şükela:  tümü | bugün
  • selahattin yusuf’un profil kitaptan çıkmış yeni kitabı.
  • bazı eserler zor anlaşılır, çünkü üstüste konulmuş yorganlar gibidir. her birini açtıkça renklerle karşılaşırsın. altındakini de görmek istersin. her kat yorar seni. yoruldukça devam edersin.
    bu eser böyle değil. anlaşılmamak için kasmış kendini yazar. kaç kere niyet ettim okumaya, her seferinde bubalttı beni. neden? çünkü hangi paragraf hangi zamanı anlatıyor belirtilmemiş. bu durum ilerde bizi bir şaşkınlığa sürüklese neyse, aksine sadece basit olayları karmaşık anlatıyor.
    ali uyanıp kahvaltısını edip okula gidiyor diyelim. onu önce okuldaki bir arkadaşını ararken, sonra zeytini neden yemesi gerektiğini düşünürken, sonra da uyanmak için kendini zorlarken ve nihayet tenefüs zili çaldığında görüyoruz. abi vereydin sırayla? ali’yi karman çorman göstermenin entelektüel bi altyapısı olduğunu düşünüp hayran mı olacağım kitaba? ha, zaman akışını öyle bir verirsin ki, ben sonunda zamanın o şekilde akmasından bir şeyler çıkarırım, ya da bir anlamı olur, en azından okuyucuda bir tat bırakır, tamam. ama yok. sadece “hö?” denmesi amaçlanmış gibi görünüyor. elbette amaç o değildir. ama öyle görünüyor. yok, sevmedim. üzgünüm.
    gerçekten üzgünüm bu arada. çünkü okumadan önce seveceğimi düşünmüştüm. inanmıştım sözlük, anlıyor musun..