şükela:  tümü | bugün
  • espanyol takimina teknik direktor olarak geri donen arjantinli genc teknik adam.
  • futbola newell's old boys'da başlamıştır. old boys'dan espanyol'a transfer olmuştur ve uzun yıllar barcelona ekibinde forma giymiştir. 2001 senesinde psg'ye geçen pochettino, iki yıl burada oynadıktan sonra kısa bir dönem de bordeaux'da forma giyer. son olarak eski kulübü espanyol'a dönerek futbolu 2006'da bırakmıştır.

    arjantin milli takımı'nın formasını 20 kez giymiştir, bu maçlarda 2 gol kaydetmiştir. 2002 dünya kupası'nda 3-4-2-1 gibi bir sistemle oynayan arjantin'in stoperlerinden biriydi. arjantin'in gruptan çıkamayarak hayal kırıklığı yaratan kadrosunda bütün maçlarda forma giymişti.
  • yakın zamanda tottenham hotspur'un başına geçme ihtimali olan menajer. ama gönlüm frank de boer'dan yana.
  • ne yalan soyleyeyim arsenal taraftariyim ve rakip tottenham'in yaptigini hem takdir ettim, hem de hafiften urktum.

    cunku pochettino southampton'a muthis bir futbol oynatti. ustune jay rodriguez, adam lallana, luke shaw gibi futbolcular pochettino'nun elinde 1-2 gomlek yukseldiler. tottenham'da neler yapacak gormek gerek. hem daniel levy gibi zor bir adamla, hem de kendi kurmadigi pahali ama fonksiyonalitesi sorgulanir bir kadroyla calismak zorunda. ama benim sahsi kanaatim tottenham'in cok cok iyi bir tercih yaptigi.
  • pek hayalci olacak fakat, southampton'ın kadro yapısını biraz korusa, zaten tottenham'ı geçmesi uzun sürmezdi. muhtemelen southampton'ın müthiş kadrosu dağılacaktır, kendisi kalsa da elbet gidenler olacaktı ama pochettino o takımın poşetiydi, şimdi bilyeler yerlere saçılacak (iyi güldüm).

    tottenham'da ben kafası rahat çalışan bir menajer hatırlamıyorum ayrıca kadro mühendisliği konusunda yine bir gerileme söz konusu. tabi burada iki avantajı var pochettino'nun, bir; bu oyuncuların çoğunu satabilir. iki; verim almak ve mevki devşirmek konusunda gayet iyi bir teknik adam. dolayısıyla aynı kadroyla lige girse bile 90'ların ingiliz menajeri kafasını yaşayan tim sherwood'dan iyi yönetecektir takımı. lafı gelmişken, sheerwood'un zeka içermeyen bodoslama 4-4-2'si hakikaten hiç gelecek vaat etmiyordu. kendisinin harry kane ve emmanuel adebayor'dan iyi verim aldığı aşikar (andre villas boas ikisini de hiç kullanmıyordu üstelik) ama ben attığı goller rağmen harry kane takıma yararlı mı değil mi kanaat getiremedim. oyun içinde gidip-geliyor, tekniği vs. bir acayip. zaten sherwood da bu gollere rağmen başı sıkışınca ilk kane'i çıkarıyordu.

    southampton'ın güzel ve sabırlı yapılanması ile, tüm takıma sempati kazanmış biri olarak, pochettino'nun bu kadar kolay ayrılması bana garip geldi açıkçası. şimdi takım dağılırsa, gelen menajerin işi hakikaten çok zor. epey iyi seviyeye gelebilecek birçok oyuncu var southampton'da. ki adam lallana ve rickie lambert muhtemelen liverpool'un yolunu tutacaklar birkaç gün içinde.

    yine de sanki, oyuncular gitse bile gelen parayla çark dönmeye devam edebilirdi. sade ve süssüz bir oyunu vardı zira southampton'ın. pochettino'nun bu oyuncuları parlatmak konusundaki payı yadsınamaz ama belki biraz romantik baktığımdan, belki ayrıca tottenham'ın yapılanmasını da berbat bulduğumdan, pochettino'nun tottenham'a gidişi bana "kolaycılık" gibi gelmekte.

    lakin tottenham açısından bakarsak, en güvenebilecekleri menajerlerden biri pochettino. verim almak bir yana, çok yumuşak bir şekilde takımın sistemini buluyor ve oyuna müdahale konusunda da gayet radikal. ligi üç parçaya bölersek, geçtiğimiz sezonun 3. parçasında düşüş yaşadı pochettino'nun takımı ve özellikle büyük maçlarda skoru tutmak konusunda sorun yaşadılar. sanki özellikle merkezin ve bunun devamında orta alanın savunmaya katkısı, alan paylaşımı konusunda biraz daha kafa yorması gerek.

    gerçi bir "sert adam" aradı merkez için kendisi,victor wanyama bu bağlamda bir transferdi ve oturmadı ancak yine de orası daha iyi olabilirdi sanki. bir yandan elinde dejan lovren dışında güvenebileceği bir stoper de yoktu tabi.

    tottenham için de öngörüde bulunmayayım şu halde, çünkü gidip-gelebilecek fazla oyuncu var.
  • büyük adamdır kendisi, başlığı girilerle dolmadan rengimizi gösterelim de ileride "ben daha çok eskilerden biliyorum bu adamı!" derken kanıtımız olsun.

    pochettino'yu espanyol'da teknik direktörlüğe başladığından beri az biraz takip ederim, saha içinde ve saha dışında gerçekten hayranlık uyandıran bir karakter. disipline ve sıkı çalışmaya çok büyük önem vermesine karşın, oyuncuları üzerinde baskıcı bir lider gibi değil karizmatik bir lider gibi hâkimiyet kuruyor. genç oyuncularla çalışmayı seven, hem doğru hem de güzel futbol izleten bir teknik adam. gerçi espanyol'da genç oyuncularla çalışması biraz da mâli sebeplerden, ama tıpkı hocası marcelo bielsa gibi o da gençlerle çalışmayı tercih ediyor, zorunluluk olsa da olmasa da. karakter olarak da çok güçlü, lider kişilikli birisi. espanyol, paris saint germain gibi kulüplerde kaptanlık yapmış olması tesadüf değil.

    tottenham hotspur tarafından takımın başına getirilebilecek en doğru isim pochettino, ama onun için en doğru takım tottenham mı emin değilim. mükemmel bir kadrosu var tottenham'ın, üstelik pochettino'nun 4-2-3-1'ine ve yoğun pres anlayışına da görece uygunlar. ayrıca yine onun seveceği türden, genç ve patlama yapmaya hazır çokça oyuncuları var. kendini ingiltere'de kanıtlamak isteyen erik lamela, christian eriksen, nabil bentaleb, nacer chadli, lewis holtby gibi... sıkıntı olarak ise, andre villas-boas döneminde de sıklıkla, özellikle büyük maçlarda sorun yaratan, görece ağır bir savunma hattı görünüyor. pochettino, önde basmayı ve oyunu rakip yarı sahaya yıkmayı benimseyen bir hoca. avb, ne zaman önde pres yapmayı denese defansın arkasına sarkan rakipler onu cezalandırmıştı. gördüğüm kadarıyla pochettino daha pragmatist ve gerçekçi bir isim, mutlaka buna yönelik bir çözüm bulacaktır.

    tottenham'ın işi bu sezon çok daha zor, arsenal, manchester united, chelsea geçtiğimiz sezona göre daha güçlüler, liverpool suarez'in gitmesine rağmen hâlen ilk dört için çok güçlü bir aday ve manchester city zaten son şampiyon konumunda. yine de, eğer hocalarına bu kez yeteri kadar zaman verirlerse, pochettino da futbol fikrini takıma benimsetebilirse tottenham sonunda kadrosunun hakkını veren, "takım olan bir takım" hâline gelebilir.
  • kendisinden umutlu olduğum çünkü takımlarındaki hırs ve hücum anlayışını beğendiğim arjantinli teknik direktör. hayallerini şimdilik gerçekleştirmiş gibi durmakta yeni takımıyla 5 yıllık sözleşmenin verdiği cesaretle şovuna başlamış ve ilk iki haftada iyi futbolla 6 puan yazmış hanesine. hadi tottenham hak ettiğin yerin ilk 3 !
  • karizmatik teknik adam. ilk maçlardan yorum yapmak çok sağlıklı değil ama, tottenham bu seçimden pişman olmayacak gibi.
  • bu gidişle tottenham yönetimini boas'ı kovduğuna pişman edecek teknik direktör. ne güzel southampton'da iyiydin ne gerek vardı maceraya. gerçi koeman da southampton'da gayet iyi gidiyor. bakalım toparlaması lazım takımı.
  • tottenham hotspur kariyerinin ilk yılının sonuna yaklaşırken, içindeki marcelo bielsa'yı saklayamamış yahut bilinçli olarak saklamamış olan teknik direktör.

    önce geçen yaz atandığında hakkında yazdıklarımız için şuradan; (bkz: #44422938)

    o giride, tottenham'ın yapabileceği en iyi seçimin poch olduğunu, poch'un ise daha iyi tercih yapabileceğini belirtmiştim. şu ana kadar bunu yanlışlayacak bir durum yok. southampton'dan ayrılma sebebi, muhtemelen espanyol'dan aşina olduğu iyi oyuncuların sürekli satılması sorunu olan pochettino, bence biraz da bu yüzden bir tık ilerideki tottenham'ı tercih etti. tottenham'da, lige çok iyi bir giriş yaptıktan sonra rotasyon yokluğundan, daha doğrusu rotasyondaki etienne capoue, aaron lennon, emmanuel adebayor hatta moussa dembele, andros townsend ve erik lamela gibi isimlerin yetersiz kalması sebebiyle ilerleyen haftalarda düşüşe geçti. kimi ingiliz haber sitelerinde de, pochettino ile bu oyuncuların arasındaki sorunlardan bahsediliyor. poch, çoktan bu oyuncuları gözden çıkarmış durumda, vatandaşı lamela da bu sezon bolca şans bulmasına rağmen beklentileri karşılamadığı için transfer listesine doğru yollanıyor.

    önümüzdeki sezon da tottenham'ın başında pochettino'yu göreceğiz, bundan şüphe yok gibi. harry kane, ryan mason gibi altyapıdan gelen isimlerin poch ile zirve yapmaları, 1 ocak 2015 tottenham chelsea maçı gibi bazı maçlarda görülen zirve performansları bunu garantiliyor. ayrıca hiç kimse, pochettino'nun andre villas-boas kadar katı olacağını sanmıyor. sözgelimi avb hiçbir zaman 4-4-2'yi denemeyecek iken, poch bunu denedi, her ne kadar pek verim alamadıysa da. yine de ağırlıkla kendi sisteminde ısrar eden, presten taviz vermeyen pochettino muhtemelen yönetime ve oyunculara bir mesaj vermek istiyor. sisteme uymayanlar gidecek, yerlerine daha uygun isimler gelecek ve pochettino burada kalacak. öbür türlüsünü, b planı olmadığı, b planına ihtiyaç duymadığı için tıpkı hocası bielsa gibi aynı sistemde ısrarcı olduğunu düşünürsek işler kendisi için pek iyi gitmeyebilir. bunun en güzel örneği yine bielsa'nın takımlarının yaşadıkları düşüşler...

    sezon başında dediğimiz gibi, tottenham'ın sıkıntısı önde basmaya pek uygun olmayan defans hattıydı. defans hattı bu sezon öyle bir performans sergiledi ki, ileride geride basmak fark etmeksizin her maçta gol yeme potansiyeli varmış gibi göründü. hiçbir taktik hamle de savunmadaki organizasyon eksikliği sorununu çözemedi. bu yüzden yaz transfer döneminde pochettino ve ekibi savunmaya takviye için kafa patlatacaklar. öncelik bu gibi görünüyor. 4-2-3-1'in 3'üne de bir takviye gelebilir, nitekim orada da christian eriksen hariç düzenli bir katkı veren isim yok. kalede hugo lloris'in ayrılacağı iddiaları var. forvette ise uzun zaman sonra, en azından ilk seçenek belli; harry kane.

    tottenham gibi kimin hangi transferden sorumlu olduğunun belli olmadığı bir kulüpte pek kolay bir transfer dönemi beklemiyor, arjantinli hocayı. kendisi için hâlâ umut var, ligi de eski takımı southampton'ın üzerinde bitirmesini muhtemel görüyorum. ancak eğer dediği gibi önümüzdeki sezon ilk 4 için çalışacaklar ise, değişmesi gereken iki temel şey var; 1- kazanmayı bilmeyen, istek ve hırs konusunda büyük sıkıntılar yaşayabilen bir takımın kafa yapısını değiştirmek, 2- savunma organizasyonunu öyle yahut böyle geliştirmek.