şükela:  tümü | bugün
  • bir fikir için savaşmak, aklın üstünlüğünü korumaya çalışmak, gerici çoğunluğun bağnazlığına kafa tutmak, her türlü insana hizmet etmeyi amaçlamış olup bunu tek başına dahi kalınsa yapmaya çalışmak medeni cesarete sahip olan insanların özelliklerinden birkaçıdır*. günümüzde gaz verici bir söz öbeği olup genelde orasını burasını açanları** teşvik amaçlı kullanılır.
  • pekçok kişinin,, bi karşı cinse gidip onu bafilemek istediğini açıkça söylemesi olarak algıladığı olgu..
  • medeni hukuk dersinde hocaya laf sokmaya çalışmak.
    (bkz: kelime oyunlu cin entryler)
  • bağlantılı olarak "ilk medeni cesaret" tanımı da olduğunu belirtmeden geçmeyelim, kimi lise ve dengi* dönemi kızlarımız için ilk medeni cesaret:

    - kadıköy'de bir cafeye üzerinde üniforma olmasına rağmen girmeye çalışıp muvaffak olmak (vauv*)
    - istanbul sokaklarında çeşitli kostüm ile, gerek saç savurarak gerekse amuda kalkarak fotoğraf çektirmek, halkın ilgisine mazhar olmak (the world is not enough)
    - cüceden hallice olmak ayrıntısına takılmaksızın çeşitli ajanslara azmin elinden hiç birşey kurtulmaz prensibi çerçevesinde sızmak (ben bana hayran bana kurban)
    - kaç pas atarsam kaç response alırım* sorusunu istatistiğe bağlayıp ilk unofficial teenage piar-gallup ajansını kurmak (ping pong)
    - mastar halinde mal olmak

    şeklinde tanımlanmıştır, tanımlanacaktır, now and forever. may they rest in peace*. amen.
  • medeni cesaret denen shey,insanlarin birbirlerine üstü kapali cikarlariyla yakla$irlarken bütün amachlarini örtbas etmek üzere uydurulmush bir kavramdan ba$ka bir$ey degildir.
  • sapıklık* ile karıştırılmaması gereken olgu
  • bilmiyorum bunun bir yarışması bir ödülü falan var mıdır ama varsa benim adayım etilerden bindiği otobüste fütursuzca playboy okuyan arkadaştır. zira kendisi dergiyi şöyle bir karıştırmakla kalmayıp orta sayfa güzeline zumlamış, çadırı kurup otobüsü panayıra çevirmiştir. iki durak sonra inmeye kalkınca da ayaktaki kalabalığı musanın kızıl denizi ayırması gibi yarmış, otobüs halkına korkulu anlar yaşatmıştır. hele ki göt havliyle kendini iki yaşlı teyzenin kucağına fırlatan adamcağızın yüzündeki dehşet ifadesi görülmeye değerdi. geçirdiği travmaya bakarsak kendisinin bir ömür boyu olayın etkisini üzerinden atabileceğini sanmıyorum. muhtemelen bir daha otobüse binmeyecek ya da dürüm döner falan yiyemeyecektir.
  • tedde hocalardan birinin sordugu "tunalida bir kasa limon satabilir misiniz?" sorusu bu olguyu orneklemek icin kullanilmistir; sinif dusunup dusunup konusamamis sessiz kalmistir ("aman tanrim tunalida limon? ben?" gibi...)