şükela:  tümü | bugün
  • dönüp 3 kere bakılan, arada laf atılan erkek.

    mesela bir örnek, geçen ışıklarda su satan 9 yaşındaki çocuk bile işi gücü bıraktı geldi ben yürürken, “ha bu olmuş mu mavi? erkek boyar mı?” gibi şeyler söyledi eliyle kafamı göstererek. “ne diyosun len? mavi erkek rengi olm sen de içine kırmızı giymişsin.” dedim. söylene söylene afalladı gitti bunu duyunca.

    aylardır boyuyorum, bazı günler “herhalde tüm izmir görmüştür artık bakmazlar” umuduyla çıkıyorum yine olmuyor sözlük. bu süreçte özgüvenimin arttığını düşünüyorum, çünkü ya nadiren de olsa iltifat alıyorsunuz ya da içlerinden ibne ibne ibne diye geçirip 3 kere bakıp parmakla gösteriyorlar, sizin de siklemezlik seviyeniz tavan yapıyor. sosyal fobiden muzdarip kişilere şok tedavisi olabilir.
  • mavi erkek rengi diye maviye boyanmak normal bir şey olsaydı hepimiz mavi muammer(liseliler bilmez) gibi gezerdik. ancak gezmiyoruz.

    psikolojik rahatsızlık belirtisidir, ilgi çekme maymunluğudur.
  • kiev'de takım elbisesi ve elinde bond çantasıyla metro istasyonunda gördüğüm elemandır, kimse de dönüp bakmıyordu ama ne yazık ki durum bizde aynı olmayacaktır.
  • beyblade'deki kai.
  • + abi saçlarımı maviye boyuyorum ama istediğim ilgiye bir türlü ulaşamıyorum, napim? amuda kalkarak mı yürüsem? bacakları sarıya mı boyasam ya?
    -ya bi dene bakalım ekşiye başlık aç, ordan yürüyemezsen başka şeyler düşün.
    +ya şöyle show tv ye falan çıksam süper olur aslında
    -işte saçlarım mavi diye başlık aç bakalım.
    +e açim bari. "mavi saçlı erkek" nasıl?
    -çok güzel çok uygun.

    (bkz: attention whore)
  • (bkz: vagner love)
  • (bkz: cad bane)
  • toplumsal baskının cinsiyeti olmadığına minik bir örnek yaratan konudur. sadece mavi renk değil tabi, erkekler için herhangi bir renk aynı tepkiyi görür ama hani mavi olunca biraz daha normal karşılansın bekliyorsun, yok.

    sakalı kessen "ay çok parlak olmuşsun", azcık saç uzasa "git kestir bu ne böyle", şort giysen "erkek adama yakışıyor mu"... hani bir kere söyle bitsin, adam sanki var oluş amacı seni düzeltmekmiş (kime göre, neye göre) gibi kendine görev belleyip her gördüğü yerde bık bık bık konuşuyor. kaç zamandır saçları boyatmak istiyorum, ki doğru tonda mavinin muhteşem durduğunu düşünüyorum, ama sırf milletin şu saçma salak tepkilerini çekmemek için bulaşmıyorum.

    size ne yav. siz kendi götünüze bakın.
  • griye boyattığım saçlarımın arasına mavi ekleterek ucundan da olsa olmak istediğim kişi. nasıl duracağını kestiremediğim için daha cesaret edemedim ama bir ara yaptırmayı düşünüyorum. saç boyatmak ne zamandan beri ilgi çekmek olmuş onu anlamadım ama nasıl görünmek istiyorsanız öyle olun.
  • cesaretinden dolayı tebrik edilmeyi hak eder.

    2001 yılında ankara'da bir nikah kokteyline davetiydik. orada vişne çürüğü rengi saçları olan bir genç vardı. o kadar da iddialı ve güzel görünüyordu ki saçları, memlekete döndüğümde ilk iş saçlarımı bu renge boyatmak olacak diye karar vermiştim; fakat bir gerçeği atladığımı döndüğümde fark ettim.

    (bkz: mahalle baskısı)