şükela:  tümü | bugün
  • bunun sebebi genelde beyaz yakalılardır. mavi yakalı demek bile bu kişiler için yeterince rahatsız edici bir şey.

    benim iş yerinde mavi yaka yerine kullandığım terim: çalışanlar

    özellikle günümüzde beyaz yakalılar; bu çalışanların söylediklerini saygıyla dinlerse, fikirlerini alırsa, yapılmasını istediklerini sebepleriyle söylerse, bahsedildiği gibi nefretten çok sevgi ve saygı oluşuyor.
  • olmayan şeydir. olduğunu düşünen sorunu kendinde arasın.
  • daha doğru ifade edecek olursak herkesin herkesten nefret etmesi olan sorun.
    sözlükte konuyla alakalı başka başlıklar da açıldı. çok değişik sebepleri olabilir. misal 1 =
    (bkz: herkesin suratinin asik olmasi)
  • kisa donemlerden nefret eden normal askerler gibi iscilerde orta ve ust yonetim ile makine ya da isci sinifinin oldugu kisim harici kesimden nefret eder.
    aslinda nefret etmiyorlar saka yapiyorum. sevmiyorlar.
    askerde nefret edildim. poset oldum. cokta sikimde dedim ben 5 ay 5 gun sonra cikicam sen hala izmarti toplayacaksin dan, calistigim firmada satis elemanindan girip yonetici yardimcisi olarak istifa ederkende alt kesimdeki temizlikcisi hamali elektrikcisi v.b. nin benim icin degil ama diger bir cok ust katta calisan kisi icin bok gibi konustugunu gordum. kendi rezilliklerini gormeyip kendinden ustun herkese bok atan insanlari gordum.

    ozetlersen yukaridaki asagidakini sevmez asagidaki yukaridakini sevmez. hayatin her evresinde bu tutum var kimse yalakalik icin farkli sekilde soylemesin. 1 3 5 kisinin ben yapmiyorumu istatistigi degistirmez. genelde var bu egilim.
  • özellikle büyük fabrikalarda hissedilebilecek durumdur. aslında ortada nefretten ziyade, gıcık olma durumu söz konusu diyebiliriz. bunun sebebi ise kimi zaman işveren, kim zaman ise beyaz yakanın kendisidir. mavi yaka ağırlıklı olarak saat ücretli olduğu için, işveren mavi yakadan çok daha çalışmasını isterken aynı zamanda çoğu kez insani sınırları zorlar. türk işçisinin durumu ise malum. sesini çıkartamayan örgütlenemeyen bir sınıf, bu duruma ses çıkartamıyor haliyle. bu sırada beyaz yaka daha iyi maaşa, daha iyi koşullarda çalışıyor. haliyle işçide bütün işi ben yapıyorum ancak yaranamıyorum, bunlar ise sefasını sürüyor düşüncesi oluşuyor.yazın ortasında işçi kan ter içinde kalmışken, dışarı çıkıp hava aldığı anda bir yığın laf işitip, hatta ihtar alıyorsa; ister istemez klimalı odalarından hava almaya çıkan beyaz yakaya gıcık olabiliyor. birde bazı beyaz yakalı arkadaşların bizler üstünüz farklıyız tavrı, çalışanın yanından geçerken bir selamı yada kolay gelsini esirgemesi, işçinin çok iyi bildiği konularda dahi benim dediğim olacak yaklaşımı çoğu iş yerinde işleri çığırından çıkarıyor.
  • beyaz yakalılar, mavi yakalılara ne yapması gerektiğini gösterir. mavi yakalı her gün aynı tornavidayla işini görürken, beyaz yakalı bir üstünü geliştirmek için geniş bir sosyal alan içinde kendine yer edinir.
    dönüp bakın, mavi yakalının nefreti belki statü farkı, belki söylendiği gibi çekememezlik. insanın doğasında emir almak gibi bir olgunun kavramı kötü kodlanmışken, haklı değiller mi?
  • tersi de söz konusudur. kazandığı üç kuruş fazla diye kendini üstün gören, "ayh çekemiyorlar beni" kafasında tipler burada dahi mevcut.

    oysa ki olması gereken ortak düşman olan sermaye ve sömürü düzenine karşı birleşmektir, sendikalaşmaktır.
  • “herşeyi ben yapıyorum, mühendis imza atıyor” diyen teknikerleri hatırlatmıştır.
  • sağ-sol bitti, ideolojiler, düşünceler bitti bir bu kalmıştı helal olsun. bu bittikten sonra ne gelecek diye meraklanmıyor değilim. şu olabilir aslında etli çiğ köfte sevenlerin etsiz çiğ köfte sevenlerden nefret etmesi.