şükela:  tümü | bugün soru sor
  • gidilmesi zorunlu olan yön... (bkz: tek yön) (bkz: ordular ilk hedefiniz akdeniz ileri)
  • bir ekşi sözlük yazarı. nesli meçhul.
  • bir nurdan beşergil kitabı olmakla birlikte ana karakter üzerinden yapılan özgür irade tanımı ile şahsımı aptalca sevindirmiştir. şöyle ki; "fakat nedense özgür irade bende çarpık işliyordu. bir olay ya da söz karşısında kendi kendime, varlığımın otomatik olarak harekete geçirdiği bir düzenek sayesinde bir değerlendirme yapıyordum. bu değerlendirmenin sonucunda bir davranış şekli belirliyor, bunu aynen uyguluyor ve uygular uygulamaz da yaptığımdan pişman oluyordum. özgür iradem, özgür irademi yönlendiren ve çalıştıran vicdan, akıl, deneyim ve ne olduklarını bilmediğim bana özgü diğer içsel titanların elinde oyuncak oluyordu. özgür irademi önce yaratıyor, sonra maymuna çeviriyordum."
  • hakkında neler dediler:

    "bir kitap okudum, ayna tutulmuş gibi oldum; kendimden tiksindim, aynadakini sevdim." bill cleandon, istanbul, 2010.
  • nurdan beşergil'in ikinci kitabı..

    “sevgililerimle evlenmek istemiyordum, memuriyet sınavlarına girmek istemiyordum, bankalara iş başvurusunda bulunmak istemiyordum. ne istediğini bilenlerin de çok iyi bildiği gibi, ne istemediğini bilmek, ne istediğini bilmek otobanında geri geri gitmekle aynı anlama geliyordu.”
  • hahahah çok tatlı ya.

    (bkz: #54136282)
  • mesaj alımını sadece badilist ile sınırlandıran yazar.

    insanlar bana göre ikiye ayrılır; hayır kadın-erkek, türk-kürt, alevi-sünni, akpli-chpli diye değil. gerizekalılar ve gerizekalı olmayanlar olarak...

    açıkçası sözlüğe her gün giren birisi değilim, ayda yılda bir giriyorum ve her girişimde de taa seneler önce yazdığım birkaç entrye gelen birbirinin karbon kopyası aynı aptal yorumları okumaktan, aynı aptal soruları cevaplamaktan gına geldi diyebilirim.

    daha bunun partizanlık yapmak için "ama yol yabdılar" tadında gerizekalı kere gerizekalı yorumlar yazanı var, ilk mesajdan küfür edeni var, var oğlu var...

    hadi trolleri, küfürbazları engeller geçersin ama gayet naif, safça yazılmış mesajları okuyup da cevap vermeme kabalığını kendime yakıştırmıyorum, bilakis 10 paragraf cevap yazıyorum ama yine bakıyorum, karşı taraf yazdıklarımı okumamış/anlamamış aynı şeyleri yazmaya devam ediyor. allahım kabus gibi...

    normal şartlar altında 5 dakikada sıkılacağım bir muhabbeti günlerce haftalarca devam ettirmek, karşında -özünde iyi birisi olan- ama aptal saptal yazıp çizmeye devam eden biri ile uzun uzun yazışmak adeta bir işkence benim için.

    o yüzden alınmaca gücenmece olmasın, kimse konuyu şahsi algılamasın, varsın bana burnu havada desinler, birkaç haftadır mesaj alımını badilist ile sınırlandırıp huzura erdim.

    konuyu şahsi algılamayın, ne diyordu şarkıda?..

    seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli...