şükela:  tümü | bugün
  • yas, derin aci, uzuntu
  • (bkz: metem)
  • giyim kusam olarak siyah renk ile ozdeslendirilen ruhsal durum.
  • bir kamera bir tripodla çekilmiş kısa film.

    özet;

    selçuk genç yaşına rağmen erken evlenmiş ve erken boşanmış bir gençtir. bir sebepten dolayı doğumundan beri yaşadığı şehri terk edip, herkesle iletişimini koparmıştır. o günden beri eski şehrine dönmek değil uğramak bile, korkulu rüyası haline gelmiştir. yeni şehri izmir’de, yeni bir evlilik yapmış, düzenini oturtma çabasındadır. her şeyin geçtiğini sandığı bir dönemde, karısının hamile olduğunu öğrenir. sevinci tutsaktır, çünkü bu haberle birlikte geçmiş yeniden şimdiki zamana yerleşir. ani bir kararla eski şehrine döner. soluğu eski eşinin kapısında alır. kapının açılmasıyla birlikte geçmişteki travmatik olaylardan biri, bir daha yüzüne çarpar: çünkü, kapıyı, eskiden sıkı bir dostu olan mehmet açmıştır. karısı olarak selin de yanındadır. ancak içindeki huzursuzluğun sebebi bu değildir. ertesi sabah hayatındaki en büyük korku, en büyük utanç, en büyük pişmanlık ve en büyük acıyla yüzleşmek üzere yola çıkar. bugüne dek görmezden gelmeye çalıştığı gerçek, bu olayla birlikte sert bir şekilde ona kapısını açar.

    izlemek için;

    http://www.youtube.com/watch?v=z5nzttejlnw
    http://www.youtube.com/watch?v=zijo9au1c8u

    ya da

    http://www.facebook.com/…o.php?v=72104163987&ref=mf

    sonuna kadar izlemenizi tavsiye ederim.
  • "matem en çok hazzın sonrasındaki suçluluk duygusunda hissedilir." türker armaner - eşik
  • bunun havası var, biliyor musunuz? hem de boğuk, basık. boğazından aşağıya zift kıvamında bir ateşin indiğini düşün. öyle acısı var.
    bunun kokusu var. ben biliyorum. rutubet kokuyor. ciğerime çektim.
    keşke...
  • matemim yok...

    daha az acıtıyor canımı yokluğu, varlığından...

    istedim bitti...

    istemedi gitti...

    bu hikayeyi destansı ifadelerle anlatamayacak kadar yorgunum....

    o bin nasihate bedel müsibetle aldık aşkımızın ölçüsünü

    bize her yol yanlızlık artık...
  • şımarık bir cocugu egitmek gibidir..

    ne kadar aglasan ne kadar bagirsan olecek gibi de olsan giden geri gelmez.. her aglama krizinin sonunda o suskunlastigin anda bunu dusunursun..o gelmeyecek.. bitti.. bir daha eskisi kadar mutlu olamayacaksin belki.. ama tanri acımayacak.. merhamet edilmeyecek. sen bu durumu kabullenecek ve yasantina geri doneceksin. hicbir seyin onemi yok.. üzüntünün derinliginin, acının agirliginin, gozyaslarinin fazlaliginin, sevginin boyutunun... hicbir seyin anlami yok.

    bu dunya hic sevilesi degil..