şükela:  tümü | bugün
  • 1928 dogumlu amerikankadin sair/yazar/koreograf/sarkici. hollywooddaki ilk kadin zenci yonetmendir. en cok bilinen siiri still i risedir.
  • siirlerine hallmark kartlarinda da rastlamak mumkun.
  • amerikada unlu bir feminism ve irkcilik karsitligi savunucusudur
  • insanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmazlar demiş kendisi.
  • edebi kişiliğinin yanı sıra insana muhteşem sempatik, neşeli ve sıcak gelen bir kadın, ne bileyim evine misafir olsam tabağa "o kadar yeter, teşekkür ederim" dememe rağmen bir kepçe daha yemek koyacak, yemeğin hemen akabinde un helvasını önüme dayayacak, elmaları soyup, dilimleyip, üstüne limon sıkıp "bir de böyle dene, ölümü ye jelly o tabak bitecek" diyecek sanki. şiirlerini ayrı, kendisini ayrı seviyorum, sayıyorum. annesinin sevgilisi tarafından uğradığı cinsel taciz yüzünden 5 sene boyunca ağabeysi haricinde kimseyle konuşmadığını öğrendiğimde içim kırılmıştı resmen. canım ninem benim.
    malcolm x, martin luther king gibi çikolata renkli insanların dünyasının tarihinde mühim kişilerin yanında yer almış, onlarla dünyayı gezmiş, onlara fikir ve destek vermiştir.
    martin luther king öldükten sonra, onun her doğumgününde eşine bir buket çiçek yollayabilecek kadar nezaket dolu.
    edebiyatçılık da yapan bir öğretmen.
    vallahi allah uzun ömürler versin inşallah kendisine.

    bir şiirinin sözlerini de yazayım tam olsun:

    they went home

    they went home and told their wives,
    that never once in all their lives,
    had they known a girl like me,
    but... they went home.

    they said my house was licking clean,
    no word i spoke was ever mean,
    i had an air of mystery,
    but... they went home.

    my praises were on all men's lips,
    they liked my smile, my wit, my hips,
    they'd spend one night, or two or three.
    but...
  • connecticut college isimli genelde zengin ve beyaz ogrencilerin oldugu universitede kendisini dinlemeye gelen ve 'ay ama peki siz guzel olmadiginiz icin hic zorluk cekmiyor musunuz?' diye soru soran bir zengin ve beyaz kisisiye 'i may be ugly to you, but i am good looking to my people' (sana cirkin gelebilirim, ama kendi insanlarima gore guzelim) diye ayar vermis bulbul. bu beyaz kisi kendisinin de baska irklara guzel gelemeyecegini anlamis midir bilemiyoruz tabii.

    i know why the caged bird sings kadar guzel olmasa da (evet bence), gather together in my name isimli kitabi da okunasidir.
  • if you don't like something, change it. if you can't change it, change your attitude. don't complain (beğenmiyorsan değiştir, değiştiremiyorsan bakış açını değiştir ama asla şikayet etme) diyerek hep şikayet eden hep mazeret gösteren kimselere ilerlemenin yolunu göstermiştir.
  • sırf şu sözü sebebiyle muhterem bir insandır: "when someone shows you who they are, believe them the first time". yani:

    -bak güzel kardeşim, karşındaki insan evladının ne olduğu ilk ortaya çıktığında bunu kabullen ve önlemini al/ondan uzaklaş; öyle anlamazlıktan gelip "rasyonalizasyon" yaparak kendini kandırma, başına geleceklerden sen sorumlu olursun.
  • şunu da demiş güzel...
    "bildiğim kadarıyla beyaz kadınlar hiçbir zaman yalnız kalmadı.
    beyaz erkekler onlara hayran oldu, siyah erkekler onları arzuladı ve siyah kadınlar onlar için çalıştı."

    kendini/rengini görmek isteyenler;
    http://www.mayaangelou.com/