında diyorlar bunu. şefler de patates sadece yere düştü diye çöpe atılmasını isteyen yarışmacılara hak veriyorlar, patatesi çöpe atmayıp tezgahın kullanılmayan kenarında bekleten ve sonra yıkayan yarışmacıya hijyen cezası veriyorlar. hani ne oldu israf?

    dünkü bayrak yarışı gibi olan yarışmada bütün yarışmacılar o yukarıdaki demir parmaklıkları avuçladıktan sonra gelip ellerini köftenin içine soktu. yarışmacıların alayı yumurtanın sarısıyla beyazını elleriyle ayırıyor, her haltın içine çıplak ellerini sokarak yemek hazırlıyorlar. tamam belki profesyonel mutfakta eldiven kullanılmaz, çıplak elle çalışılır da, envayi çeşit bakteri bulunan ellerini daldırdığın ortamda da yere düştükten sonra yıkanan, ardından da yüksek sıcaklıkta pişirilen gıdalara da boka düşmüş muamelesi yapılması bana çok saçma geliyor. bilmiyorum profesyonel mutfaklarda durum nasıldır. stüdyonun her yerine elle, demirleri avuçla, paspasa süpürgeye elle, sonra gel o ellerle yemek yap, ağzına soktuğun kaşığı boş suyla çalkalayıp geri yemeğe daldır. hiçbiri sıkıntı değil, ama yere düşen patatesi tezgahın kullanılmayan kenarına ayırıp sonra da yıkayıp kullanan adama, eti yerden alıp bir güzel yıkayıp sonra da yüksek sıcaklıkta pişiren adama hijyen diye ceza ver.

    olum o danaların kesildiği mezbahalardan haberiniz mi yok? adam steril ameliyathanede boğazlamadı o danayı. kimbilir nasıl bir ortamdan geldi o et. azıcık yere değdi diye ne olacak lan? patates dediğin toprağın altında çamurun içinde yetişiyor. parkenin üstüne düşse ne olacak? yıkarsın geçer. niye çöpe atılması lazım?

    he bir de aklıma geldi. yere dökülen patates kabuklarını almak için şef dedi ki "paspas al gel temizle şunları". ben zannettim ki süpürge faraş falan getirecek. ama gitti mop alıp geldi. allahaşkına o nasıl mop'muş öyle, yerdeki patates kabuğunu alıyor? adam bildiğin kabukları mop'la tezgahın altına iteledi, bunun da adı temizlik oldu. kağıt havluyla yerden toplasa, ona da geçen hafta ceza vermişlerdi.

    ayrıca benim maydanoz sapından, soğanın kabuğundan çok o tabaklarda kalan yemekler içimi acıtıyor. hadi servis tabağında hazırlanıp tabağa porsiyonlanan yemekleri çekimden sonra çekim ekibi de yiyordur. peki porsiyon halinde şeflere tattırılan onca yemek? her tabaktan birer çatal alınıp bırakılıyor, hatta bazı tabaklara 2-3 sefer çatal kaşık daldırılıyor. ne oluyor o tabakta kalan değerli gıdalar? çekim ekibi sizin tabakta kalan artıklarınızı mı yiyor? ya da geçen sezon dile getirildiği gibi (bu sene hiç öyle bir şeyden bahsedilmedi) artıklar hayvan barınaklarına mı gönderiliyor? hadi etler, tavuklar, balıklar, pilavlar falan hayvanlara gidiyor, o acılı, ekşili salataları, çikolatalı brownie'leri, tiramisu'ları falan da mı hayvanlara yedireceksiniz? ne oluyor o mis gibi yemekler? al sana israf işte. "ne kadar duyarlıyız" ayağına maydanoz sapını gözümüze sok, sonra onca artan yemeğe ne olduğundan hiç bahsetme.

    manyak mısınız lan siz?

hesabın var mı? giriş yap