şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: yesrib)
  • yesrib isimli arap sehrine muhammed peygamber tarafindan verilen ad. aydinlar sehri demektir.
  • resûlullah efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “evimle minberim arası cennet bahçelerinden bir bahçedir.” (müttefekun aleyh; sahîh-i buhârî ve müslim)

    medîne-i münevvere’ye giden kimsenin niyet ve maksadı tamamen resûlullah efendimizi (s.a.v.) ziyâret etmek ve onun mübârek rûhâniyeti ile müşerref olmak, onun mescidini de ziyâret edip, orada namaz kılmak olmalıdır. peygamber efendimizi (s.a.v.) ziyâret etmek, gücü yetenler için vâcib derecesinde bir sünnettir. vâcib diyenler de olmuştur. imkânı olduğu halde peygamber efendimizi ziyâret etmemek büyük gaflettir.

    resûlullah efendimizi (s.a.v.) ziyârete giden kimse, yol boyu salât ve selâmı çok söylemeli. yaklaştıkça azmi, aşkı ve muhabbeti artmalı, tevbe ve istiğfarla resûlullâh’ın (s.a.v.) şefâatini ümit etmelidir.

    cenâb-ı hak, nisâ sûresi’nin 64. âyet-i kerîmesinde (meâlen): “...şâyet onlar kendilerine zulmettikleri vakit, sana gelip allah’tan mağfiret dileselerdi ve onlara peygamber (yani sen) de istiğfarda bulunsaydın, elbette allâh’ı tevbelerini hakkıyla kabul edici, çok bağışlayıcı bulacaklardı.” buyurmuştur.

    bu âyet-i kerîmede, resûlullâh’ın (s.a.v.) şefâatine mazhar olan günahkârların allah tarafından ilâhî affa nâil olacaklarına ve tevbelerinin kabul olunacağına işâret vardır.

    büyük âlim imâm kastalânî (rah.) şöyle söylemektedir: resûl-i ekrem’in (s.a.v.) kabr-i şerîfini ziyâret, mânevi yakınlığa vesîle olan amellerin en büyüklerinden; tâat ve ibâdetlerin en fazla ümit bahşedenlerinden; yüce derecelere erişmenin en uygun yollarındandır. kim bunun aksine inanırsa, islâm bağından kopmuş, allâh’a, resûlüne ve âlimler topluluğuna muhâlefette bulunmuş olur.

    resûlullah efendimiz (s.a.v.) buyuruyorlar ki:

    “kim beni vefâtımdan sonra ziyâret ederse, beni hayatımda iken ziyâret etmiş gibidir.”

    “kabrimi ziyâret edene şefâatim vâcib olur.” (hac rehberi, fazilet neşriyat)