şükela:  tümü | bugün
  • az biraz içtim, elim ayağıma dolaştı, beş on kere de "olur ya" şarkısını dinledim dilinden. kafam güzel, kafam bir dünya. aklıma tek bir şey geldi, dile de getirdim hatta; çok özlemişim o'lum ben seni.
    çatlak sesini duymadan dank etmiyor kafaya demek ki.abim de yok, bir erkek kardeşim de. ama sana sarılmanın tadından bilirim ne demektir; aşk dışında bir sevgiyle bir erkeğe sarılmak ne demek. şimdi sarhoş kafayla yaptığım hesabıma göre 19 sene falan olmuş birbirimizi tanıyalı.yıl 88 falandı herhalde. düşün ki, kaç insan girdi hayatlarımıza bunca senede, sen ne aşklar yaşadın ben en büyüğünden bir tane.sen de hep çocuk sevdin ama yeğenlerle idare ettin.biz rrr ile kendi kuzularımızı sevmeyi tercih ettik. ağzımızın küllük gibi koktuğu uzun alkol gecelerinin yüzleşme sabahlarında, dandik kahvaltılarda uzun uzun derteştiğimiz günler bile geride kaldı şimdi.
    gene de hala 19 sene önce kadar ucundasın telefonun. tek fark; eskiden anneler açardı telefonu.
    şarkı çok güzel olmuş mehmet, acaip birşey olmuş. tüylerim diken diken. ki n kere dinledim.hala çok güzel şarkı.
    oldu bu iş kardeşim. sen kazandın. 10 yıllık müzik inadın kazandı.
    senin adına delice mutluyum.herkese dinletiyorum. kendi kitabım çıkmış kadar gururluyum.
    yüzümden gözümden anlardın içimden geçenleri burada olsaydın. uzun zamandır ilk kez ne hissettiğimi yazamayacak kadar kifayetsizim. diyeceğim o ki;
    helal olsun lan!
  • aslen malatya arapkirli' dir.
    ilkokulu manisa ali riza çevik ilkokulunda, ortaokulu manisa fatih anadolu lisesinde, liseyi izmir fen lisesinde üniversiteyi ise bogaziçi üniversitesi makina mühendisliğinde tamamlamıştır.
    hertür telli enstrümanı çalabilme yeteneğine sahiptir. 1998 yılından beri kardeş türküler' de yeralmaktadır. ilginç gırtlak yapısı ile yorumladığı türküler bambaska bir tat vermektedir.
    bilhassa kırmızı gül demet demet' i kendisinden dinlemek ve akabinde mendil hazır bulundurmak gerekir.
    konser ve turnelerinde bayan hayranların kendisi ile tanışmak için oldukça heyecanlandıklarına bizzat şahit olmuş bir kişi olarak belirtmeliyim ki; oldukça samimi ve sıcakkanlı bir insandır. konser girişlerinde kendisinden rica eden kimseyi kırmaz, kulise götürür, en samimi arkadaşıymışcasına diğer grup üyeleri ile tanıştırır.
    çekinilecek en son sanatçılardandır. kendisine nevizade' de rastlama olasılığınız yüksektir. bir merhabayı karşılıksız bırakmayacaktır, hatta kendinizi masasına bir sandalye çekmiş, muhabbetin akışına kapılmış bulabilirsiniz.
    kendini dinletir, iyi güldürür, müziğinin hüznünü iki kelimeyle kahkahayla değiştirebilir.
    hayatımın en güzel gününün, düğünümün,hayallerimin ötesinde olmasında emeği geçmiş bir güzel insandır. sesine sağlık.
    gönlü zengin, kadir kıymet bilir bir dosttur. iyi ki vardır,iyi ki müziği seçmiştir.
  • sanki bir öksürse hem o rahatlayacak hem de biz daha iyi bir ses dinleyeceğiz gibi duran şarkıcıdır.
  • gazinoda masa masa dolaşan şarkıcıların mikrofon tuttuğu misafirler gibi şarkı söyleyen adamdır.
  • kardeş türküler grubunun üyelerinden. ud, cümbüş, buzuki ve bağlama sanatçısı.

    grubun doğu, vizontele film müzikleri, hemavaz ve vizontele tuuba film müzikleri albümlerinde yer aldı.
    1978 doğumlu olan mehmet erdem, kardeş türküler'in en genç üyelerinden birisi. amatör olarak sürdürdüğü müzik yaşamını 1997'de katıldığı boğaziçi üniversitesi bünyesindeki bgstde devam ettirdi. 1998 yılında kardeş türküler'e katıldı.

    batı anadolu ve balkan ezgilerinde buzukiyi, doğu anadolu, kürt ve ermeni ezgilerinde ise udu kendine has yorumlamıştır.

    kardeş türküler konserlerinde keman soloyla başlayan nevruz türkü adlı urfa türküsündeki performansı izlemeye değerdir.
  • sezen aksu'nun deliveren cd'sini bulmuşuz bir yerden. sene 2001 olsa gerek. yine mi çiçek her gece. herhal kafalar güzel. bir durma anı oldu. bir sessizlik, bir boş bakınız kadar süre geçti gülüşmeler geldi bizim ikinci el bilgisayarın hoparlöründen. aykut diyor gülüşmelerin arasında. sezen aksu arkadaşlarını toplamış evde çalıyor. ben dinleyip kafa bulurken, mehmet dipten gelen sesle bir mırıldanıyor. "sussam olmuyor" diyor.
    mehmet erdem, kendimi nasıl anlatıyorsam o. ismi ismim. beşiktaş'ta küçük bir evin çapraz iki odasında kalıyoruz. evimiz bir tekke. bavulunu, gitarını, aşkını, terkedilişini, şarabını, sigarasını, yalnızlığını alan 48 merdiveni çıkıp geliyor. kapıya tekme vursan açılır. kilit yalandan tutuyor işte. kimse de tekme atmadı alimallah, o kapıyı hep bir açan oldu.
    biliyorum sandığım istanbul'u öğretiyor bana. ağzım açık izliyorum. taksim'in, cihangir'in, hisarüstü'nün ara sokaklarında kaybolmadayız. bir şey güven veriyor. "nereye olum?" demiyorum. kafa kağıdım elinde, kargocu annemin sarmalarıyla dolu koliyi getirmiş kapıda duruyor. imzam ona emanet. karalıyor benmişçesine. sarma yiyoruz. kapı çalıyor birileri geliyor. aşka inanmalardayım ben. aşkımın tek canlı şahidi olarak duruyor mehmet. hiç ilişmiyor bana. tüm gücüyle güven veriyor. neye aşık olduysam biliyor. kafa sallıyor. bilmiş değil ama biliyor.
    boş konuşmuyor, sadece içi dolu sesler çıkarıyor. udu, cümbüşü, ikinci el bilgisayardaki müzik programı, buzukisi, arkadaşları. söyleyecek sözü olana kapımız açık. geleni buyur ediyoruz. nereden bileyim mehmet'in bunlardan hayat hikayesi derleyip, besteye döktüğünü?
    hep doğrudan yana duruyor mehmet. uzağa bakıyor. milleti çekiçle döve döve doğrultan kaportacı ekolünden değil, aksine "sen doğru dururusan" diyor "sana imrenir dikelirler". bozmuyor duruşunu. gündelik hayatta bir insanla neyin derdine düşer de tersleşirsen, onlardan sıyrılmış gibi yaşıyor. hesabını yapmayan bir adam. kaydını tuttuğu tek şey etrafında dönen insanlar, bir de cümbüşünden, udundan, ahenginden dökülenler. sonra da gelsin başkası mı dokunsun ruhumuza?
    mehmet erdem, güvenin bana bildiğimden söylüyorum, bu toprakların başına gelmiş en olağanüstü şeylerden. aklıyla, müziğiyle, yanındaki güzel insanlarla güzel işler yapıyor, güzel söylüyor. bugüne kadar çok bağırdık, biraz sükunet yapalım hadi hep bir. mehmet sakin sakin anlatsın. en derinden.
  • ilk klibi çıkmış nev-i şahsına münhasır bir insan; insanda iz bırakır bir sestir. (bkz: http://www.youtube.com/watch?v=yy8mckqnzwu)
    klipteki adam neyse kendisi de o'dur. kıvırtmaz; kendi gibidir konulduğu bardağın şeklini almaz. ne popülerdir bilmez, buzuki bilir, cümbüş bilir, teli olan ne varsa onu bilir, tuşu olan ne varsa çalar, vurmalı dersen vurur ama şiddete meyli yoktur. boğaziçi makina'yı bitirmiştir. fazlası ile kendi gibi olduğundan; hayat direttikçe kendisi de diretmiş, ömr-ü hayatında özgeçmiş hazırlamamış; tüm geçmişini müziğe vakfetmiştir.
    sony music'i tebrik ve takdir ederim ki; mehmet erdem'den bir başka şey yaratmaya çalışmadan, almış kayda koymuş önümüze. zaten kalıba sokmaya kalksan girmezdi; tüm kalıplara bir beden büyük gelirdi.
    şu klipteki sakalı uzun, dans etmeden hafifçe tempo tutan, bağlasan da dilleri durmayan adamdır kendisi.
    selamını yerde bırakmaz, kimsede hatır borcu koymaz, günlük değil ömürlük dost adamdır.
    tam da bu sebeple yine işbu klipte dikkatle baktığınızda farkedeceğiniz bir "yine biz bize çaldık söyledik" samimiyeti var.
    taksim'de cihangir'de fotoğrafları çekilecek büyük ihtimalle; magazin açlığı ile yananlarca. ben şimdiden söyleyeyim. yanındakiler sadece arkadaşı değildir; harbiden arkadaşıdır. bu adamın çok arkadaşı vardır. sevdiği zaman da adam gibi sever; adam gibi kollar. üzgünüm magazin tayfası size buradan ekmek çıkmayacaktır.
    artık hem şaraba hem rakıya hem de biraya katık edebileceğimiz bir ses var. kötü günde efkara, iyi günde muhabbete fon edeceğimiz bir albüm geliyor. herkese hayırlı uğurlu olsun.
  • hakim bey şarkısının klibinde toplam 2,5 kalori harcamıştır..
  • allah'ın sevgili kulu. bu sesle albüm yap, konser ver, para kazan, meşhur ol. valla bravo. kimse de çıkıp demiyo ki aga bu nedir. adamda hiç ses yok be kardeşim.
  • bu adam bi haaag dese 1 kilo balgam çıkarır yemin ederim.