şükela:  tümü | bugün
  • bülent öztürk'ün ilk filmi.

    korkunç bir suç işledikten sonra hayatınız nasıl olurdu? bu acıyı kendi içinizde atlatamadığınız halinizle, bir de acınızın, suçunuzun, biriciğiniz olanlardan, sokaktaki protestolardan, bunu suç olarak değerlendirmeyenlerden seken halleriyle karşılaşmanız nasıl olurdu? film bunu çok güçlü bir şekilde anlatıyor ve son sahnesiyle de amacına ulaşıp seyirciyi dağıtıyor. finalinde hüngür hüngür ağladığım bu film sinemanın, duygu aktarımı yardımıyla gerçekleri düşünmemize ne kadar yardımcı olabileceğini tekrar fark ettiğim bir film oldu. film son derece yanlı olsa da ve tek bir perspektiften konuyu alsa da bu kadar korkunç bir suçun başka da bir perspektiften alınacak bir hali olabilir mi diye düşünüyor insan. biz starbucks'ımızda oturur bu yazıyı yazarken birileri pis işler yapıyor. onların bizden bizim onlardan aslında bir farkımız yok. fakat birbirimize değmeden, sokaktaki dilenciyi görmezden geldiğimiz gibi onları da görmezden geliyoruz, halının altına süpürüyoruz. fakat bu filmde gördüğümüz gibi onlar, onların yakınları ve onların zarar verdikleri kendilerini görmezden gelemiyorlar. bir dağın başına kaçıp gittiklerinde bile rahat edemiyorlar. bu suçu özümsemelerinin bir yolu yok. hayattan fena halde nefret ettirecek bir film. ve de belki de keyif pezevengi olduğumuz, aman sıkıldım ya da uuu uçurdu beni dediğimiz bu filmlerin arasında bu filmi izlememiz bize 'gerçek hayata dön be kadın' tokadını atması açısından çok çok önemli.
  • mesleki argo tanımı. açık kaynak bi' bilgi değildir, bu entry vesilesiyle açık kaynak halini almıştır. *
    kolluğun, bi' başka kolluğun suça konu fiilinin üzerini örtmesi durumu.
    bizim gibi ülkelerde, sistemin en alt tabakasındaki kolluğun görevini icrası sırasında farkına vardığı halde, bi' başka kolluğa ait dönen dolapları (suça konu fiilleri) görmeme hali, görse de gereğini yapmama halidir. keyfiyet faktörüyle karıştırılmaması gerekir, kapalı devrelerin rutinidir.