şükela:  tümü | bugün
  • matrix serisini en son izlediğim tarihin üzerinden yaklaşık 12-13 yıl geçmiştir. ancak aynı zamanda aklımda en çok yer edinen serilerden birisidir. tabi görsel efektler ve aksiyon sahnelerinin filmin aklımda böyle yer edinmesinde rolu yok mu , tabi ki yok, zira böyle şeyler eskiden beri ilgimi çekmezdi. neyse uzatmayayım, filmi izledikten sonra ve nispeten sığ seviyelerde gerçekleşen, filmin felsefi ve sosyolojik arka planını çıkarmaya yönelik sohbetlerimizide konu hep yapay zeka, teknoloji, küresel ısınma gibi konulara geliyor ve herkesin hemfikir olmasıyla kritikler son buluyordu. ancak bu sabah uyuklayarak işe giderken, zihnim bir şekilde on küsür yıl önce izlediğim filmin kritiğini yapmaya başladı(bkz: hipnagojik).ardından daha önce hiç düşünmediğim bir açıdan baktığımda, matrix serisinin içerisinde bulunan bir çok felsefi göndermelere ve benim öne süreceğim mesajlarla alakasız olan karakter ve olaylarına karşın, ayrıca bir başka mesajının da olabileceği fikrine kapıldım.

    filmde kahin, mimar, neo, morpheus, zion ve bir çok karakter ve olguda elbette bir çok gönderme var ancak , makineler ve insanlardan oluşan dünya ile bu dünyanın işleyişinin şu anda insanlar ile ticari amaçla yetiştirilen hayvanlar arasında yaşanan ilişkiden bir farkı yok. yetiştirilen , asla gerçek dünyayla tanışmayan, tüketilen, kullanılan insanlar ve bu saydıklarımın aynısını şu anda dünyamızda, dibimizde yaşamakta olan hayvanlar. filmde tarlalar tabirinden ziyade entegre tesisler ismi kullanılsa daha isabetli olurdu. bu tüketimin tüketici tarafında yer alan makineler ile reel hayatta bizim herhangi bir farkımız yok. filmde hatırlanacağı gibi makineler sadece teknolojik anlamda değil bilişsel anlamda da insandan üstün yaratıklardı ki böyle olmasalar zaten o avantajlı konumda da olamazlardı, aynen şu an insanın var olan üstünlüğü gibi.

    peki bu populer olmayan konuda bu kadar girizgaha rağmen kısacık ve çok da iyi temellendiremediğim fikirlerimi neden paylaştım? bilmiyorum, vegan falan değilim, hayvansal gıda tüketmeyi seviyorum, hayvan hakları savunucusu olmak isterim ama bu konuda bilinç düzeyim henüz "ben hayvan hakları savunucusuyum" diyebileceğim bir seviyede değil. ha böyle şeylerle de aşırı derecede takık birisiyim diyemem. sadece filmi izlediğim zamanlarda, insanlara ne kadar haksızlık yapıldığını düşünerek ve öfkeyle izlediğimi hatırlıyorum, ve bunun benzerini hali hazırda yaşayan türlerin, kendi bilinç seviyelerinde dahi ne kadar stres altında olabileceklerini hatırlatmak istedim.
  • yasadigimiz hayat gercek olmadigina gore vegan olmanin yada olmamaninda bir anlami yok

    kuran da yazdigi gibi biz olunce yasamaya baslayacagiz. insanlarin yaptigi en buyuk hata insanliga ve bu hayata gereginden cok fazla deger ve anlam yuklemeleri

    bir hologram veya simulasyon icinde yasiyoruz. bu alemleri yani boyutlari yaratan yada yaratanlarin bir amaci var ama biz bilmiyoruz. uzaktan seyredip hicbir sey yapmiyorlar. olunce ogrenicez sebebini. fazla kasmayin buldugunuz mala vurun hic degilse hologram icinde biraz zevk aldiginizi zannedersiniz. zannedersiniz dedim cunku zevk denen seyde beyne yollanan bir sinyalden baska bir sey degil

    not: deistim
  • --- spoiler ---

    "tarlalar var neo. sonsuz tarlalar.
    insanların doğmadığı...
    ...yetiştirildiği yerler."

    --- spoiler ---