şükela:  tümü | bugün
  • şikayetname

    hiç olmazsa eskiden arada bir uğrar hal hatır sorarlardı
    hani yasak savmak kabilinden diyelim
    senden sonra evin yolunu unuttu çocuklar
    geçenlerde ışığı açık görmüş,
    kapıdan şöyle bir göründü küçük oğlan
    bir sitem, bir sitem
    uğraşamam diyor üç buçuk emekli aylığınla senin
    banka kuyruklarında bu iş güç arasında
    o gitti, bir güzel ağladım
    hani sana da kızmıyor değilim ara sıra
    benden önce gittin de sanki
    sultan mı ettiler seni mısır'a
    büyük oğlan desen bana hala dargın
    getirdiği müteahhite vermemişim diye evi
    habire söylenip duruyormuş
    yok babamın anıları varmış
    yok elleriyle dikmişmiş bahçedeki sardunyaları
    bıraksın diyormuş bıraksın o eski hülyaları
    ne babamdan ne ondan anı kalır
    bilsin ki öldüğü gün o ev satılır
    bu çocuklar kime çekti bilmiyorum ki canım
    son günlerde dalıp dalıp gidiyorum
    canım sıkılıyor canım
    kız daha kırkın çıkmamıştı ki evlendi
    iki çocuklu o para göz adamla
    geçenlerde ayak üstü söyle bir uğradılar
    adam hem saygısız, hem de aşırı şişman
    sana bir şey diyeyim mi canım
    kız pek mutlu değil
    yani bin pişman, yani dokunsan ağlayacak
    ayrılırken elimi öptü
    bu kış havalar soğuk geçecekmiş
    aman kendine iyi bak
    sakın hastalanma bu yaşında
    sabah akşam mutlaka al o ilaçları
    biliyorsun dedi, babam da yok artık başucunda
    o gitti, oturup bir güzel ağladım
    artık ne telefonum çalınıyor ne de kapım
    mektup desen kimden gelecek be canım
    son günlerde zaten
    karşı kaldırımlardan dolaşıyor postacı
    yok, sakın aklından geçireyim deme
    inan ki kırgın değilim
    biraz burukluk işte, biraz da hüzün
    hüzün bilirsin benim en doğal halimdi
    hani bir de kahve yapmak zor gelmese
    taşırmasam hani her defasında
    şiit kimse duymasın ilaç milaç da almıyorum artık
    kokunu öyle özledim ki canım
    dün gece kahverengi paltona sarılıp uyudum
    hayalimde okşadım o güzel saçlarını
    hani sana da kızmıyor değilim arasıra
    benden önce gittin de sanki
    sultan mı ettiler seni mısır'a

    mehmet çetin
  • uludağ üniversitesi fen-edebiyat fakültesi kimya bölümü organik anabilim dalı profesörüdür. henüz daha kendilerini tanımazken üst sınıflardan bir arkadaş sayesinde hastanede ziyaretine gitmiştim. arkadaşım geçmiş olsun dileklerini iletirken rahatsızlığından dolayı yataklara düşmüş hocamızın dediği tek şey "bir dersinizi de yapamadık. artık onu çıkınca telafi ederiz çocuklar." bu lafın üzerine benim düşündüğüm tek şey ise "vay be bilim aşkı budur işte!"
  • ağrı valisidir.
    şimdi haberlerde izledim, bir kız yurdu açılışı var. konuşmasında il müdürlerine geç geldikleri için fırça atıyor, bu çocuklardan utanın diyor güzel de ayar veriyor. helal olsun, böyle açık sözlü insanlar lazım bu ülkeye.
  • halkın valisidir. diğer koltuk meraklısı bürokratlara örnek olması dileğiyle.` :kayıtlara geçsin`

    http://www.ntvmsnbc.com/id/25082294/
  • ağrı’da devam eden ‘tayini çıkacak, gidecek’ söylentilerinden rahatsızlığını dile getirdikten bir hafta sonra emelilik başvurusunda bulunmuş.

    http://www.hurriyet.com.tr/…em/14443074.asp?gid=373
  • yaşlı nineye koltuğunu vererek saygısını ve alçak gönüllülüğünü göstermiş ağrı valisidir. ajanslardan öğrendiğimize göre bugün itibariyle emeklilik dilekçesini vermiş emekli olmak istediğini beyan etmiştir. keşke daha fazla hizmet etseymişsiniz, memleketin sizin gibi yöneticilere ihtiyacı var.
  • beş yaşındaki çocuğunun tedavisinin ağır ilerlemesi üzerine kızının yanında yer alabilmek amacı ile 14 yıl daha yapabileceği valilikten emekliliğini istemiş olan ağrı valisi..
    baba tanımının tam karşılığını vermiş durumda kendisi..

    acil şifalar...
    http://www9.gazetevatan.com/…irakti/301259/1/gundem
  • nezihe çetin hanımın kocasıdır.
  • çocuğunun tedavisi için emekliliğini isteyip eskişehir'e yerleşmeye karar veren ağrı valisi.
  • kürt şair. bêbextiyé isimli şiirini cok severim.

    hayati, 20nci yüzyil kürt aydininin hayatinin bir kopyasi adeta:

    "1955 dersim doğumlu olan mehmet çetin, 1970'lerin başında amatörce şiir, öykü yazmaya başladı. işletmecilik yüksek öğrenimi görürken, yasadışı politik faaliyetleri gerekçesiyle 1981 yılında istanbul'da tutuklandı.
    8 yılı aşkın bir süre değişik cezaevlerinde kaldı. o dönemde şiir, öykü ve düzyazı çalışmalarına ağırlık verdi. ilk iki kitabı henüz cezaevindeyken yayımlandı. cezaevindeyken yazdığı 'birağızdan' adlı ikinci şiir kitabıyla enver gökçe 1989 türkiye şiir birincilik ödülü'nü, asmin adlı öyküsüyle de güneş türkiye öykü birincilik ödülü'nü aldı.

    1990'dan sonra türkiye'de hiçbir yarışmaya jüri üyesi ya da yarışmacı olarak katılmadı. 1980 sonrası türkçe şiirde yeni bir etik/estetik kuruluşu deneyen şiir eğiliminin katılımcılarından oldu. 1991 yılında kurulan ve yüzelliyi aşkın şiir /düzyazı kitabı yayımlayan piya şiir kitaplığı ve zed yayın'ın kurucu editörlerinden olan mehmet çetin yine piya yayın kolektifi’nin yayına hazırladığı kunduz düşleri adlı şiir dergisi ile ütopiya mevsimlik hayat bilgisi kitabı’nin editörlüğünü yaptı.

    değişik ülkelerdeki pek çok festival ve kültürel etkinliğin de koordinatörlüğünü yapan mehmet çetin’in şiirleri türkiye'de birçok şiir antolojisine alınırken kimi şiirleri de değişik müzisyenlerce bestelendi.

    şiirleri hollandaca, fransızca, italyanca, rusça, almanca ve ingilizce'ye çevrildi ve değişik dergilerde yayımlandı. kırmanç kökenli olan ve çalışmalarını iki dilde (türkçe ve kırmançca) sürdüren mehmet çetin, 1996 yılından itibaren ağırlıklı olarak amsterdam merkezli olarak avrupa’da yaşamaya başladı."

    alinti: http://www.mehmetcetin.info/