şükela:  tümü | bugün
  • tam olarak rezalet gibi rezalettir.
    neden mi? anlatayım dinleyin.
    sene başında milli eğitim bakanlığı özel okul da olsa öğretmenlere kırtasiye ücretinin ödenmesini zorunlu tutar. tabi bakanlığa bağlı güzide kolejimiz de bu parayı öğretmenlere ödemekle yükümlüdür.
    öder de, ne güzel değil mi? buraya kadar her şey süper.
    ancak bu güzel okul öğretmenlerinin maaş hesabına yatırdığı ve milli eğitim bakanlığı önünde aklanmasına sebep olduğu ücreti öğretmenlerinden çakalca bir yöntemle geri ister. kurucu temsilcisi der ki “bir hafta süre tanıyoruz, o paraları bankadan çekip bir hafta içerisinde muhasebeye elden geri vereceksiniz.” tabi bu infiale sebep olur, itiraz edenler falan.
    ne mi olur, zamanla öğretmenler yavaş yavaş sindirilir. 150 civarında öğretmenin tamamına yakını hakları olan parayı işlerini kaybetme ihtimaline karşı elden muhasebeye teslim eder, okulun aklanmasına ama para da kaybetmemesine vesile olur. tabi vicdanları ile işleri arasına sıkışarak. huzursuz bir halde.
    ancak çok az sayıdaki öğretmen bu hukuksuzluğa karşı sessiz kalmaz, boyun eğmez, parayı geri ödemez. yıl boyunca kendilerinden defalarca bu para istenir, ama direnirler.
    ne mi olur? bir yıl boyunca öğretmenlikleri ile ilgili tek bir şikayet almayan işlerini doğru yapan ama parayı geri vermeyen öğretmenler kurucu temsilcisi tarafından odaya çağırılır ve onlarla çalışılmayacakları kendilerine iletilir.
    adeta haraç vermeyen öğretmenler işsiz bırakılır.
    eğitime yön vermiş olduğu iddiasında olan eski talim terbiye kurulu başkanı prof. dr. ziya selçuk’un okulunda yaşanmıştır bu olanlar. zaten yıllık sözleşme baskısı altında bin bir stresle çalışan öğretmenlere, hakları olan üç kuruşu da çok görme neticesinde olmuştur bütün bunlar. olay yavaş yavaş kamuoyunda duyulur, tabi öğretmenlerden biri olayı şikayet eder bakanlığa. o öğretmenin de iş akti fesedilir. eylül ayına kadar sözleşmesi olan öğretmen okula haraç vermediği için adeta maaş alması engellenir bir nevi ödemediği para faizle elinden alınır. okulların kapanmasına iki hafta kala öğretmenin tatil maaşına el konmuş olur.

    peşin edit: öğretmenlerin derdi elbette ki para değildir, çoğu zaten en başında kırtasiye ücreti falan yatırmayın bize, çünkü yatarsa bu şekilde bir geri ödemeyi vicdanlarımız kabul etmeyecektir demiştir. öğretmenlerin derdi etik ve hukuk dışı bir isteğe zorlanmış olmalarıdır.

    böylesine bir direnişi ben de yakın takibe aldım. eminim öğretmen arkadaşlar bu hukuksuzluk karşısında başarılı olur ve bu da güzel bir örnek oluşturur.
  • özel okulların %99'unda görülen rezalettir.

    hiçbir özel okul, öğretmenlere ödenen eğitim-öğretim tazminatı (kırtasiye masrafı) denen parayı öğretmenine vermez. genelde kitabına uydurmak için maaşın içinde gösterir. maya koleji tecrübesizlik yapmış. doğa koleji'ni veya bilfen'i örnek alsalar böyle olmazdı. parayı maaşın içinde göster, hooop otur üstüne.
  • gördüğüm kadarıyla, "bütün yaz yatıyorlar, ona saysınlar ekibi" hala arzı endam etmemiş
  • devlet zaten 3 kuruş kırtasiye hizmeti vaat ediyor, onu da ödeyemeyeceklerse siktirip gitsinler bir zahmet. bahsi edilen okul da akademisyen bir eğitimci tarafından kurulmuş proje bir okul. tam hayaller paris gerçekler balgat vakası*
  • maya koleji yönetiminin doğru yönetememesinden kaynaklanan bir rezalettir.

    1) diğer özel okullarda olduğu gibi öğretmenle yıllık sözleşme imzalarken o sene için brüt maaş üzerinden, hangi ay ne kadar ödeneceği üzerine anlaşılırsın. örneğin 36,000tl öğretmenin yönetime maliyeti olsun.

    2)öğretmenlere eylül ayında brüt 36,000/12=3,000 yatırmazsın da 3,550 tl yatırırsın.

    3)kalan 11 ayda ise brüt 2,950 tl yatırırsın.

    4) meb'e karşı borcunu ödemiş olursun, öğretmenlere de abuk sabuk işler yaptırmazsın.
  • sadece eğitim kurumlarında değil her sektörde görülen rezalettir. özellikle asgari ücret 1300 liraya yükselince, çakal patronlar işçilerin banka kartlarına el koyup maaşı kendileri çekiyor ve bankaya yatırdığı 1300 liranın bir kısmına el koyup geri kalanını işçisine elden veriyor. şikayet etsen yaptırım yok çünkü hükümet buna çanak tutuyor. ben işçime tam maaş verip tam sgk yatırıyorum ve çakallık yapan firmalara göre daha fazla giderim oluyor, dolayısıyla ürünümü daha fazla bir rakama satmak durumunda kalıyorum. sonra da bu çakal firmalarla rekabet edemiyorum.

    öğretmenlik konusu apayrı bir olay zaten. özellikle fetulahın okul ve dershaneleri mantar gibi çoğalınca, yıllar içinde özel okullara taviz üstüne taviz verildi. asgari ücretle haftanın 6 günü çalışan çok öğretmen tanıyorum. yine 2000 lira civarı maaş alıp, sgk sı asgari ücretten yatanların sayısı çok çok fazla hatta sgk sı doğru düzgün yatanlar oldukça az bile diyebilirim. kapıcı bile 1400 lira maaş alıyor ama öğretmenlere hala utanmadan 1300 lira veren yüzlerce özel okul var. ilkokul mezunu kapıcı bile özel okul öğretmenlerinden fazla kazanıyor.
    ayrıca öğretmenlere kıdem tazminatı ödememek için de senelik sözleşme yapıp, her yıl istifa ettirip yeniden işe alıyorlar. yaptırım yok çünkü bunu hükümetin desteği ile yapıyorlar. son 10 yılda işçi hakları bitirildi ve şimdi de işçilerin kıdem tazminatına göz diktiler.
  • bu konu ile ilgili yargıtay kararı .özel okulda iş kanuna bağlı çalışanlara bu şekilde bir ödeme zorunlu değil gibi görünüyor . yönetmeliğe baktım orada da hazırlık ödeneği ile ilgili bir şey bulamadım .
  • benzer nice değişik türde rezaletler özel okul özel hastane adı altında faaliyet gösteren ticari zihniyette yönetilen abudik gubidik yerlerde yaşanmaktadır.
    bu da örneklerden biridir.

    devlet şu özel zırttpırı adı altında iş gören herkesi bi sıradan geçirmelidir.
  • ne zamandır böyle bir rezalet okumuyorduk iyi oldu.

    özel öğretim kurumları ile ilgili madde der ki, eğitim kurumları kâr amacıyla değil eğitime destek amacıyla açılır.
    şimdi bakıyoruz, milli eğitim bakanlığı okula ödemesini zorunlu tuttuğu bir para var. okul ödüyor, hesaplara geçiyor bu para. peki elden istemek nasıl bir kurnazlık? peki hesapta masraf olarak gösterilen paranın geri istenmesi mali açıdan da bir suç teşkil etmiyor mu?
    öğretmenlerin gördüğü baskıdan falan hiç bahsetmiyorum. çok çirkin.
    peki aileler bu okula çocuklarını emanet ediyor, buna ne demeli?

    bir eğitimci olarak başkası adına utandım...
  • hakkinda cok bilinen bir fikranin oldugu rezalettir.

    ~~~~~~

    bir zamanlar egitim fakultesinden mezun genc bir ogretmen bavul dolusu para kazanarak ozel okulda ogretmenlik yapiyormus. bunu goren proleterya'dan ay sonunu zor getiren bir vatandas sormus:

    - "ne yapiyorsun hocam?"
    - "maya kolejinde parayi cukkaliyorum isci kardesim" diye cevaplamis hoca.

    mavi yakali arkadas irdelemis tabi:
    - "ilahi hocam, hic bu kapitalizmin kopegi olan okullar sana istedigin gibi para cukkalatir mi? bu maya senin banka hesabinda para tutmaz" demis.

    hoca da durur mu yapistirmis cevabi:
    - "ya tutarsa?"

    ~~~~~~

    sonuc: tutmamis. riski alip da uc kurus kirtasiye hesabi yapan hoca da isinden olmus.

    tanim: rezalet gibi rezalet degildir. rezalet gormek isteyen metro turizm basligina gecsin.