şükela:  tümü | bugün sorunsallar (9)
20506 entry daha
  • yahu serhat programın başından beri barbaros'la beraber muppet showdaki o 2 huysuz ihtiyar gibi milletin dedikosunu yapıp, ona buna yorum yapmıyor mu? tek fark barbaros'un yılışıklığı, bıraksan "yaşasın kötülük nhhahaha" diye kahkaha atacak karikatürizeliği, tabak düşürme tiyatrosuyla rezil olmasına rağmen zerre utanma bilmeyen arsızlığı vs yok adamda. çünkü daha zeki, daha kaliteli ve oturaklı bir insan. ama o da bir güzel strateji de yapıyor kulis de yapıyor alttan alta milleti oyuyor ve manipüle ediyor. yarışmanın başındaki duygu-ayyüce dayanışmasını paramparça eden o mesela. o yüzden serhat sanki çok masum, hiç bu işlerde tarağı olmayan bir adamdı da son haftalarda biraz bozdu ve dedikoduya başladı ayağına yatmayalım lütfen. yarışmanın ilk anından beri strateji yapıp, ortamı koklayıp gerekli yerde müdahale edip diğerlerinin kendisine de zararı olabilecek bir dayanışma içine girmesinin önüne geçiyor adam. ama zeki olduğu için bunu çok usturuplu yapıyor, eline yüzüne gözüne bulaştırmıyor.
  • çok başarılı olmamasına rağmen desteklediğim yarışmacının bu hafta elendiğini öğrendiğim yarışma programı. artık izlememe gerek kalmadı. neyse günde 4 saat bir programı izlemekten kurtulurum en azından. *
  • esra'yı ve tavırlarını kime benzettiğimi buldum, (bkz: feriştah yenge)
    bir demet tiyatro.
    "kuzum" da ordan geliyor demek ki.
  • walison'ın yedeklerden gelmesi için teklif gittiğini mi sanıyorsunuz acaba.

    walison yedeklerden gelmeyi ilk başvuru yaptığı anda peşinen kabul etmişti zaten. yedek gelmesi için teklif değil, olsa olsa emir gitmiştir. sıkıysa gelme.

    imzaladığınız sözleşmeleri mutlaka okuyun. bir de salak kız arkadaşınızın "xxx yapalım mı güzel bi anı olur" (bu örnekte masterchef'e katılmak) ile başlayan işgüzarlıklarına da engel olun.

    yoksa böyle walison gibi işkence çekersiniz.
  • dedikodu tanımını sorgulattınız lan bana. biri hakkında yorum yapmak dedikodu değildir arkadaşlar. eğer öyle olsaydı sözlükçe hepimiz dedikodu yapıyor olurduk. dedikodu dediğimiz şeyin kötü bir etki bırakmasının sebebi, biri hakkında konuşurken uydurma, abartı terimler kullanmak; onun duymak istemeyeceği ya da onun karşısındayken söylemeye cesaret edemeyeceğimiz şeyleri başkasıyla paylaşmak, aşağılamak, iftira atmak, yüzüne gülüp arkasından "şöyle böyle" demekten kaynaklanır.

    örneğin esra "ben burada kaos çıkaracak en son insanım" dediğinde barbaros'un "bunu bile kabullenmiyor" demesi dedikodu değildir. yorumdur, tepkidir.

    dedikodu dediğiniz berker'in sağa sola walison yarışmak istemiyormuş demesidir mesela. hatta bu sadece dedikodu değil aynı zamanda iftiradır da.

    size kalsa herkes dilini götüne soksun, sadece yarışsın, öyle mal gibi yemek yapıp gitsinler. e kardeşim insanın olduğu her yerde kaos vardır. hele bu formatta bir yarışmada insanların birbirleriyle tartışmaları kadar normal bir şey yok.

    biri sesini çıkarmasa sinsi, fikrini söylese manipülatör, sinirlense çirkef, geyik yapsa yavşak, ağlasa oscar adayı, gülse yılışık oluyor mına koyim.

    herkeste bir problem bulmak zorunda mısınız lan? çok bariz karakteristik sorunları olan insanlar yarışmada var. ama gidip adam tanya'ya bile kulisçi diyebiliyor. kadının ensesine bir tane şaplatsan korkup yarışmayı terk eder. ayyüce'ye bir kere sesini yükseltsen oturup ağlar. bu tipler maalesef her yerde var. "en aykırıyı ben söylemeliyim, ilgi çekmeliyim, popüler olmalıyım, farklı olmalıyım amına koyum!!!" diye diye gezerler ortalıkta. her şeyden mi şikayetçi olur bir insan amk. bir siki de beğenin.
  • formatı hareketlendirmek ve farklı bir heyecan gelmesi için birkaç önerim var:

    1) kaptanlar yarışındaki 5 dakikalık süre avantajı ödülü sabit olmasın. farklı ödüller olsun mesela kazanan karşı takımdan birini alsın ve takımında istemediğini karşıya göndersin.

    2) dokunulmazlık ödülünde iyi tabak yoksa kimse dokunulmaz seçilmesin.

    3) takım seçimi yapıldıktan sonra jüriler kaptanları değiştirsin.

    4) bazı zamanlarda mavi takım kaptanı olan kişi kırmız takım kaptanını seçtikten sonra bir de istediği birini o takıma seçsin.

    ne bileyim yani böyle şok hareketler olsun, jüriler garip kurallar getirsin oyun oynanırken falan filan :)
  • fanatik bir izleyicisi değilim ama denk geldikçe göz gezdiriyorum. tesadüfen televizyonda geçtiğimiz haftanın bölümlerini ve bu akşamın fragmanına denk geldim. bu berker denen uyuz tip, salaş balıkçı menüsünde en kötü tabağı çıkarmış ama bunu potaya göndermiyorlar. geçen hafta da aynısı olmuştu. torpilli falan mı bu lavuk?

    ikincisi ise emir diye televizyonda gördüğüm en itici karakter bu akşamın fragmanında eray’a “bi daha senle aynı takımda olmam, sona kalınca ağlıyorsun” tarzı cümleler kurmuş. eray bu hafta kırmızı takımın en iyisi ve gizli kaptanı gibiydi. sen kimsin ki aynı takımda olmuyorsun. o adamı sona bırakma amacınız hepinizin korkudan altına ıslatması değil mi?

    zaten ilk bölümden beri gözüm tutmuyor bu laleyi. survivor’daki cemalcan gibi. ergen kızların ve fenomen yutuburların desteklediği tip. ama burda sizin sms’leriniz geçerli değil işte. eray gibilerin çıkarttığı tabaklar geçerli. gitsin instagramda kızlara yürüsün abi. reddedince çirkinleşsin. burası onun çiftliği değil.
  • yarışmacılar meslek olarak aşçılık seçmeselerdi, hangi meslek tip ve karakterlerine uyardı isimli çalışmam;

    alfabetik liste

    ayyüce - mimar
    barbaros - animatör
    berker - youtuber (arkadaşlar merhaba kanalıma hoşgeldiniz)
    celal - garson
    duygu - güzellik salonu işletmecisi
    ebru - üniversitede asistan
    emir - barmen
    eray - kasap
    esra - öğrenci işleri (ne var oğlum ne istiyorsun yine!)
    furkan - dolmuş şoförü (var mı abicim ücretini vermeyen!)
    özgül - hemşire
    sefa - oyuncu
    serhat - inşaat mühendisi statikçi
    tanya - yogacı (şimdi deriiin bi nefes alıyoruuug)
    uğur - tatlıcı (asdfgss)
  • abi götünüzle mi izliyorsunuz ya

    berker durup kafasından uydurdu walison gitmek istiyo diye dedikodu yaydı gibi yorum yapıyorsunuz. adam dokunulmazlık kazanacağını anladığı sıralarda emir geldi adama “walison ben gitmek istiyorum yapamıyorum dedi” dedi ve ondan sonra o da gidip wallisona sordu. anlaşamayınca da emirden yardım istedi anlaşamadık diye ve o sırada da şefler çağırdı.

    burda hatalı bi kişi varsa emirdir. bilerek mi yaptı onu bilemem ama böyle böyle dedi diyip kenara çekilip ortalığın karışmasını izledi ve bir sürü kişiyi zan altında bıraktı. mevzular konuşurken çıkıp bir açıklama yapması gerekirdi.

    orda berker dedikodu ve kulis yaparak birini elemek istese o kişi wallison mu olur salak salak konuşmayın allah aşkına.

    ha bence bu durum ayyüceyle ebrunun işine geldi bu arada. ondan aaa tamam onu yazalım mevzusunu dallandırıp budaklandırdılar. yoksa zaten ikisi net pota adayıydı.

    düzeltme: emir eraya söyledi berkere değil diyen arkadaşlar oldu. yine de bir yanlış anlaşılmaya sebep olduğunu mevzunun ordan çıktığını anlamayacak bir adam değil emir. çıkıp böyle böyle diye açıklaması gerekirdi.
  • turkce cok az bilen biri neden boyle bir yarismaya katilir, hadi diyelim katildi elendi neden yedeklerden cagirilir? adam resmen aci cekiyor, bari ona tercuman falan verilsin yazik gunah.
10500 entry daha