şükela:  tümü | bugün
  • turkcesi fare olan bilgisayardaki pointer cihazinin turkce okundugu hali.

    bu kullanim tarzi bilgisayar ba$indaki ekrana tren muamelesi yapan insanlara chat'te derdini anlatmak icin kullanilan bir kelimedir. misal : "fareyi al eline $imdi" dediginizde ya da "mouse'u al eline" dediginizde sizin de aptalla$mamaniz icin kullanilan bir yazim.
  • art spiegelman'ın iki ciltlik, takdire çok şayan siyah beyaz çizgi romanı. nazi almanyası döneminde bir yahudi ailenin kurtulmaya çabalama öyküsünü gerçek ayrıntılarla anlatır, naziler kedi, toplama kamplarındaki insanlar fare olarak resmedilmiştir, `schindlers list'i, golems of gotham'ı unutun, bildiğiniz her toplama kampı hikayesinden daha gerçekçi olduğunu hissedeceksiniz.
  • muhtemelen bu çizgiromandan etkilenmiş aynı mantıkta (kedi: kötü, fare: yazık) bir de disney çizgifilmi vardı...
  • alm. fare*
  • izlandalı bir pop grubu
    http://www.maus.is/
  • spiegelmanın mausu, insanın kendinden nasıl korkunç bir canavar yarattığını unutmasına dair çok önemli bir kitap demişti biri zamanında. çok gerçekçi, anlatış biçimiyle gerçekten sarsan; okudukça inanamıyo olanlara insan, duyduklarının ne kadar yetersiz olduğunu fark ediyo, ne kadar duyarsız kaldığını..
  • art spiegelman'ın plutzer dahil bir çok ödül aldığı iki ciltlik çizgi romanı.
    babasının hatıraları ve kendisinin soykırıma ve ailesine dair hissettiklerinin, çok samimi bir şekilde; resmedildiği eser -söylendiği gibi- benzer bir çok çalışmadan daha gerçekçi ve sorgulayıcı detaylarla doludur.
    ayrıca, sanatçının kendini çizdiği karelerde de, günümüz amerikasında ebeveyn ve evlat ilişkilerine ve kişilerin mahremi algılayışlarına dair -bizim için- şaşırtıcı yaklaşımlar vardır.
    hulasa, türünün en iyilerinden biridir.
    ek bilgi:

    --- spoiler ---

    almanlar, kedi; yahudiler, fare; polonyalılar, domuz; fransızlar, kurbağa ve amerikalılar da köpek olarak tasvir edilmiştir.

    --- spoiler ---
  • blitzkriegde uçaksavar yardımıyla, haritanın bir tarafından girip diğer tarafından çıkabilen tek tank.
  • august maus ww2 de 185 no lu u-boat un komutanıdır, ağırlıkları toplam 62.761 ton tutan 9 gemi batırmıştır knights cross sahibidir, gemisinin 24 ağustos 1943 te batırılmasından sonra amerikalılara esir düşmüş, 1946 şubatına kadar esir kalmıştır, savaştan sonra hamburg ta başarılı bir iş adamı olmuş, 1996 hakkın rahmetine kavuşmuştur.
  • okuzlugu ve enfes cizimleri ile tanidigimiz david sim bu eseri elestirirken "yahudiyi fare, almani kedi yapmanin nesi orijinal, nesi enfes fikir anlayamadim." demistir. kanimca nadiren hemfikir oldugum david ile bu musterekde anlasiyor gibiyiz. bu theriomorfizm kendi basina zaten guclu ve tarihsel bir perspektife dayanan bir oykuye ne kazandirmis, ne katmistir anlamam mumkun degil. fabl degerinin, yani metaforik, alegorik acilimlarin sayiyla "bir"den oteye gidemedigi bir durumda hayvan kimligine burundurmenin fabllarda amaclanan coklu uyumluluk beklentisine hizmet etmedigi, bir sey kazandirmadigi aciktir. bir de tutup boylesi bir stilistik esere pulitzer vermek?

    bu arada amerikada yahudi soykirim muhabbetine bina edilmis ne cikarsaniz, ya oscar, ya pulitzer aliyor be arkadasim. ama hep ayni soy, hep ayni kirim. siz oduller dagitirken baska soylar kiriliyor, hayatlar essegin gotune giriyor kilinizi kipirdatmiyorsunuz, yokmus gibi yapiyorsunuz ki serrefsizligin, bir delikte yasayan fare caresizliginin feristahi bu degil midir? amerikali sujesi sadece yahudi olunca mi "soy"kirimin insafsizligini idrak edebiliyor? butun soykirimlarin butunleyicisi ancak 2. dunya savasindaki yahudi soykirimi ile mi izah edilebiliyor? bilemem.