şükela:  tümü | bugün sorunsallar (2)
7109 entry daha
  • upuzun bir giri olmaması niyetiyle kendimce dizi hakkında değerlendirmelerde bulunacağım artılarıyla ve eksileriyle.

    daha önce de yazdım(#120288664) şimdi başka şeyler eklemek istiyorum.

    dizide tamamen kaos havası hakim. dizide sözde güzel şeyler olurken bile bir gerilim oluyor. o an olan güzel bir şeyin bile mutlaka kötü bir olayla sonuçlanacağını hissediyorsunuz.

    dizide özellikle han karakterine sürekli hero to zero durumları yapılıyor. tam kahraman gibi gösterilecekken bir anda yerin dibine sokulmaya çalışılıyor.

    safiye evlat olsa sevilmez. hiçbir şeyi hak etmiyor. hadi gülben saf, temiz kalpli ama naci ve esat'ın bu iki kadında ne bulduğunu anlayamıyorum. hayata uyarlayacak olursak bu iki insanı böyle iki karakterin sevmesi için kendilerinin de gizli ve ciddi derecede tehlikeli takıntıları vardır.

    inci'ye bir türlü ısınamadım. adam içine düşüyor, barış mıdır nedir hala haberi yok gibi davranıyor.

    dizide bir çok çift karakter var yani çoğu karakterden 2 tane var mesela esra ile gamze aslında aynı kişilerdi sonradan bozdular. esra bir anda sevecen oldu, gamze ise sinsileşti. izlerken düşünmüştüm de şu an aklımda yok bir çok karakter 2 tane.

    senarist çok sığ düşünüyor. izleyicinin hiçbir şeyi anlamadığını sanıyor sanırım. hemen hemen bütün dizilerin kaderidir, kitaplarda da bu olay tekrar eder ama sanki her karakter tek bir kişi. yani kimse şaşırtmıyor bir senaristin dünyasında. örneğin, gülben gibi savunmasız birine bir deli musallat olmuş, sözde onu çocuğu gibi sevmesi gereken esat, aman yeaa bişey olmaz, yatağımda olsun yeter tavırlarında. hiç detaylara girmiyorlar, anlamış gibi yapıp geçiştiriyorlar. karakter derinliği yok, bir bölümü nerdeyse 3 saat süren bir dizide çoğu olay hatta her olay üzeri açık bırakılıyor.

    o yüzden diyorum sözde huzur verecek bir sahne bile stres yaşatıyor. söz gelimi safiye bir an duygulanıp masum şekilde ağlarken 5 dakika sonra tekrar canavara dönüşeceğini biliyorsunuz. kimi karakterlere (bkz: naci) peygamber sabrı verilmiş diğerleri ise sürekli aynı değişmiyor.

    ben bu pandemi döneminde bu tür dizilerin insanların psikolojisini bozma amaçlı yapıldığını düşünüyorum. nişanlımın beraber izleyelim önerisi üzerine çok uzun yıllar sonra bir türk dizisi izledim, dizide bir çok şey çok güzel. çekimler, sahneler hepsi tamam, oyunculuklar da iyi ama senaryo cidden kanser geçirtiyor insana. bilerek insanları boğmaya çalıştıklarını düşünüyorum. şu 4-5 bölüm önce henüz naci olduğu anlaşılmayan depoya kapatılma olayında nişanlım çok korkmuştu. onun psikolojisine bu dizideki olaylar korku ve moral bozma olarak yansırken bende direk sinir yapıyor. bendeki etkisi bu. hayır çoğu şeyi güzel dizinin ama ben senaristin ısrarla, inat ve büyük bir istikrarla insanların şu dar günlerde psikolojisini bozmayı amaçladığını düşünüyorum. neye ve kime hizmet ediyor bilmiyorum.
  • 33. bölüm fragmanından anladığımız kadarıyla senaristler diziyi öldürüp helvasını dağıtmış.

    haftalardır dizi bomboş geçiyor. iki saat izleyip ne izledim lan ben diyosun sonunda. haftalarca bi kazan dairesi mevzuu gidiyor, sündüre sündüre uzattılar.

    dizinin en heyecanlı kısmı son sahnesi ama sonraki bölümün başında yine bir şey olmuyor. iki bölüm geçişinde bir şey olmayınca bölüm içinde de bir şey olmuyor. son sahne yine heyecanlı ama yarım sahne öbür bölüm gösterilince aynı kısır döngü devam.

    geçen bölümü seyrettiğimde artık şu kapı açılıp safiye naci'yi görmeli dedim. ama fragmandan anlaşılan böyle bir şey olmamış. ulan o zaman o son sahneyi niye yazdınız. uzatmanın da bi ahlakı ve mantığı olmalı.

    şu diziye ilk başladığımda "vay be ne biçim dizi yapmışlar, an itibariyle ülkede izlenebilecek tek dizi" filan demiştim. yanılmışım. bence artık sen de herkes gibisin.
850 entry daha