şükela:  tümü | bugün
  • fenomenolojinin önde giden feylesoflarından biri.. varoluşçu takılıp algı ve davranış ekseninde gezinmişti vaktiyle..

    var tabii ki bir başyapıtı: adı da "algı fenomenolojisi".. başka yapıtları da var elbet..

    türkçe'de metis'den çıkma, felsefeydi, resimdi, bakıştı, algıydı, cezanne'dı değinip duran "göz ve tin"i var; eh yeter de artar demişler ki, başkaca da yok..
  • içinden çizgi geçen bir yapıt-adamdır, bak: maurice-merleau..
    bütün dünyanın teni toplanmış bize bakıyor; zeynep direk rast makamından söylüyor: (bkz: dünyanın teni)..
  • bergson'un ardindan collège de france'in modern felsefe kürsüsü baskani olmustur. bu ardisikligin felsefi dusuncede de gerçeklestigi iddia edilir. felsefe tarihindeki isimler mezarligindadir: cok bahsedilip cok ovulen ne ki az okunan bir adamdir. (bkz: henri bergson)
  • 1908 rochefort sur mer doğumludur. fenomenoloji diyince akla gelen başlıca filozoflardan biridir. felsefe eğitimi almıştır ve 1931 yılından itibaren felsefe öğretmenliği yapmıştır. 1945 yılında sartre ve simone de beauvoir ile birlikte les temps modernes (modern zamanlar) dergisini çıkarmıştır. lyon ve sorbonne üniversitelerinde çalışmıştır. 1961 yılında ölmüştür.
  • (bkz: erik ponti)
  • algılanan dünya ile algılayan öznenin eşgüdümlü somatizasyonu gibi bir şeydir fenomenolojisi, çok kabaca.

    [somatizasyon'u en düz anlamıyla kullanıyorum - (bkz: #2820120)]
  • 'sanat yapıtlarının algılanan bir şey olduğu' önermesi temelinde sanat eserleriyle* fenomenolojiyi uzlaştırmaya çalışır.
    ona göre, "algılanan dünya, yalnızca doğal şeylerin bütünü değildir, tablolardır da, müziklerdir, kitaplardır, almanların bir "kültür dünyası" dedikleri her şeydir aynı zamanda. kendi ufkumuzu daraltmak ya da kendimizi taşla suyla sınırlamak şöyle dursun, algılanan dünyanın içine sokulmakla sanat yapıtlarını, dili ve kültürü bütün o özerklikleri ve temel zenginlikleri içerisinde düşünmenin yolunu bulmuş oluyoruz." (algılanan dünya, metis yay., sf.68)
  • algılanan dünya isimli kitabında "aslında her şeyi kendi bedenimize dayanarak algılıyoruz" diyerek bence insanı anlamaya dair çok önemli bir saptamada bulunmuş ve belki de "sanat niye yapılır" sorusunun cevaplarından birini vermiş kişi. sanat insan dışındaki her şeyi insana benzetme, insanileştirme çabası olabilir mi diye düşündürdü bana.
  • okuduğum bir yazıda karşıma çıkan " başkasının benim dünyamı altüst eden biri olarak belirmesi, onun bir başkası olmasının gerekli olma koşuludur" sözlerinin yazarı.