şükela:  tümü | bugün
  • dilimizde iki kitabı olan bilimadamı, gazeteci ve köşe yazarı; genom: bir türün yirmi üç bölümlük otobiyografisi ve gen çeviktir:doğuştan gelen özellikler mi çevresel etkenler mi? ikisini de boğaziçi üni. yayınevi bastı.
    aynı zamanda international centre for life'ın başkanı.
    şimdilik genom'u okudum, her bölümde ısrarla (büyük harflerle) genlerin işlevi hastalıklara sebep olmak değildir diyor ve genlerimizde saklı "hayatın sırrı"nı arıyor, dna'nın yapısını çözünce "hayatın sırrını çözdük" diyen francis crick'in izinde. (crick üzerine de bir kitabı varmış.)
    ilk olarak bunların popüler bilim kitapları olduğunu akılda tutmak, "abi genetiği yaladım yuttum" dememek lazım okuyunca ama özellikle genetik devrimin uzağında kalmış sosyal bilimcilerin entelektüel dünyalarını genişletecekleri kesin. ikincisi, genetik araştırmaların izlediği yolu, hataları, çılgın deneyleri, başarısızlıkları ve hayatımıza yön veren (ve, daha yolu uzun, verecek olan) buluşları takip etmek, bunları ridley'ın altı farklı edebiyat ödülüne aday gösterilmiş kaleminden okumak inanılmaz keyifli.
    bir de gdo dahil muhalefet etmenin yaygın olduğu pek çok konuda cüretkar fikirleri kafamızı önce karıştırıyor, sonra netleştiriyor.
  • rational optimist'in yazarı. okurken insanı rahatlatan, üstüne şu anda kötüye bile gidiyor olsak bunun daha büyük ölçeklerde ilerlemeye götürebileceğini anlatan kitap. insanlık açısından tabii
  • geçimini bugüne kadar biyolog, edebiyatçı, maden işçisi ve ekonomist olarak sağlamış profesör.

    yoksulluğu "ihtiyaç duyduğunuz hizmetleri satın alacak yeterli ücreti kazanmak için zamanınızı satamadığınız ölçüde yoksulsunuz ve sadece ihtiyaç duyduğunuz hizmetleri değil, aynı zamanda arzuladığınız hizmetleri de satın almayı karşıladığınız ölçüde zenginsiniz" şeklinde tanımlayarak dehasını bir kez daha kanıtlamış.
  • genom'da şöyle güzel bir analoji yapmıştır:

    "genomun bir kitap olduğunu hayal edin.
    kromozom denilen 23 bölümü vardır.
    her bölümde gen denen yüzlerce hikaye bulunur.
    her hikaye ekson denen paragraflardan oluşur ve bunlar, intron denen reklamlarla yer yer kesilir.
    her paragraf kodon denen kelimelerden oluşur.
    her kelime baz denen harflerle yazılmıştır."

    "söz, entropi nehrindeki küçük girdapları yakalayacak ve bunları cnalı kılacak kimyasal düzenlenişi keşfetti"
    yaşamın başlaması üzerine
  • 1993 yılında yazmış olduğu kitabının önsözünde; kendi deyimiyle, "zihinlerini yağmaladığı" onlarca değerli bilim insanına teşekkür ettikten sonra önsözü "son olarak, yazarken ara sıra penceremi tırmalayan kırmızı sincaba teşekkürler. hâlâ daha cinsiyetini bilmiyorum." diyerek bitirip daha da bir sevimlileşen zoolog, bilim insanı ve yazarı.* siyasete hiç girmemiş olmasını dilerdim.

    (bkz: kızıl kraliçe cinsellik ve insan doğasının evrimi)

    *çeviren: erhun yücesoy
  • genom* isimli kitabın yazarı. birçok disiplinle ilgilendiği belli olan oldukça sofistike konuları bile akıcı bir üslupla eleştirel bir biçimde aktaran yazar kişisi.
  • (bkz: how innovation works) kitabının yazarı.

    ridley inovasyonun; insanlar düşündüğünde, denediğindeve spekülasyon yapmakta özgür olduklarında gerçekleştiğini savunur. inovasyon; kuralları ve standartları belirleyerek, araştırma yaparak ve plana göre hareket ederek değil, insanları özgür bırakarak gerçekleşiyor.

    çoğu yenilik, insanların değiş tokuşuna dayanan gizemli ve kademeli bir süreçtir. fikir, plan ve kaynak alışverişinde bulunma yeteneği, inovasyonun altında yatan ilkedir. ve bu, insanların birbirleri için çalışmalarını sağladığımızda olur.

    matt'in belirttiği en önemli nokta, insanların değiş tokuş ve karşılıklı bağımlılık yoluyla uzmanlaşma yoluyla büyük şeyler başardıklarığıydı. insanlar ürettiklerinde daraldı, ancak tükettiklerinde genişledi: "insanlık tarihinin ana teması, ürettiğimiz şeylerde giderek daha fazla uzmanlaşmamız ve tükettiğimiz şeylerde giderek daha fazla çeşitlenmemizdir: güvencesiz kendi kendine yeterlilikten daha güvenli karşılıklı bağımlılığa geçiyoruz."

    birbirimiz için bir şeyler üretmek için kırk saat çalışıyoruz ve karşılığında yetmiş iki saatimizi de başkalarının sağladıklarını tüketerek geçirebiliyoruz. ek olarak, ürettiğimiz şeyler daha özelleşiyor ve daralıyor, ancak boş zaman fırsatlarımız daha geniş ve daha çeşitli hale geliyor.

    inovasyon süreci, her şeyi birleştirmek, birleştirmek, birleştirmek ve bir araya getirmekle ilgilidir. ridley, inovasyonun gerçekte nasıl çalıştığını herkesten önce anlayan bir kişi olarak thomas edison örneğini veriyor: “edison (…) bir ampulün bileşenlerinin çoğunun ilk mucidi olmayabilir (…) yine de her şeyi bir araya getiren, onu elektrik üretme ve dağıtma sistemiyle birleştiren ilk kişiydi.”

    inovasyonun en yaygın uygulaması yaparak öğrenmedir. yenilikçilerin hiçbiri ne olacağı konusunda net değildi. sadece birleşiyor ve çabalıyorlardı.

    airbnb, uber, lyft ve ebay tarafından sağlanan iş modelleri çığır açıcı değil, yenilikçi modeller değil, çoğu oldukça basitti ve yüzyıllardır bilinen teknik olmayan konsepte dayanıyordu. ancak potansiyellerini ancak bağlantılarla dolu modern dünyada gerçekleştirebilirler. günümüz bağlantılı dünyasında yaygın olarak kullanılabilen ve büyük başarılara imza atan bu kavramlardan biri de paylaşım ekonomisidir. ticaret ve değiş tokuşla ilgili orijinal ve birincil yaklaşımlarımıza dayanan, dünyadaki en eski fikirlerden biridir. paylaşım ekonomisi, ihtiyaç duyduğundan daha fazla a malı olan insanlarla, ihtiyaç duyduğundan daha fazla b malı olan insanlarla bağlantı kurmakla ilgilidir. airbnb'nin yeniliği, insanların yaşamaya, kiralamaya ve dünyayı dolaşma fikrine karşı değişen tutumuyla birlikte ilerliyordu.
hesabın var mı? giriş yap