şükela:  tümü | bugün
  • on not: bu konuda hasta deneyimini kayit almak ileride bunu yasayacak kisilere yol gosterebilir. zaman icinde eklentiler yapacagim.

    eveet, hos geldin pek sayin pek sevimli sey !

    pazar gunu agir bir trafik kazasi gecirdim. arac perte cikti ama ben hafif atlattim. hafif dedigim de sag ayak bilegimin malleol denen kemiginde tek tarafli medial kirik var. 2 gun kirik bilekle durdum. atelle sabitlemislerdi. kaza sonrasi da yurumustum. kazadan tam 48 saat sonra dun ankara guven hastanesinde ameliyat oldum.

    kemik agrisi konusunda yeterince sey duydugum icin kendimi en kotusune hazirlamistim. evet dunyanin en kotu agrisi. dis agrisiyla yarisir. ama daha once 6 apranax fort, 2 tane voltaren igne ile gecmeyen, kafami duvara vurma istegi yaratan bir dis agrisi cektigim icin hemsirelere agri seviyemi hic 10 olarak soylemedim (aman ne mutlu !). ameliyat acisi, kemik agrisi, ayni pozisyonda durmaktan kas agrisi, zonklama derken cidden o efsane agriyi yasadim. ameliyat aksami saat 9'da agri kesici yaptilar. cok az etki etti. bir sonraki ne zaman dedim, gece saat 3'te dedi hemsire. sonra dedim ki sen bu agriyi cekeceksin, ilac beklemenin luzumu yok. agri esigi yuksek insanimdir. kirik bilegi 1 gun sonra asagi yukari buktuler, bastilar gik demedim. bu biraz acir dedikleri hicbir tedavide agzimi bile acmam. aciyi kabullenebilen biriyim. neyse, aksam 9'dan sonra hafif bir agri kesici baglayacaklardi (etkili olan kalcadan yapilmisti, arada bir de baska bi sey bagliyolardi) dedim baglamayin. bu tarz seylerin bobrekler icim yorucu oldugunu bildigimden, cok etkili olmadigi surece gerek gormedim. gece boyu, sabah 10'a kadar ilk geceyi tamamen agri kesicisiz gecirdim. doktorun yazdigi agri kesicilerin hicbirini almadim (bu da heralde bilek kirilmasi gibi bir ameliyat sonrasi ilktir). gece boyu cok nadiren uyudum. bolca meditasyon ve nefes terapileri yaptim (youtube'da cok iyi videolar, guided meditation'lar var). komikli videolar, belgeseller izledim. agri o kadar coktu ki, sanirim beyin bunu kabulleniyor ve uyari dozunu azaltiyor. ara ara o agriyi cok normallestirdigimi ve unutabildigimi farkettim, hatta bir sure derince uyudum.

    sabah ilk pansuman yapildi. ameliyat yerini bolca oynattilar, yaraya yapisan sargilar cikti, agzimi acmadim. bunu israrla soyleme sebebim su. zor bir surec. kabullenmesi de zor. ben iki gun sonra yurtdisi seyahatine gidecektim. tropik bir adada keyif yapacaktim, ama su an hastanede yatiyorum. 5-6 bin liralik seyahat masrafim da uctu gitti gibi. bu psikolojiyle bu agri cekilmez. ama kabullenip icsellestirip "ben bunu cekecegim, caresi yok" derseniz surec daha kolay. ustelik daha 1 yil olmadi, bel fitigi ameliyati olmustum. benzer surecleri gecirip ameliyat etksini anca attim derken paat diye hastanelere dondum tekrar.

    2 tane kalici vida yapildi. doktorum kalici alci yapmak yerine kayak botu gibi olan seylerden takmami istedi. 3 hafta sonra ufak tefek hareket yapabilirmisim. 45 gun is goremezlik raporu, 6 ay spor yapamaz raporu verdi. 3-4 saat sonra taburcu olacagim.

    gün 2:

    ben böyle ağrının anasını avradını... neyse. yukarıda yazdığım o polyanna cümleleri iş hareket etmeye (hareket dediği koltuk değenekleriyle tuvalte gitmek) gelince tuz buz oldu. o aircast'in ağırlığı ameliyatlı kemiğe öyle bir basıyor ki yarım saat saçlarımı yolduğumu bilirim.

    araştırdıkça öğrendim ki atropi yani kas kaybı bağıra bağıra geliyor. hayatım boyunca futbol oynadım. bacağımdan pantolon geçmez derler ya, o derece kaslıdır. fotoğraflardan gördğüm kadarıyla tedavi bitiminde 2 bacak arasında yarı yarıya fark olacak. sağ bacağım ergen bacağı gibi incecik kalacak. kendimi buna da hazırlıyorum.

    gün 7: ilk 1 hafta ağrı kesici kullandım. yatarken ya da ayağımı uzatıp otururken çok az ağrı oluyor. fakat ayağa kalkıp da ayağa kan yürüdüğünde berbat bir ağrı oluyor. bacak kemiğinin kendi ağırlığı da baskı yapıyor olmalı. 7 günün sonunda ilk doktor randevumuz var. şişlik ve morluk hala çok belirgin. bilek hala davul gibi. doktor gördüğünde son derece iyi olduğunu söyledi. yaranın üstündeki bandajı çıkardı. yarayı bir zar gibi kaplayacak bir sprey sıkıp yolladı. banyo yapabileceğimi, su değse bile sorun olmayacağını söyledi. 3 hafta sonrasına randevu verdi.

    gün 14: koltuk değneği değil, yürüteç çok ama çok daha konforlu. üstelik çok daha güvenli. avuç içlerimdeki ağrıyı saymazsak rahat bir hafta geçti. ağrı kesici yazmamıştı zaten doktor da. sadece ilk birkaç gün advil içtim ağrı biraz artınca. onun dışında çoğu zaman hiç ağrım olmadı. fakat hala şişlik var.

    gün 25: bacak bacak üstüne atabiliyorum .ağrısız bir şekilde ayakta durabiliyorum (kırık bilek üstüne asla basmadan tabi ki). dikkatli bir şekilde masada yemek yiyebiliyorum. bileğimi az da olsa ileri geri hareket ettirebiliyorum (çok az düzeyde yapıyorum. 2 gün sonra doktordan izin almadan ciddi harektlerden kaçınıyorum. benim kırığım tek yönlü ve kemiklerim oldukça kalın. sizde iyileşme süresi farklılık gösterebilir. o yüzden bu hareket ettirme konusunu tavsiye olarak almayınız). baldır kaslarımın 1/4'ü gitti. yine de korktuğum kadar değil şu an. bunu da sanırım protein tozuna borçluyum (evet o korktuğunuz, bildiğin peynir tozu). bileğimi hareket ettirirken beni zorlayan şey ameliyat yeri ya da kırık kemiğim değil. ön ve arkadaki tendonlar daha büyük sıkıntı çıkarıyor. adeta donup kalmışlar. bileğimi istesem bile oynatamıyorum. beni engelleyen bir acı yok. fakat bileğim, tendonlar, kaslar öylesine işlevsiz kalmış ki normal aralığının %20'sinde ancak hareket ettirebiliyorum. şişlik oldukça azaldı. yer yer morluklar devam ediyor.

    2 gün sonra tekrar kontrol var. gelişmeleri yazarım.

    ameliyattan 27 gün sonra 2. kontrolüm yapıldı. röntgen çekildi. çok iyi şekilde kaynadığı görüldü. doktorum yine de yük vermek için 2 hafta beklemeyi tavsiye etti. bu iki hafta içindeki en büyük problem aşil tendonu. aşil tendonu kısalmış, esnekliğini yitirmiş. açmaya çalıştıkça ağrıyor.

    gün 35:

    (yine uyarmam gerekir. normalde 42. günden önce tavsiye edilmiyor. ben kendimi iyi hissettiğim ve bu konuda kendime güvendiğim için yapabildim. kendime çok çok iyi baktığımı da eklemeliyim. siz yine de doktorunuza sorun. her kırık, her bünye, her kemik farklıdır tabi ki) uzun süren tedavi ve egzersizlerin ardından bugün sabah kendimi nedense çok iyi hissettim. zaten tendonları ve bileğimi açmak için sabah akşam egzersiz yapıyorum. baldır kuvvetlendirme hareketleri yapıyorum. ayağımı gerdiriyorum. üzerine yük vermeden yürüme hareketleri yapıyorum. dün, ellerim yürüteçte olacak şekilde adım atmayı denemiştim. ayağım çok güçsüz olduğu için hiç basamadım. bunda sanırım güçsüzlük kadar yürüme refleksiniz kaybetmek, psikolojik olarak acıyacağından korkmak, ayağın esnekliğini kaybetmesi gibi etkenler de var. bugüne dönersek, sabah yine her gün olduğu gibi ayak egzersizlerimi yaptım. ayağa kalktım. nedense bir an adım atabileceğimi hissettim. 1 adım attım. sıkıntı olmadı. 1 adım daha attım. sonra sanki birden bire beynim nasıl yürüneceğini hatırladı. yatak odasından salona kadar yürüyerek gittim. yürümek dediğim elbette çok ilkel düzeyde ama sonuçta desteksiz olarak 10-15 adım attım. ameliyat yerim çok az acıdı. asıl ağrı ayağımın diğer kısımlarında ve ayağımın altında oldu. uzun süre sonra baskı yemekten oldu sanırım.

    gün 36: resmen yürüyorum ! basmaktan dolayı ayağımın tabanı çok açıyor. spor ayakkabı giyince neredeyse tamamen normale yakın şekilde yürüyorum !!!

    yarın tekrar kontrol var. devam edecek...

    ameliyattan 14 ay sonra: bilegimdeki civileri cikarali 3 ay oluyor. civiler ciktiktan sonra tek tuk olan agrilarim da buyuk olcude bitti. gundelik hayatta diger bilegimden farki yok. kosuyorum, zipliyorum, gerdiriyorum. yine de bilek donmasina, kas kaybina, tendon kisalmasina dikkat. ozellikle rehabilitasyon surecinde tendon ve bilek esnetme hareketleri cok cok cok onemli.
  • 27 temmuz günü ufak bir aksiyondan sonra sağ ayağıma yan basmam dolayısıyla önce hafif incinme sanıp cumartesi acilde medial malleol kırığı olduğunu öğrendiğim vakam.

    cumartesi acile gittim alçıya aldılar. cumartesi, pazar çok bi ağrı çekmedim. pazartesi doktora uğradım alçının kurtarmayacağını ve operasyon geçireceğimi söyledi. aynı gün hastaneye yattım. hastanede iğneler falan acı konusunda gayet iyi durumdaydım.

    çarşamba sabah ameliyata girdim. ort 45 dk sürdü. bel altı anestezi. iğneyi belden yapıyorlar ayrıca ağrı kesici motor serum için yol açıyorlar, çok acı hissetmedim. ameliyatta keza öyle totalde 2 adet vida atıldı ayağıma. röntgensadece kemikle oynama ve vidanın takılma anını acısız hissettim. ameliyattan sonra 2 saat su, 4 saat sıvı ve yumuşak diğer gıdaların yenmesi yasaktı. gün içinde de aynı şekilde ertesi gün normal gıdalara döndüm.

    anestezinin etkisi ortalama 6 saat sürdü doktorun anlayacağım dilde ne zaman gaz çıkarırsan o zaman vücut normale dönmüştür demesi ve sonda korkusu yüzünden sürekli tuvalet ihtiyacı hissetmem bayağı sıkıntı oldu. ardından ağrı kesiciler ve ağrı kesici motor kapsül serum enjekte edildi. totalde gün içinde 3 normal elektrolit serum ve bu kapsül serumun bir kısmını yedim. bir ara tuvalete kalkarken sağlam olan sol ayağımda güç kaybı ve hissizlik oluştu yere düştüm. sorun kapsül serumdanmış ağır geldiği için çıkarttılar. ertesi gün taburcu edildim. şimdi önümde 1.5 aylık bi maraton var bakalım ne olacak.

    ağrılarım yok denecek kadar az 1 hafta antibiyotik ve ağrı kesici ilaç tedavim var. 3 güne 1 pansuman, 15 gün sonra dikiş alımı, 20 gün sonra ise alçı çıkartılacak. korkulacak bir şey yok ama yinede dikkat edin ameliyatlık olmayın. evde sıkılan biriyseniz hele çekilecek yanı yok.