şükela:  tümü | bugün
  • her kim ki olursa bu sırra mazhar
    dünyaya bırakır ölmez bir eser
    gün gelir veysel'i bağrına basar
    benim sadık yarim kara topraktır

    (bkz: kara toprak)
  • mazhar alanson'un alametifarika tarafindan yayinlanan modern biyografi kitabi. hayatindaki donum noktasi sayilabilecek olaylar, siirleri, sarki sozleri, ilham aldiklari, gunlukleri olusturuyormus icerigini, kendi el yazisiyla basilmis hem de. en sevilen 14 sarkisinin demo kayitlarindan olusan bir cd de var yaninda.

    kitaptaki fotograflar cem yilmaz, serkan sedele, sevil sert ve koray kasap tarafindan cekilmis, kapak fotografi ise biricik suden'den. editoryal olarak kizi eda alanson'un katkilariyla hazirlanan kitap su isimlere bakildiginda agir medyatik bir tarafa sahip gibi. okumayi istememin nedeni, cocuklugunu, gencligini, ruhani yolculugunu ve bilinmeyen yonlerini anlattigi kitapta hakkindaki sorularima yanit bulmak olabilir. sevsek de kendisini o ego nereden geliyor merak etmemek elde degil.

    kitabin ismi her ne kadar bir yandan deyim olsa da bir yandan da yine bir egonun urunu gibi. alametifarika'dan cikmasi da birtakim medeni durumlari ve komsuculuk iliskilerini hatirlatmiyor degil. bu baglamda nil olmak adli eser yakinda raflarda yerini alabilir.
  • (bkz: scrapbook)
  • mazhar alanson hayranlarının mutlaka edinmesi gereken kitap. içinde çok hoş resimler, mazhar alanson'un hayatından kestiler var. ayrıca içinden bir de cd çıkıyor. mazhar alanson en sevilen şarkılarını akustik yorumlamış.
  • mazhar alanson hayranı olmayanlar için de şahane bir kitap olmuş. hatta 3,5 yaşındaki velet için bile çekici. vak the rock'ın sayfalarında ördek çizimini gören vatandaş "bunu kim çizdiiii" diye haykırıyor. ben de "mazhar abi" diye light ve large bir cevap verince çocuk da işin suyunu çıkarmaya davranıyor: "mazhar abiyi çağırsana evimize, gelsin. ben onu öpücem"

    egosantrik durumlardan dem vuranlar içinse mazhar bey onların hepsine çokça vurmuş zaten vaktiyle, halen de vurmakta, haliyle vurulmakta da, ortada olup biten de bundan ibaret zaten demek gerek.
  • kitabın içinden çıkan cd'nin şarkı listesi:

    1. bodrum bodrum
    2. yandım
    3. benim hala umudum var
    4. ah bu ben
    5. sarı laleler
    6. buselik makamına
    7. sen ve ben
    8. yapma
    9. tam ortasındayım
    10. yalnızlar garı
    11. güllerin içinden
    12. sanatçının öyküsü
    13. gözyaşlarımızı bitti mi sandın

    şu an dinliyorum. pek sade, pek güzel...
  • yaşayan bir kitaptır. el yazısı, tapaj hataları, fotoğraflar, resimler, resimlerin üzerine yazılmış notlar, anlatılan anılar, hikayeler... sanki adam dertleşiyor. ya bu şarkı çok güzeldi ama hiç çalamadık konserlerimizde falan diyor arada.
    bu kitap tam da bir sanatçının öyküsü. yazdıkları, çizdikleri, söyledikleri tüm güzellikleriyle, tüm hatalarıyla...

    "bu cd'deki şarkılarımı mikrofon karşısına geçip bir kerede gacırtısı tısı, tuşu, detonesi, şaşırması, heyecanı, duygusu, hepsi içinde ard arda çaldım söyledim. neticede sonradan hepsini en düzgün haliyle çaldıysam da; daha sonra ilk kaydıma geri döndüm. dinlerken hatıralar, yıllar gözünüzde canlanabilir. ne de olsa sahibinin sesinden. siz de yavaştan yaşlandığınızı hissedebilirsiniz. eski, yeni aşklarınızı hatırlayabilir, ya da yeniden aşık olmak isteyebilirsiniz. bir ipucu vereyim. aşk zordur aklınızda bulunsun. resimlere gelince; yıllar içinde yaptığım şeyler."
  • yeni turku, baris manco, sezen aksu..keske bu gruplar ve sanatcilarin da -belli bir kusagin- cocukluk ve ilk genclik donemine damga vuran sarkilarinin hiyalerini okuyabilsek..
    "mazhar olmak" kitabı mfo sarkilari icin bu imkani veriyor bize. ustelik gorsel ve isitsel malzemesi de kitabı okumaya ayri bir keyif katiyor..
  • bir çok yerinde erkan oğur'un adı erkan onur diye geçer bu kitabın.
  • mazhar alanson'un biraz günlük, biraz hatıra defteri kıvamındaki kitabı.

    kendisinin kitabın başında da belirttiği üzere, hiç bir düzeltme, kurgu vesaire yapılmadan orijinal haliyle yayına verilmiştir. günahıyla, sevabıyla.

    kitap doğal, hoş ve ilginç olmasına rağmen az önce bahsettiğim sebepten ötürü yer yer çok tekrara düşülmüş. yazım hataları desen zaten bir süre sonra ne anlıyorsunuz onu bile kaçıracağınız düzeye çıkıyor..

    bu sebeple az da olsa bir kurgulansaymış bu kitap daha iyi olabilirmiş.. öteki türlü sadece ve sadece mazhar alanson'un yakın çevresinin anlayacağı bir dil ve anlatım biçimine sahip olarak kalacak.

    biz halk içinse, "şu şarkı da iyiydi ama konserde çalamadık" tespitini kitap boyunca 150 kez okumak kalacak..