şükela:  tümü | bugün
  • tatlı su solcuları

    türkiye'deki ünlü solcuların ikiyüzlülüğünü ortaya koyan bir başka örnektir. gezi eylemlerinde güya başı çeken isimlerden biridir. insanları çatışmaya sürükleyerek onlarca insanın hayatını kaybetmesinde, onlarcasının gözünü, kolunu, bacağını kaybetmesinde büyük payı vardır.

    gariban ethem sarısülükler, ali ismail korkmazlar öne sürülüp canları feda edilirken; gelen birkaç tehdit üzerine paşamız londra'ya yerleşmiştir.

    çünkü onlar tatlı su solcularıdır..

    çünkü onların canı, kolu-bacağı etheminkinden çok daha kutsal ve kıymetlidir..

    çünkü onlar hem emekçi, hem ezilenden yana hem de ecnebi kolejlerinden mezunlardır..

    çünkü ali ismail korkmazlar sokakta cesurca hak ararken, onlar başka ülkelere göç edecek kadar korkak birer sünepedir..

    lafa gelince kapitalizmin karşısındaymış, işçinin yanındaymış, özgürlükçüymüş, vs vs..

    ozel bogazici lisesi mezunu adam emekcinin hakkini ariyormus, sevsinler:)

    (bkz: hasiktir ordan gavat)

    edit: sürekli olarak "başına ne geleceği belli değil", "burası hukuk devleti değil", "tabi kaçacaktı" vs. tarzında savunmalar yazılmış.

    benim kastettiğim de tam olarak bu işte, bunları bildiği halde küçücük çocukların sokağa çıkmasını niye teşvik etti? madem gözünü kararttı isyan etmeye diyelim, o zaman ilk fırsatta kendi niye kaçtı gitti??

    bakın arkadaşlar, etilerde oturup, amerikan ya da ingiliz kolejlerinden mezun olup altında lüks arabayla gezerek devrimci filan olunmaz!

    olsan olsan bu adam gibi rezil olursun kaçarak!
  • çok da doğrudur, çok da güzeldir.
    imkanın olsa yapmaz mısın? ülkenin durumu ortada.
  • (bkz: özgürlüğü seçmek)

    dışardan mücadele edebilmek bazen tek şanstır. kendi ülkenizin yobaz bir diktat altında ezilişine o ülke içindeki bir zindandan ses yükseltemezsiniz, ama hür bir ülkede yaşıyorsanız oradaki çevrenizde farkındalık yaratıp mücadele verirsiniz.
  • solculukla ahmakligi bir kenara ayirmak gerek.. bizzat melih gökçek'in hedef gösterdiği bir adamin, bir gerizekali ogün samast'in kurşununa uğramamak istemesi onun ideallerinden ne götürür ki? solcu dediğin ölmemek için ancak küba'ya falan mı kaçmalıdır? burada kalsa, bir çomar gelip öldürse daha büyük bir sosyalist olacak midir?

    hayatinizin kiymetini, hayatta kalmak için neleri feda edebileceginizi bilmiyorsunuz. bu ülkenin en büyük solcusu, ölmemek için bir teknede kaçtı rusya'ya unutmayın..
  • halkın adamı, hakk'ın aşığı diye ortalıkta dolanan birinin, çalıntı paralarla, çok yüksek güvenlikli, halktan izole bir kaçak sarayda yaşamasından daha abes değildir.
  • ciddiye alınacak başlık değildir.

    ne yapaydı? kendini kurşunlara siper etse salak olacak, her türlü zaten vatan haini.

    insan gibi yaşayabileceği bir yeri seçmiş imkanı olan akıllı adamın yaptığı iştir.
  • bu ülke artık o kadar iflah olmaz yola gelmez bir halde ki, en idelistimizin bile yapması gereken harekettir belki.

    bir tane canımızın olduğunu düşündüğümüzde, ekmek almaya giderken itin teki tarafından öldürülmeyi beklemenin kimseye faydası yok. hele ki uğrunda mücadele verdiğin insanların senin feda ettiklerini ne kadar hak ettiği tartışmalıyken.

    aklı ve imkanı olan herkes için en doğrusu bu, bir köşeye çekilip uygun vaktin gelmesini beklemek.
  • üzülüyorum böyle insanların ülkemizden gitmesine

    bütün düşünürlerimiz bütün bilgili yetenekli adamlarımız yurtdışında yaşamaya zorladık ve onlarda artık başka ülkelere katkı yapıyorlar ister istemez

    mehmet ali alabora da bu örneklerden biri adam sanatçı ve sanatını orada icra ediyordur
  • memet ali alabora bir halk önderi değildir, devrimci bir örgütün önde gelen isimlerinden değildir, türkiye'de marksizm/leninizm tartışmalarının odağında olan bir teorisyen değildir. vaktiyle genç siviller'e de destek vermiş (ve bundan dolayı aşırı şekilde eleştirdiğim), iş bankası reklamlarında oynamış, babasının* eski ve sağlam bir devrimci olması sebebiyle de bu konularda belli başlı duyarlılıklar geliştirmiş bir oyuncudur. tiyatroya dair bir duyarlılığı vardır ve bu reflekslerin tamamını tiyatroya yansıtmaya çalışmıştır. yaptıkları ve bundan sonra da yapacakları az çok bellidir.

    hani kendisinin attığı ve gezi parkı düşmanı şerefsizlerin sürekli sataştığı bir "mesele 3-5 ağaç değil" tweet'i var ya, hah. işte o bizim sahiplendiğimiz şeydir. tam anlamıyla gezi ruhunu yansıtmaktadır. bildiniz: gezi parkı da bir proletarya isyanı değildir. olması da beklenemezdi. bazı sol fraksiyonlar bu meseleden devrim bekliyor olsa da görünen köy kılavuz istemez. yaşadığımız yıllardır gerçekleşmemiş, beklenmedik ve çok farklı bir deneyimdir. kazandırdıkları ve kaybettirdikleri vardır. güzel anıları, dayanışmayı ve uyanışı da, acıyı, korkuyu, ölümü ve bir miktar yılgınlığı da getirmiştir. bu yönleriyle tartışılmayı, böyle anılmayı ve hatırlanmayı hak eder.

    gezi'nin etkisi kuşkusuz büyüktür. öyle ki 15 temmuz sonrasında akp'yi "kendi gezisini yaratma" konusunda garip bir telaşa da sürüklemiştir. buradan söylemiş olalım: sizin kötülüğünüzün içinden bizim tertemiz isyanımızla benzeşebilecek tek bir şey çıkmaz.

    memet ali alabora'ya sataşıp durmanız, "eylemciler converse giyiyor, chp'li belediye ağaç kesince kimse bir şey demiyor, parka gidenler sonradan pişman oldu" tarzı ağlamalar hiçbir gerçekliği olmayan boş safsatalarla bir şeyleri değersizleştirme çabanız. asla bizimki gibi bir hikayeniz olmayacak. siz asla tertemiz fikirler için, "yeter bu zulüm" dediğiniz için sokağa çıkıp yan yana duramayacaksınız. anlattıklarınız oradan buradan aparttığınız boş şişirmeler ve kayıkçı kavgasının bir tarafı olarak kavgada yer almak olacak. işte hepsi o kadar.

    sonuç olarak: kimseyi bağlamayan bir durumdur. umarım londra'da güzel oyunlar çıkartır, hatta kaydı da alınır ve buradan da izleme imkanı buluruz.
  • londra'da yaşamayı keyfi olarak mı istiyor bilmiyorum, ancak türkiye'de yaşayamıyor olması akp iktidarının bir ayıbıdır.