şükela:  tümü | bugün
  • tarih mayıs 2000...
    sayın erdoğan beraberinde ahmet ergün, ali ibiş ve turhan çömez olduğu halde abd’ye gittiler.
    ve bir pensilvanya seyahati yaptılar.

    peki ne konuşuldu bu ziyarette? ne pazarlıklar yapıldı?

    önce akp'nin yandaş medya yazarı abdurrahman dilipak'ın dediklerine bakalım;

    "1998’lerden başlamak üzere amerikalılar, sıklıkla bizlerle görüşmeye başladılar. biri gidiyor, üçü geliyordu. sordukları şuydu: “türkiye’de dindar zemini kuvvetli bir iktidar mümkün mü?” ben ana fikir olarak şunları söylüyordum: “türkiye’de islami-muhafazakâr aktörlerin belirleyici rol oynadığı bir döneme giriyoruz. kronikleşmiş sorunlarımızı eski zihniyetle çözemeyiz; bölge gibi türkiye de yeniden şekillenmek durumunda, batı islam’a, müslümanların hayat tarzına ve kaynaklarına saygı göstermelidir. batı ile savaşmak zorunda değiliz ama batı’nın süren tahakküm ve hegemonyası altında ortadoğu böyle devam edemez. israil sınırlanmalı, rejimler demokratikleşmeli, kaynaklar adil dağıtılmalı, islam’ın cevaz verebileceği siyasetlere engel olunmamalı.”

    yani amerika iktidara getirecek islamcı bir oluşum arayışı içerisinde imiş. peki ne yapacak bu islamcı oluşumu? lafı dolandırmadan direkt abd, ingiltere ve israil'in teklifine göz atalım;

    1- biz sizi iktidara taşıyalım.

    2- size iktidarda sorun çıkaracakları “opere” edelim. size karşı çıkanları itibarsızlaştıralım.

    3- size gerekli finansal destekleri getirelim.

    bunlara karşılık olarak abd, ingiltere ve israil’in isteklerini ise yine abdurrahman dilipak şöyle anlatıyor:

    1- israil’in güvenliğini arttıracaksınız, önündeki engelleri kaldıracaksınız.

    2- büyük ortadoğu projesi, yani sınırların değişmesi.

    3- islam’ın yeniden yorumlanmasında bize yardımcı olacaksınız. amerikancı bir ılımlı islam üreteceksiniz. ortadoğu'ya rol model olacaksınız.

    amerikalılar, ikna edebilselerdi söz konusu projeyi erbakan hocaya uygulatmayı düşünüyorlardı, ancak o reddetti. erbakan hoca vefatından önce hep bunları anlatmaya çalışıyordu ama dinleyen olmadı.

    m. ali bulut’un yazdığına göre o dönemde bu proje rahmetli muhsin yazıcıoğlu’na da teklif edilmiş. yazıcıoğlu, erdoğan’a: “kardeşim zaman ve hadiseler bana öğretti ki, amerika’nın desteğindeki bir siyasete hizmet edilmiyor. eğer millete dayanarak siyaset yapacaksan geleyim. aksi takdirde amerika hep kendine hizmet ettirir.” tayyip bey ona, “bir müddet amerika’nın dediklerini yaparız, sonra millete hizmet ederiz. mani olurlarsa dirsek vurur, gideriz.” deyince rahmetli, “amerika dirsek vurulacak bir güç değil. fil ile gireceğin yataktan ezilerek çıkarsın.” demiş, teklifi nazikçe reddetmiş.

    dolayısı ile erdoğan'ın iktidara gelmek uğruna abd'nin bu arayışları için en uygun adayın kendisi olduğunu göstermek maksadıyla kulis yaptığı net bir şekilde ortadadır.

    bu kirli operasyonlar için işbirliği yapan fetö ve akp'nin birbirleri ile görüşmesinden daha normal ne olabilir?

    bu kirli pazarlığın bir ayağını fetö, diğer ayağını ise akp oluşturmaktadır. nitekim iktidara karşı çıkanları opere etme ve itibarsızlaştırma, ılımlı islam üretme görevlerini fetö üstlenmiştir. görevlerini de harfiyen yerine getirmiştir.

    büyük ortadoğu projesi eş başkanlığı rolünü ise erdoğan üstlenmiştir. bunu kendisi açık açık tvlerde söylemiştir. bop eşbaşkanı sıfatıyla, ırak tezkeresinin çıkması için elinden geleni yapmış, dünyanın dört bir tarafından getirdiği yüzbinlerce cihatcı teröristle suriye'yi paramparça etmiş, müslüman kardeşleri kullanarak mısır'ı karıştırmış, abd ve batı ile bir olup libya devletini yıkmış, ve sonuç itibariyle israil'i rahatlatmıştır. israil, erdoğan'a ve fethullah gülen'e büyük bir şükran borçludur. heykellerini kudüs'ün ortasına dikse yeridir!