şükela:  tümü | bugün
  • tüm efsanevi nesiller arasındaki en efsanevi nesildir.
  • zamanında en çok sükse yapan nesil buydu. diğer nesillerin alayı yalan bunun yanında.
  • günümüzün ergenleri olan nesildir. efsanevi nesil dediğin, anne baba, ben doğumgünümü mc donalds'da yapacağım yhaa dediğinde mekdanılts da neymiş huriye teyzenler gelecek cevabıyla ağzının ortasına tokatı yiyendir. olm ben doğum günümü kutladığım yıllarda bi tek mc donald's aksaray da vardı lan onlarda hamburgerci de kim doğum günü kutlar lan sorusunu henüz akıllarına bile getirmemişlerdi.
  • ozel universite mezunu nesildir.
  • çıkışta akülü arabayla sahile giderdi bunlar.
  • benim o dönemdeki arkadaşlarımın bir kısmını oluşturan nesildir aynı zamanda bu.

    ben misal hiç kutlayamadım mc donalds'da doğum günümü falan. hep arkadaşlarımın doğum günlerinde misafir oldum. aslında o zamanlar isterdim de bunu, çok cazip gelirdi. palyaçolar ayarlanırdı, yüzler boyanırdı çiçekler, kediler, kelebekler, aslanlar... teheey, evet efsanevi bir nesildir. o zaman özenilendir de. şimdi büyüdüklerinde çoğu adam olamamıştır ama tesadüfe yoracağım bunu, bir kutlama şekliyle değişmez zira karakter. imkanlar doğrultusunda çocuğun beklentisinin ebeveyn tarafından karşılanabileceği en güzel yerlerdendi sonuçta.

    kendi uktemi doldurmuş gibi hissettim iyi mi?*

    edit : imla
  • "doğum günümü mcdonald's'ta kutladım!" yazılı bir t-shirt giyen nesil.

    bu t-shirt olayı 1997 de vardı, bilmiyorum hala var mı, ama internette buna dair bir görsel bulamadım maalesef.

    yine de doksanlı yılların çocuklarına, nam-ı diğer efsanevi nesile o zamanlar mcdonald's'ın ne kadar egzotik bir şey olduğunu hatırlatacak şu linke bir bakın derim, mcdonald's'ın önünde fotoğraf çektiren insanların olduğu yıllar...
  • aynı zamanda bahsi geçen doğum günlerinde, yaşar'ın divane albümü eşliğinde sandalye kapmaca oynamış nesildir.

    her ne kadar pek çok kez bu doğum günlerine katılmışlığım olsa da, maalesef kendime ait olanı olmadı hiç. minik sandalyelerde oturup hamburgerimizi yerken, bir yandan yüzü boyanan arkadaşımızı ağzımız açık seyrederdik. sıraya geçmek için sabırsızlanırdık.

    bu doğum günlerinde pastalar da barbie bebekli olurdu genelde , erkeklerin pastalarını pek hatırlamayışımı, ilgimi çekmeyişine bağlıyorum. "pastayı nasıl yapmışlar vaayy". diye şaşırırdık her doğum gününde istisnasız.

    sonra hediyeler de şaşkın bakışlar arasında açılır, hediyesine göre değişik oranlarda kıskançlık yaşanırdı.

    o zamanlar ben de çok istemiş olsam da, hiç ısrarcı olmamıştım. şu an kendime kızıyorum, keşke biraz ağlayıp zırlasaymışım, benim de kendi anım olurmuş diye. o yaşta neyin olgunluğunu yaşıyorsam ?
  • (bkz: yazık la kimin çocuğuysa)

    kabul edin, biri gelip yapacaktı.
    hem zeytin yağlı yaprak sarmasız doğum günü mü olurmuş?
  • hatta tepsilere konan reklam servisine o gün gelenlerin imza ve sevgi dolu düşüncelerini yazdıran nesildir. hala durur.