şükela:  tümü | bugün
  • ante scriptum

    grande leo.

    tıpkı birinci basileios, trabzonlu basilios bessarion, anna komnena ve adaşı vi. leon gibi, yüce bizans imparatorluğu'nda yetişen versatil birçok insandan biri. tıpkı mustafa kemal atatürk gibi, büyük bir tesalyalı.

    matematikçi, mantıkçı, filozof, başpiskopos*, rektör (modern rektörden farklı olarak, biraz connossieur, biraz başöğretmen)*; neticede bir polimat.

    viii. yüzyılın sonuna doğru doğup yaklaşık 80 yıl yaşayan leo, bizans imparatorluğu'nun taşıdığı ve daha sonra italya cumhuriyetlerine teslim edeceği rönesans bayrağını, makedon rönesansı'na ortam hazırlayarak, imparatorluk bünyesinde dalgalandırmıştı (rönesans kavramı, bu tarihlerden çok sonra, orta çağ sonlarına doğru gerçekleşen italyan rönesansı ile kullanılmaya başlandığından, buradaki kullanımı biraz anakroniktir ya da her şey bir harfi büyük yazmak kadar basittir).

    konstantinopolis doğumlu leon'un, özellikle vi. yüzyıl'dan sonra, emevîler'in ermeni topraklarını işgalinden sonra bizans'ta artmaya başlayan ermeni nüfusuna mensup olduğu, birden fazla kaynak tarafından, bir iddia olarak dillendirilmekte (muhtemelen nüfusun azlığı konusunda sıkıntı yaşayan bizans, emevi baskısından kaçan hristiyan ermeniler'i güler yüzle karşıladı). ne ilginçtir ki, leon da, oldukça sivrildiği iki alandan biri olan matematiği, bir manastırda, yaşlı bir keşişten öğrenmişti (manastır bizansı, leon ve ona matematik öğreten, kayıp keşiş gibi sayısız figür içerir).

    leon'un yönettiği magnaura sarayı, bugün "the imperial university of constantinople" olarak biliniyor (evet, bugün istanbul fatih'te, alt katında restoran benzeri bir işletmenin bulunduğu şu küçük, saray kalıntısı, bir zamanlar leon'un yönettiği ve bugün çoğu kayıp olan eserlerini ürettiği yerdi). leon burada ayrıca, kuvvetle muhtemel ilk optik telegrafı tasarladı (bunun dışında kendisinin, havalanan ve kendi kedine hareket edebilen nesneler gibi, tuhaf buluşları da var ve bu, onu bana leonardo da vinci'nin doğu yakası olarak hissettiriyor). seküler kafa yapısı dolayısıyla, ikonoklazm ile (ayrıca pagan olmakla) suçlansa bile, kendisi aynı zamanda etkili bir vaiz ve ilahiyatçıydı. hukuk, felsefe, gemoteri, aritmetik, tıp, matematik ve müzik gibi alanlarda eğitim veren leon'un konstantinopolis'i, bu anlamda, eklektik; bünyesinde topladığı yerli-yabancı birçok öğrenciyle, kozmopolit bir üniversite şehri yapmıştı.

    bunlar dışında leon'un çalışmalarının çoğu kayıp. osmanlı imparatorluğu bünyesinde, neresi olduğunu tam olarak hatırlamadığım bir yerde, mühimmat deposu olarak kullanılan bir tarihî yapıda, kendisinin birkaç eserinin yanı sıra, antik çağlardan kalma bazı elyazmalarının bulunduğu; daha sonra bu yapının havaya uçtuğu rivayeti ortalıkta dolaşıyordu. daha sonra "archimedes palimpsest" olarak ünlenecek (ve bugün amerikalı, ismi açıklanmayan bir teknokratın elinde bulunduğu söylenen) eserin de yolu, iskender pala romanlarına konu olacak şekilde, konstantinopolis'e, hatta belki bizans imparatorluk üniversitesi kitaplıklarına düşmüştü.

    post scriptum: şöyle de bir eser var.