şükela:  tümü | bugün
  • takması oldukça sorundur bu bereyi başlarda. yok kaşına kadar indir, yok ıslat da tak kafanın şeklini alsın, yok kafanın yarısı açıkta kalmalı, cart curt... diğer askerler tarafından komandoların en çok imrenilen yanıdır. bir de bosna beresi vardır bunun benzeri. o tek parçadır ve daha şık durur. rahmetli aliya izzet begoviç hatıra gelir takınca...
  • "2 gün süren, adanada konakladıgımız ve orda şortla falan gezen askerlerin bezginligini ve umarsızlıgını görüp kafayı yediğimiz ordaki k.d. lere bizimde k.d. oldugumuzu bir türlü inandıramadıgımız ve güvenlik önlemlerinin had safhada oldugu bir yolculukla lanet dağlara vardık. o binlerce kilonun bile daha hafif geleceği şeyin altında, mavi berenin altında.. yarabbi bir çaput parçası bukadarmı sorumluluk yükler insana bukadarmı mod a sokar insanı."

    (bkz: bolu komando tugayı/@visitors)
  • askerdeyken cok defa egitim sırasinda "mavi bere helal bize" ve "mavi goz sana mavi bere bize yakisir" sozlerinde bahsi gecen, saclarimin dokulmesini cok hızlandiran karizma bere çeşidi...kafada komutanlarin istedigi sekilde tutmasi cok zordur...ayrica komutanlarin azarlamalarinda mutlaka anilan asil beredir...siz mavi bere takiorsunuz, sole olmalisin, bole yapmayin, haketmelsiniz vs. gibi..
  • takıldığında insana çok farklı misyonlar yükleyen beredir.adamı cesur, sportmen, savaşçı, dürüstlük vb. olgularla çevreleyip, yaşamaya başlatır.herkese nasip olmaz.
  • şu sıralar önüne gelene giydiriyolar sanırsam. nerde o eski komandalar...
  • eğirdir dağ komando okulu'nda takım komutanlarının "sakın erat gibi takmayın" şeklinde asteğmen kursiyerlere uyarılarda bulundukları bere.

    gerçekten de er ve erbaşların bazıları bu bereyi öyle bir takarlar ki kafanın yarısı adeta açıkta kalır. hani şu kamuflaj pantolonun paçalarını terziye daracık yaptıran tiplerden bahsediyorum.
  • takmanın olduğu gibi çıkarmanın da usulü vardır. sağ elinizle sol kulağınızı tutuyor gibi yaparak tersten çıkarılır.
  • 6 ay kadar benim de takmış olduğum bere. havalı bir olaydır. gökçeada 5. komando alayı'nda askerliğimi yaparken dizimden sakatlandığım için, çanakkale devlet hastanesine gitmek zorunda kalmıştım. salağın biri hastaneye giderken vapurdan atladığı için, bizim zamanımızda hastane izinleri üniformalı yapılıyordu. kimin asker olduğu belli olsun da inzibat ya da askerlerin başında olması gereken subay kolaçan edebilsin diye. subay dediysek asteğmen. tabi bu asteğmen çanakkale'ye gelir gelmez salıyordu bizi ortalığa ki kendi de rahat gezebilsin. neyse efendim şehirde gezerken insanların meraklı bakışlarına maruz kalmıştım baya. fotoğraf çekinmek isteyen turistler bile oldu. bilmiyorlar ki normal çavuşum lan.
  • koray olan bir gecede kuzenim tarafından arka bahçede otururken bana yöneltilen cümle: mavi bereyi takmışsın!
    şizofrenik zamanlardı ama gerçekliğinden emindim. sonradan kuzene bunu sorduğumda inkar etti. böyle bi' cümle sarfetmediğini iddia etti. ama hafızam yanılmıyordu, çünkü yalan söylüyordu.
    hadi hayırlısı. mavi bereyi de taktık. bindik bi alamate, gidiyoruz kıyamete.
  • benim için foça demektir...
    (bkz: mavi bere düşmez yere)