şükela:  tümü | bugün
  • bugün karşılaştığım hadise karşısında düşündüğüm harikulade müthiş ve muazzam fikir.

    işten çıkıp x toplu taşıma aracını kullanarak eve doğru yol alırken, karşıma hiç kimseyi umursamadan bağıra böğüre konuşan bir insan evladı oturdu. kulak misafiri olmayı ayıp gören bir ferdin bile kulak tırmalayan o sesten kendisini muhafaza etme lüksü yoktu. dolayısıyla tatsız bir aksan ile ifa edilen dil katliamına ve bahsi geçen konuya yolcular olarak hep beraber şahit olduk.

    şahsın kullandığı akbil türünden ve telefonlaştığı kişi ile ettiği muhabbetten öğretmen olduğu belliydi. konuşma esnasında sanki yabancı bir lisan ile muhabbet ediyormuşçasına sürekli ııı’layan, her cümlesinin başına ‘’yani’’ sözcüğünü ekleyen, konuşma bitene kadar en az 10 defa ‘’aynen’’ kelimesini kullanan bu zihniyet, telefonun diğer tarafındaki kişiden -öğrencisinin velisinden- özel ders işini kapmak için debeleniyordu. evet evet büyük ihtimalle müstakbel özel ders mağduru kendi sınıfından bir öğrenci olacaktı (çocukcağızın ismini ve performansını biliyordu). bir yandan çocuğunun özel derse ihtiyaç duyduğunu düşünen velinin aynı öğretmenden özel ders talep etmesinde ki mantıksızlığı düşünürken (çünkü çocuk başarısız ise genelde ve haklı olarak ilk suç öğretmene atılır) öte yandan meb’de çalışan personellerin vergi dahi ödemeden böyle bir imtiyaza sahip olup/olmadıklarını sorguluyordum. birinci durum öğretmen ve veli arasında daha spesifik bir mevzu olduğu için daha çok ikinci durum hakkında düşünmek istedim. aklıma ilk 100’e girip mülakat esnasında elenen matematikçi arkadaşım ve yine ilk 50’ye girip aynı sebepler gerekçe gösterilerek elenen sosyal bilgiler öğretmenliği mezunu arkadaşım geldi.

    bahsettiğim kişileri kafamda tahayyül ederken, onları karşımdaki çakma cüppe öğretmen ile mukayese ettim. onlardaki enerji ve yapısal donanım, diyalog kurma becerileri, dinamik görüntüleri, teminat verici duruşları ile o karşımdakinin nitelikleri… işin bu kısmında yandaş olup pozisyon alan herkese güzellemeler yağdırdım. zihnimi tekrar topladıktan sonra aklıma birden bu dahiyane fikir geldi. sahi, devlet neden atanamayan öğretmenler için böyle bir uygulama başlatmıyordu?

    meb’in; atanamamış öğretmenlerin mağduriyetlerini bir nebze de olsa gidermek, eğitimde istihdam ve kaliteyi arttırmak ve aç gözlü kadrolu öğretmenlerin vergiden muafmışçasına böyle bir eyleme teşebbüs etmelerini engellemek için bu eylemi derhal mevzuata sokması gerek…