şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: mavi sakal)
  • murathan mungan'ın yedi kapılı kırk oda isimli yedi kapılı öykü kitabından ortadaki olanı.
  • dokuzuncu nesil çaylak.
  • --- spoiler ---

    (bkz: sudak)

    --- spoiler ---
  • korkunç bir şatosu ve gizli bir odası olan pislik masal anti kahramanı. her kadının hayatına defalarca mavisakal girer. her kadın bu iblisin diğer yüzü mavisakal yüzünden defalarca ölür veya sakatlanır. tek kurtuluş girilmemesi gereken odaya girmek, görülmemesi isteneni görmek ve dökülmemesi gereken kanı dökmektir. mavisakal'ın girilmesine izin vermediği odası onlarca kadın cesedi ile doludur ve bu cesetlerin kanı hiç kurumaz. kapıyı açtığınız an artık odanın anahtarından damlayan kan da hiç durmaz.

    aynı zamanda her kadının rüyasını en az bir kere süslemiştir. hani rüyanıza korkunç biri girer, erkektir, normal görünüyordur ve siz hareketsiz sessiz kalırsınız, kıpırdamak ister kıpırdayamaz ve moleküllerinize kadar ürkersiniz, işte mavisakal o adamdır. iyi tanımak gerek.
  • müzik grubu olan için (bkz: #71316734)
  • "buradaki küçük kuruluşumuzun birkaç sırrı var tabii, mavisakal'ın odası* gibisinden aslında." h. g. wells - the island of dr. moreau
  • clarissa pinkola estes'in kurtlarla koşan kadınlar (bkz: women who run with the wolves) adlı kitabında yer alan ilk öyküdür aynı zamanda.

    yazarın öyküyü anne kurdun yavrularına verdiği öğütler üzerinden yorumladığı şu kısım oldukça iyi bir rehber:

    --- spoiler ---

    tehditkarsa ve senden büyükse, kaç; daha zayıfsa, bak ne istiyor; hastaysa, yalnız bırak; dikenleri, zehri, sivri dişleri ya da keskin pençeleri varsa, geri dön ve ters yöne git; güzel kokuyor; ama metal çenelerle sarılıyorsa, onunla birlikte yürü.

    --- spoiler ---

    meraklı eşlerini öldürür mavisakal, ''ben sana dolaşabileceğin alanların sınırlarını çiziyorum, idare et fazla da kurcalama'' der. sevgiyle de ''iyileşmez''; çünkü kendi özünde sevgisi olmayan başkasının sevgisiyle zaten iyileşemez.

    öykünün ardından gelen çözümleme, okuyan her kadın için bir dönem yaşadığı, güvenli kollara gidiyorum zannederken uçurumdan yuvarlandığı o toksik ilişkiyi tokat gibi çarpıyor. aman neyse geçti gitti diye diye okutuyor insana. halihazırda bunun içinde olan, ''ay çok gizemli çocuk o kadar da zararlı biri değil gibi ben bir deneyeyim'' diyen genç kıslarımıs için ise sarsıcı olabilir.

    not: genç kızlar, no offense. o köprüden geçmeyenimiz neredeyse yok.