şükela:  tümü | bugün
  • çağatay ulusoy'u beğenmediğimden değil ama hem tip olarak hem de oyunculuk olarak altından kalkamayacağını düşünüyorum. umarım berbat etmezler.
  • hayalimdeki kemal'in cansel elçin olduğu şahane kitap. mert fırat da olabilirdi. kitabın başlarında kemal 30'larında genç bir erkek ama eserin kapsadığı dönem çok uzun bir dönem. çağatay'ın 40'larında bir adamı oynayabileceğini düşünmüyorum, imajı duruşu da geçtim o hissiyatı verebilecek kadar iyi bir oyuncu değil sadece yakışıklı bir çocuk o kadar.

    onun dışında hem dönem dizisi, hem de o zamanın istanbul sosyetesi anlatılacak. şu konsepti görmek için intiharını erteleyebilecek tanıdıklarım var. çağatay kararını eleştirsem de bu dizinin çok iyi ve çok başarılı olmasını istiyorum çünkü orhan pamuk en sevdiğim yazarlardan biri. kitaba da o kadar bayılmıştım ki 3 sene önce yazdığım bu entryi okuyunca yine hatırladım ve duygusal bir topa döndüm.
  • kara kitap varken mm ne ya. tamam güzel kitap da, kara kitabın tırnağı olamaz :) izleriz tabii ki
  • orhan pamuk dizisi için anket yapsalar kafamda bir tuhaflık'ı oylardım.

    istanbul'un yetmişli yıllardan günümüze nasıl geldiğini, nasıl bir değişime uğradığını, istanbul'un ara sokaklarını ve gecekondu mahallerini, ülkücü ikiyüzlülüğü ile radikal solcu ikiyüzlülüğünü anlatan, yoğurtçuluk ve bozacılık yapan garip mevlüt' ün hikayesini.
  • masumiyet müzesinde kemal rolüne mert fırat ya da engin öztürk güzel giderdi füsun rolüne de elçin sangu hem güzel hem de masumu oynayacak biri.
  • beni de en çok etkileyen, içine alan, hayatımda yer etmiş kitaplardandır. eski istanbul'la yoğrulmuş duygusallık barındıran bir kitap. sonrasında eşya müzesini de ziyaret etmiştim, o yüzden etkisi daha fazla olmuştur.

    kitap mı benim kahramanım ben mi kitabın kahramanıyım bilmiyorum.
  • kitabı harika fakat bunun dizisi nasıl olur bilemedim. akıp giden bir olay örgüsünden ziyade duyguların, hislerin sayfa sayfa işlendiği bir roman. bilen bilir tipik orhan pamuk kalemi. beklentim çok düşük ama yine de merakla beklemeye başladım.
    birde kemal basmacı rolüne çağatay ulusoy’un kesinlikle olamayacağını düşünüyorum. füsun rolü içinde elçin sangu tam bir facia olur. gerçekten nitelikli bir iş ortaya çıkarmak istiyorsanız bu konuda orhan pamuk’tan bir tavsiye alın.
  • orhan pamuk nasıl kabul etmiş kitabın dizi yapılmasını hayret ettim. film neyse de dizi olması özellikle şaşırttı beni.
    kesinlikle kitabın yarattığı etkiyi yaratacağını da düşünmüyorum.
    ama ben okurken kitap film olsa füsunu leyla lydıa tuğutlu oynayabilir diye düşünmüştüm . kemal içinse çağatay hiç aklıma gelmemişti.
  • cagatay ulusoy'un kemal icin neden kondurulamadigini anlamadim?

    cagatay iyi bir oyuncu degil, mimik yok jest yok. duruyor. e iyi de, kemal de duruyor. heyecanli, yuksek bir tip degil ki. adam dusunuyor, okuduk iste yuzlerce sayfa. bence o evde tv karsisinda iyi oturur cagatay.

    tanim: iki defa "zaten kedi sevmiyordu" vurgusunu yapan anne barindiran kitaptir.
  • geçtiğimiz şubat ayında okuduğum kitap. yoğun olduğum bir dönemde okuduğum için yaklaşık 2 haftayı bulmuştu bitirmem ve o süre içinde kitabı elimde gören herkes "çok rahatsız edici, çok saplantılı bir aşk hikayesi bu insan okurken çok sinirleniyor, çok rahatsız oluyor" demişti. "bir aşk ne kadar rahatsız edici olabilir ki, her aşkta biraz saplantı vardır zaten" diye düşünmüştüm ama öyle değilmiş. okurken ben de yer yer rahatsız olmuştum. birinin beni kemal gibi sevmesini istemezdim sanırım. yine de orhan pamuk'la tanışma eserim olan masumiyet müzesini beğenmiştim. covid patlak vermese en yakın zamanda elimde kitapla müzeyi gezmeye de gidecektim hatta. ben okurken ne füsun'u ne de kemal'i bir ünlüye veya tanıdık biriyle imgelememiştim, tamamen aklımda yeni vücutlar,yeni yüzler canlanmıştı .şimdi dizi olacağı haberi de beni heyecanlandırdı.
    bir de yapılan bir söyleşi sırasında "kemal siz misiniz?" sorusuna orhan pamuk "benim de diyemem ben değilim de diyemem" tarzı bir cevap veriyor. yani kemal'in gerçekte yaşayıp yaşamadığı hala gizemini koruyor.

    kitaptan güzel bir alıntıyla bitirmek istiyorum,

    "ona aşık olabilir miydim? derin bir mutluluk hissediyor ve endişeleniyordum. bu mutluluğu ciddiye almanın tehlikeleriyle hafife almanın bayağılığı arasında ruhumun sıkışabileceğini, kafamın karışıklığından çıkarabiliyordum."