şükela:  tümü | bugün
  • metallica'dan kovulan dave mustaine'nin kurup ba$ini cektigi, iron maiden ve metallica ile beraber 90'lara damgasini vurmu$ heavy metal'in en degerli gruplarindan biri.

    marty friedman'in katilimiyla tavan yapan enstruman hakimiyetleriyle beraber mustaine'in e$ine zor rastlanir vokaliyle on plana ciktilar, rust in peace albumuyle cok tanindilar.. gitarlarin teknik kullanimi ust duzey olmasina ragmen (bkz: hangar 18) (bkz: holy wars) cogunlukla malmsteen sentetikliginde degildir, $arkinin temasiyla uyum halindedirler.

    megadeth anti-militarist, ozgurlukcu, dunyayi ve siyaseti cok onemseyen tavriyla on plana cikmi$ bireysellikten uzak bir gruptur. fanatik hayran kitlesine sahiptir ve dave mustaine yillardir bu grubu degi$en kadrosuna ragmen pe$inden surukledigi icin her anlamda ba$arili bir sanatcidir.

    2001 ve 2005 yilinda turkiye'de iki konser verdiler, birincisinde en onde bagirip cagiriyordum ikincisine gidemedim.. ancak $ov olsun, geni$ bir dinleyici kitlesinin yuregine ula$abilme olsun megadeth iyidir, iyi az kalir, süperdir..
  • grupların kalitesini sahip oldukları hayran kitlesine göre belirlemek yerine, yazdıkları gitar riflerine, sololarına, şarkı sözlerine ve duygulara hitap etmesine bakarak karar vermek daha adil olacaktır sanırım. tabi ki zevk sonuçta herkes sevmeyebilir. ama ölçüt popüler olmak olmamalı. dünyada çok gereksiz olmasına rağmen o kadar büyük hayran kitlesine sahip gruplar, sanatçılar var ki...

    ayrıca, dave mustaine bir röportajında "slayer'dan kerry king bir dönem megadeth'le çaldı. ben metallica'dan kovuldum ki kill'em all ve ride the lightning albümlerinde birçok rifim var. james hetfield'a tekniğimden birçok şey gösterdim. e megadeth'i ben kurdum. dünyadaki en iyi 4 metal grubunun 3'ünü etkilemişim. bu ego değil. gerçekler." diyor. fazla söze gerek yok sanırım.
  • çok sevdiğim bir gruptur ama megadeth'i övecem deyip de ergenler gibi gelip metallica'ya gömmeyin. biri demiş ki; "metallica gibi popüler kültüre yenik düşmedi" bu konuda emin miyiz acaba?

    evet metallica 90'lardaki grunge fırtınasından yoğun etkilenip 96 ve 97 yılında grunge rifflerine benzer riffler ve vokaller barındıran load ve reload albümlerini yayınladı.
    peki o yıllarda megadeth grunge'dan etkilenmedi mi? tabi ki etkilendi. megadeth'in 97 yılında çıkardığı cryptic writings albümü bangır bangır grunge kokan bir albümdür. albümü sololardan arındırsak nur topu gibi alice in chains kalıyor ortaya.

    şimdi siz grunge'ı nirvana ve pearl jam'den ibaret sanıyorsunuz ama 93 yılında alice in chains 94 yılında da soundgarden grunge türünde amerika listelerinde zirveyi gördü. bu 2 grup grunge'ın metale yakın damarıdır.

    son bir not düşelim bu konuda, soundgarden vokali chris cornell öldüğü gün megadeth çıkıp chris'in anısına soundgarden'dan outshined'ı canlı coverlamıştır. bu adam için fanlarına shut up bile çekmiştir. haaa dave reyizin nefesi parçaya yetmemiştir ama sıkıntı değil. chris'in kendisi de son yıllarda parçayı söyleyemiyordu:)
    https://www.youtube.com/watch?v=bhqmvnlphe8
  • 20 yıldır dinlediğim, sadece bir kez canlı izleyebildiğim (3 temmuz 2001 - istanbul) sanırım en sevdiğim grup. kişisel beğenime dayanan "best to worst" listem:

    *****rust in peace (1990)
    kusursuz. dinlemekten asla sıkılmadığım, her dinleyişimde ilk dinleyişimin heyecanını yaşadığım albüm. evde plak, cd, remaster cd, kaset her türlü formatı olsa da hala cd'sini görünce bir daha alayım mı diye tereddüte düştüğüm albüm.
    çocukluğum, gençliğim, orta yaşlılığım...

    *****peace sells... but who's buying? (1986)
    kalbimdeki yeri rust in peace'e çok yakın. zaman zaman en iyi megadeth albümü olduğunu da düşündüğüm olmuştur. rust ve peace'e yaklaşımım şöyle aslında; o an rust dinliyorsam rust'ın, peace dinliyorsam peace'in daha iyi bir albüm olduğunu düşünüyorum. o yüzden bu 1. sıra 2. sıra ayrımı çok net değil. ama rust'ı daha önce dinlediğim için rust'ı koydum zirveye.
    peace sells, rust'ın aksine kusurlu bir albüm. (prodüksiyon vs.) ama bu özelliği onu daha da iyi, daha da yırtıcı bir thrash metal albümü yapıyor. metal müziğin en önemli yılı kabul edilen 1986'nın incilerinden.
    ayrıca en sevdiğim megadeth kapağı. (bkz: ed repka)

    *****countdown to extinction (1992)
    thrash metalden uzaklaşma yolunda atılan ilk adım. muhtemelen metallica'nın black albümünün başarısı ile şekillenmiş ve çok da başarılı olmuş bir albüm. megadeth diskografisi içinde şarkı sözlerini ve dave mustaine'in vokallerini en çok sevdiğim albüm. rust in peace gibi bir kusursuzluğun arkasından grubun farklı bir tarzda aynı ihtişamı koruyabilmesi hayranlık uyandırıcı.

    ****so far, so good... so what! (1988)
    müzikalite bakımından diskografide daha iyi albümler olsa da bu kişisel bir liste ve benim en sevdiğim 4. megadeth albümü so far... in my darkest hour, mary jane, hook in mouth vs hepsi inanılmaz şarkılar. daha önce ayrıntılı yazmıştım.

    ****youthanasia (1994)
    countdown'ın thrash'e kayan yönleri törpülenmiş, akılda kalıcı, kolay dinlenilir şarkı yazma konusuna ise daha çok ağırlık verilmiş. 90'lardaki thrash gerilemesinden çok da hoşlanmayan thrash fanboylarının geri plana attığı ama olgunlaştıkça değeri daha da iyi anlaşılan bir albüm.

    ****cryptic writings (1997)
    bu sırada fazlasıyla duygusal davranıyorum çünkü bundan sonra yazacağım iki albüm de cryptic writings'den müzikal anlamda daha iyi. cryptic writings ise ben megadeth ile tanıştığımda piyasadaki son albümleri idi. youthanasia'nın kardeş albümü sayılır ama onun kadar güçlü değil. yine de secret place, she wolf, use the man ve trust gibi muhteşemlikler var. şöyle bir şarkı listesine baktığımda, ismini gördüğümde kafamda çalmayan, hatırlamadığım, hatta sözlerine eşlik edemeyeceğim bir şarkı yok. dolayısıyla benim için önemli bir albüm.

    ****endgame (2009)
    bu albümün özelliği ise ben megadeth ile tanıştıktan sonra çıkan albümler arasında en sevdiğim oluşu. başarılı bir thrash günlerine dönme çabası. gerek güçlü thrash şarkıları gerekse de countdown albümü tarzında parçalarıyla megadeth'in en güçlü zamanlarını başarıyla hatırlatan bir albüm.

    ****dystopia (2016)
    super collider faciasından sonra gelen ve beni çok şaşırtan megadeth albümü. söz konusu albümden sonra bir daha hiç bir megadeth albümünün bütün şarkılarıyla aklıma kazınacağını düşünmemiştim ama dystopia geldi ve aylarca beni meşgul etti. hala bazen özleyip bazı şarkılarını açıyorum. modern megadeth klasiği. endgame ile kalbimdeki yerleri çok yakın.

    ***the system has failed (2004)
    buradan itibaren baştan sona güçlü albümler kategorisinden çıkıp güzellikler barındıran albümlere giriyoruz. system de böyle bir albüm. kick the chair, scorpion, truth be told gibi güzellikleri ve kendine has bir ruhu var. çıktığı zaman fazlasıyla dinlemiştim. sonraki yıllarda ise albüm bazında değil şarkı bazında geri dönüşlerim oldu. yine de severim.

    ***killing ıs my business... and business ıs good! (1985)
    çiğ thrash metal. peace'lerin ve rust'ların sinyallerini veren bir debut albüm. ilk albüm olmanın çeşitli tecrübesizliklerini barındırsa da oldukça parlak bir başlangıç albümü. mechanix ve loved to deth eskimeyen güzellikler.

    ***the world needs a hero (2001)
    risk ile karşılaşılan başarısızlık sonrası birilerine yaranmaya çalışma albümü. aslında bir sürü güzel şeyler var ama biraz kafası karışık bir albüm. azıcık da şundan koyalım azıcık da bundan koyalım derken karakterini kaybetmiş bir garip albüm. megadeth'in 2001'deki istanbul konseri öncesi yayınlandığı için epeyce vakit geçirmiştim bu albümle. bütün olumsuz eleştirilerime rağmen yine de tüm şarkıları eşlik edebilecek kadar bilirim.

    **risk (1999)
    megadeth diskografisinin en alakasız albümü. herkes kadar nefret etmiyorum aslında, çok başarılı bulduğum yönleri var. ayrıca yayınlandığında satın aldığım ilk megadeth albümü. o zamanlar sabah gazetesi ünlü satanistlerin resimleri diye megadeth'in risk albümü için çektirdiği fotoyu kullanmıştı. çıkışını beklediğim ilk megadeth albümü olduğu için de büyük bir gazla defalarca dinlemiştim. bu yüzden tüm şarkılar aklımda, güzel besteler var içinde. alakasız olsa da insanların düşündüğü kadar kötü bir albüm değil.

    **thirteen (2011)
    never dead ve we the people şarkıları aklımda. bir de eskiden kaydedilen ama yayınlanmayan, bu albüme doldurulan millenium of the blind gibi şarkılar var. genel hatlarıyla iyi hatta bir üst sıralardaki risk ve world needs albümlerinden de iyi ama bir türlü benimseyemediğim, sahiplenemediğim bir albüm. ayrıca ismi en ergen, en kötü megadeth albümü.

    **united abominations (2007)
    yarısı güzel albüm. peace sells göndermeli kapağı ve washington is next, united abomination ve never walk alone şarkıları güzel. albümün ikinci yarısından aklımda kalan şarkı olmamış. çalsa sözlerine eşlik edemem.

    *super collider (2013)
    tracklisti hatırlamak için baktığım tek albüm. bir tek dance ın the raini olumlu hatırlıyorum onun da müziğini hatırlamıyorum. verdiğim paraya tamamen acıdığım, benim için bir şey ifade etmeyen ama arşivde eksik olmasın diye rafta duran, en sevmediğim megadeth albümü.
  • dave mustaine’i hiç sevmezdim. bana şımarık ve itici bir tip gibi gelirdi. megadeth’in bazı şarkılarını (hangar 18, lucretia, a tout le monde vs) severim ama çok dinlediğim bir grup değildir.

    birkaç sene önce scorpions konserinde ön grup olarak çıktılar. “eeh dinleyelim madem” diyerek dinledim. gerek mustaine, gerek diğer grup üyeleri hem zamanında sahne aldılar, hem aşırı profesyoneldiler hem de kusursuz bir icra yaptılar. saygı duydum. dört dörtlük bir şovdu.

    mustaine belki özelde hala çok kıldır ama gruba önyargılarımı yıktılar. takdir ettim.
  • megadeth hakkında muhtemelen bilmediğiniz 20 gerçek:

    1) metallica'dan kovulduktan sonra dave mustaine, ikinci küresel hakimiyet (!) girişimini kısa bir süreliğine tele pazarlamacı olarak çalışarak denemiştir.

    2) dave mustaine, diamond head'in eski vokalisti sean harris'in megadeth'in frontmani olmasını istemiştir. megadeth'in kuruluşundan 10 yıl sonra ise dave mustaine, diamond head'in geri dönüş albümü death and progress'te konuk sanatçı olarak yer almıştır.

    3) megadeth'in ilk albümünde bulunan nancy sinatra cover'ı these boots are made for walking, şarkının orijinal bestecisi lee hazlewood şarkının cover'ını çirkin ve saldırgan olarak gördüğü için bulunduğu albümün 1995 sonrası basımlarında albümden çıkarılmıştır.

    (not: şarkı 2002 yılına kadar olan basımlarda albüme dahil edilmedi, 2002 yılında sansürlü hâlde yayınlandı.)

    4) megadeth'in sevimli maskotu vic rattlehead, dave mustaine tarafından tasarlanmıştır. death, dark angel ve municipal waste gibi grupların da albüm kapaklarını tasarlayan sanatçı ed repka, dave mustaine'in yönetimi altında peace sells... but who's buying albümünün kapağını tasarlamıştır.

    5) wake up dead'in klip çekimleri sırasında, bir megadeth hayranı çekimin yapıldığı hangardaki bir uçağı baştan sona sprey boya ile boyamıştır. (cezasını dave mustaine ödemiştir.)

    6) 1987 yılında çıkan megadeth albümü so far so good... so what'ta davulları çalan chuck behler, kendisinden önceki megadeth davulcusu gar samuelson'ın davul teknisyeniydi. chuck behler'ın megadeth'te geçirdiği dönemdeki davul teknisyeni ise kendisinden sonra megadeth'in davulcusu olacak nick menza'ydı.

    7) dave mustaine "rust in peace" ismini bir aracın tamponundaki bir stickerda yazan “may all your warheads rust in peace.” yazısından almıştır.

    (may all your warheads rust in peace: bütün nükleer silahlarınız huzur içinde paslansın)

    8) countdown to extinction albümüyle aynı adı taşıyan şarkı, hayvan sorunlarıyla ilgili farkındalık yaratan çalışmaları yıllık olarak onurlandıran bir topluluk olan human society of united states tarafından verilen genesis ödülü'nü kazanmıştır.

    (countdown to extinction: yok oluşa geri sayım)

    9) grup 1993 yılında aerosmith ile turlarken dave mustaine, "konserde fazla şarkı çalacak zamanımız yok çünkü aeorsmith üyelerinin çok az ömrü kaldı." demiştir. sürpriz olmayan bir şekilde, bu sözlerden sonra turne iptal olmuştur.

    10) en çok satan korku kitapları yazarı dean r. koontz, megadeth için kinayeli bir tarihsel zaman çizgisi bulunan şaka yollu bir biyografi yazmıştır.

    11) 90'lı yılların sonundaki bir the x-files bölümünde fox mulder, partneri dana scully'ye "megadeth albümlerini saklasan iyi olur." demiştir.

    12) 2000 yılında gruptan ayrılıp 2003 yılında japonya'ya taşınan ve uzun süre megadeth'te gitar çalmış olan marty friedman, yükselen güneşin ülkesinde (japonya'nın diğer adı) başarılı bir televizyon programı sunuculuğu yapmıştır.

    (bonus: slayer'ın gitaristi kerry king'in konuk olduğu bölüm)

    13) 1998 yılında dave mustaine, drew carey show sitcom'unda yer almıştır. carey'nin grup seçmelerine katılmış fakat başarısız olmuştur.

    ilgili bölüm

    14) dave mustaine vh1 kanalında yayınlanan rock n roll jeopardy yarışmasına katılmıştır. george clinton ve moon unit zappa'yı aşağılayıcı bir şekilde alt etmiştir. akıllı adam.

    15) cameo'ların adamı dave mustaine, aynı zamanda 2001 yapımı black scorpion'da kundakçı torchy thompson'ı oynamıştır.

    oynadığı kısımlar

    16) megadeth'in 2004 yılında çıkan geri dönüş albümü the system has failed aslında dave mustaine'in ilk solo albümü olarak yayınlacaktı fakat megadeth olarak stüdyo ile anlaşması olduğundan dolayı dave mustaine albümü megadeth adı altında yayınlamıştır.

    17) the system has failed'tan bahsetmişken: dave mustaine'in oğlu justis ile kızı electra die dead enough'ın klibinde oynamıştır.

    18) megadeth dokuz kez grammy'e aday olmuştur fakat hiç kazanamamıştır. yazıklar olsun sana recording academy!

    (not: çevirdiğim bu yazı 2014 yılında yayınlandığı sırada megadeth'in grammy ödülü yoktu fakat grup son albümü dystopia ile 2017 yılındaki 59. grammy ödül töreninde en iyi metal performansı ödülünü kazanmıştır sonunda)

    19) megadeth'ten ayrı olduğu sırada david ellefson, hail! adında bir süper grup kurmuştur. grubun üyeleri arasında judas priest'in eski vokali tim owens, sepultura'nın gitaristi andreas kisser ve megadeth'in eksi davulcusu jimmy degrasso da bulunmaktaydı.

    20) dave mustaine, taekwondo ve ukidokan (?) karatesinde siyah kuşağa sahiptir. sözlerinize dikkat edin!

    kaynak
  • hırvatistan konserini bir grup kendini bilmez tarafından taşlandıkları için yarım bırakmak zorunda kalmışlardır.

    http://www.youtube.com/watch?&v=zxwprjhwaeo

    video altı yorumlardan :

    "when i was about the same age with these idiots, good music and musicians were respected. i remember the day "rust in peace" came out, and it hurts me now that some shithead croatian teenagers are throwing rocks to an iconic heavy metal figure. you? fucking losers.. that is megadeth. that blonde guy, that is dave mustaine. and who the fuck are you, exactly? i wish i was there to break your heads, one by one. megadeth will be in turkey on the 19th and shown the respect they deserve, with pleasure."

    "ben bu salaklarla aşağı yukarı aynı yaştayken, iyi müzik ve müzisyene saygı duyulurdu. "rust in peace"in piyasaya çıktığı günü bile hatırlıyorum, ve şimdi bir grup sikkafalı hırvat ergenin bir heavy metal ikonuna taş fırlatması beni yaralıyor. sizi siktimin ezikleri.. bu megadeth. o sarışın adam, o dave mustaine. peki ya 'sen' kimsin, tam olarak? keşke orada olsaydım da kafalarınızı kırsaydım, birer birer. megadeth 19'unda türkiye'de olacak ve hakettiği saygıyı göstereceğiz, zevkle."
  • toprak ağası gibi sürekli mevsimlik işçi çalıştıran faşist dave mustaine'in grubudur.
    yıllık izinden, kıdem tazminatından mahrum bırakan, kötü kalpli patron dave mustaine.
  • lanet olası bir sevgilidir megadeth. hayatına sen sersem bir çocukken girer, seni daha da sersem edip beklemediğin anlarda terk eder.

    bana öyle yaptı. çok karanlık bir anda yakaladı. afalladım. koskoca bir aşkın yakınındaydım, yakınındaymışım, anlamadım. ağzımda koca bir kancayla dolaşıyordum ağaçların altında, dışarıda rezil bir savaş hüküm sürüyordu, kardeş kardeşi öldürüyordu, "taş taş üstünde koymayacaklar" diyordu o. bir hangara sığınıp saatlerce sevişiyorduk, sonra ölüm öpücükleriyle uğurluyordu beni. yalancının tekiydi, belliydi, ama yine de özlüyordum, damarlarımda bir zehir gibiydi. bir gün geldiği gibi gitti.

    lanet bir sevgiliydi megadeth. eski mektuplarını okuyup duruyordum, koca bir haçtan aşağıya bakıp ağlıyordum. kapkara bir cumaydı, yasla uyanıyordum sabahları. kafama bir kurşun sıkasım, revolverin içindeki tek kurşunu bulasım vardı. sonra bir gün ağzında küllerle geldi tekrar. "canımı dişime taktım" senin için dedi, "yeni benle tanış". inandım. salaktım, inançlarımızda yalan vardı, anlamadım.

    adamı rezil eder megadeth, ölmekten beter eder. kaosa müptela, öfkeye esir eder. zafer kazandığını sandığın anda bir girdaba atar, kara perdelere dolayıverir. herşeyi bildiğini sanırsın, yanılırsın. kaçmak istersin, gizli bir köşe bulamazsın. bir anda gidiverir, hiç belli etmeden, sonra bir bakarsın ki hayatının en acayip yerlerine sızmış, en acayip yerlerden çıkmakta, hiç beklemediğin zamanlarda. aradan zaman geçer, yaşlanırsın. "zaman kimseyi beklemiyor" diye haber gönderir sonra, "beni bile". ağlarsın. seninle birlikte yaşlanmaktadır çünkü kızıl saçlı bir adam, yenilmektesinizdir, yenilenmeyi beklerken. solucanlara kral olmuşsunuzdur, kurtlara kraliçelik yapmayı düşlerken. yine de sandalyeleri tekmelersiniz, yine de öfkelisinizdir, işte hep o zamanlarda geliverir birden, "senin için buradayım" dersin o eski, o rezil, o güzel sevgiliye. en kötü sözler cennet bahçelerinden çıkmışçasına güzel olur, kimsenin sizi tanımadığı o tanıdık şehirde.

    bir cdyi çekip alırsın, günahları gözlerinden akan bir kahraman gibi bakakalırsın. sana dürüst olmayan hayata dürüst olmaya çalışmanın anılarıyla başbaşa yaşayıp, bir gün ölümün gölgesinde ölü bir adam olarak uyanırsın.
  • dystopia ile lige dönen yırtıcı forvet!

    doksanlar sonu gittikçe düşen çıtanın ikibinlerde iyice yerlerde sürünmesi ile hep birlikte ümidi kestiğimiz efsaneden böylesine başarılı bir iş çıkması gerçekten paha biçilemez.

    iflah olmaz bir megadeth fanı olarak kesinlikle abartmıyorum bak; kendimi filan da kandırmıyorum. çıktığı günden beri tepe tepe dinliyorum albümü ve dinledikçe açılıyor, açıldıkça güzelleşiyor. düşün lan, bir megadeth albümü düşün ki şarkı geçmeden baştan sonra doya doya dinliyorsun. imkansızdı, olmuş!

    öyle ki, çevremdeki, önyargısını kırmayı başarıp meseleye uyanan birkaç arkadaşım dışında tanıdığım hemen herkes reddediyor bu albümü. hak veriyorum da. mustaine grubun imajını öyle bir yere taşıdı ki, takipçilerindeki tüm kredisini tüketti. durum bu olunca insanlar şu albümü bir tur dinlemeye bile dayanamıyor. yok adler'in sıradan davulu, yok kiko'nun olmamış solosu boklayıp duruyor.

    aga, adı üstünde, bu bir megadeth albümü, lamb of god mı bu, adler tam olarak ne yapacak diye hayal ediyordun ki? adam bizzat kendi söyledi zaten, "bir megadeth albümü nasıl gerektiriyorsa öyle çalacağım" diye. tertemiz de çalmış. log'dan alıştığımız gücünü korumuş ancak megadeth'e yakışır sadelikte ve rifflerin altını çizecek şekilde döktürmüş. daha ne isterim.
    ama esas olay kiko'da. tabii ki broderick'i hepimiz çok seviyoruz. iyi bir gitarist olmasından öte çok düzgün adam kendisi. ama megadeth için hep çok sertti be abi. yedi telli jackson elinden düşmüyordu. tamam yenilik iyidir filan ama biz hepimiz yıllardır friedman'ı özlemiyor muyuz lan? dilimizden düşmüyor adam; niye? çünkü megadeth sertse de mustaine yüzünden serttir; sen grubun lead gitarısın abi, mustaine'in sert tarzını sen melodik yapacaksın, duygusal yapacaksın aga. killing road'la büyüdük biz, melodik seviyoruz.

    işte bu noktada kiko öyle tarz bir herif ki, gruba gerçek anlamda bir hava getirmiş. adamın hem enerjik hem de latin tarzı albüme bambaşka birşey katmış. duymadan söyleseler olmaz derdim belki ama şu an dinlemelere doyamıyorum.

    kıssadan hisse, bu albümü gerçekten kaçırma be megadethçi kardeşim, bak bu devirde böyle thrash metal albümü çok zor denk gelir; mustaine bir daha böyle bir sinerji yakalayabilir mi onu bile bilmiyorum ama cidden kaçırma bu albümü. megadeth'i her şekilde çok sevdiğini biliyorum ve inan bana yıllar sonra diyeceksin ki "lan aslında bomba albümmüş, boka püsüre takılırken ıskalamışız".

    bak, koskoca nick menza yüreğimizi dağladı gitti; hayat kısa oğlum, vaktinde tadını çıkar dystopia'nın.