şükela:  tümü | bugün
100 entry daha
  • uzun uzun videolarını izliyorum kaptanın. bazen unutuyorum bi süre, aylarca izlemiyorum, sonra aklıma geliyor aniden, yeniden izlemeye başlıyorum, tekrar tekrar.

    atilla kaptan'da beni kendine çeken şey hayatlarımızın benzerlerliği. ben otuzlu yaşlarına merdiven dayamış bir kardeşiyim kendisinin. önümdeki yılları da kendisi gibi bir başıma geçirmeyi planlıyorum. evin içinde ikinci bir insan olmasını hayal dahi edemiyorum. dışarı hep yalnız çıkıyor, avare gibi dolanıyorum. canım sıkılırsa karşıya da geçiyorum, biraz da orada dolaşıyorum. böyle böyle geçiyor günler. bu ara işsizim bir de, para da yok, mecburen vuruyorum kendimi yollara. "keşke ben de kaptan gibi emekli olsam" diyorum. işsizken hayat çok zor, ev sahibinden kaç, alacaklılardan kaç, bankalardan kaç, elektriği kaçak kullan filan, canımı sıkan çok etken var, tam bir huzur yakalayamıyorum. emeklilik de malum günümüzde hayal, hayat boyu çalışmak gerekecek.

    hayata dair tek motivasyonum, yalnızlığım. arada annem arıyor, o bile canımı sıkmaya yetiyor. eğer sırnaşık bir esnafa denk geldiysem, muhabbet etmeye çalıştıysa asla yeniden dükkanına uğramıyorum. kaptan'ın durumu bu noktada benden daha iyi, o gene iletişim kuruyor insanlarla. hobileri, koleksiyonları var. benim de vardı güzel bir kütüphanem, şahane bir çizgiroman koleksiyonum, işsiz kalınca mecburen yok pahasına sattım, o da gitti.

    tahmin ediyorum ki atilla kaptan buraları okuyordur. daha çok video bekliyorum kendisinden. ona baktığımda, gelecek sakin güzel ve yalnız günlerin ümidi beliriyor içimde. ben istanbul'a da pek tahammül edemiyorum gerçi ama şimdilik bir süre daha burdayız.
2 entry daha