şükela:  tümü | bugün
  • türkiyenin en 'underrated' sanatçılarından birisi kanımca. sanatçı derken bildiğimiz sanatçı değil, bilmediğimiz sanatçı. işte oradan kaybediyoruz belki de. kaybeden mehmet güreli değil kaybeden biziz. onun sanatı şarkı söylemekle sınırlı değil. ressamlığını ve yönetmenliğini de yazarlığını da göz ardı etmemek gerekir.
    tanım: youtubeda 100,000den fazla izlenmiş videosunun olmaması ya da sözlükte adına 100den fazla entry girilmemiş olmasının sanatından hiç değer koparamadığı muazzam sanatçı.
  • firuzağada bir pideci/dönerci dükkanında karşılaştığımda, tanışmamamıza rağmen albümlerini ve resimlerini sevdiğim -kitaplarını okuyamadım henüz- için "merhaba" deyip, kendisinin de "merhaba" demesinin üzerine havada duran boşluğu "sizi görünce 'merhaba' diyim dedim" diye açıklamada bulunarak doldurmamın devamında hafif bir tebessümle "zaten görmesen nasıl 'merhaba' diyeceksin ki" cevabını buyuran bey... :)
    ayrıca ikinci bahar dizisinde manav rolü oynardı kendisi
  • kimse bilmez şarkısında geçen sözde olduğu gibi pek kimse bilmez kendisini.
    çünkü ;serdar ortaca erekte olmuş kollarıyla eşlik eden insanlar yaşıyor.
    çünkü; hande yener'in inanılmaz saç renklerine takılı kalan insanlar yaşıyor.
    çünkü; biz terkedilirken giderli şarkılara sığınmayı seviyoruz ve o mükemmel kafayı ancak demet akalınla yakalıyoruz..
  • gecenin bi yarısı kafalar zurna haldeyken apartmanın merdivenlerini çıkıyoruz. kapı açılıyor, mehmet abi meraklı gözlerle bize bakıyor. "ışık açıktı bakim kimmiş bu saatte" diyor nazik bir şekilde. diyoruz kusura bakma ses çıkardıysak vs. on numara bi adam mehmet abi. normalde yapamadığım nazikliği adam gecenin bilmem kaçında gösteriyor. hmm ok.

    edit: evi yenileniyor diye 1-2 haftadır bizde kalan çilekeş anam çelik kapılar birbirine benziyor diye mehmet abinin evini açmaya çalışır. mehmet abi kapıyı açar ve evet. yine nazik yav. dedim geçen gün anam kapıyı zorlamış bizim ev diye, adam "bi kere değil yav bi kaç kere oldu o'' dedi gülerekten. hey allahım :)
  • ayrica ressam kisi. yillar once ahmet altan'in tehlikeli masallar'ini filme cekmeye niyetliydi bildigim, yatti herhalde o is, ya da farketmedim ben.
    sarki soylerken bazen ne dedigi anlasilamiyor ama cok guzel mirildiyor kendisi. yagmur albumunu issiz adama bile goturebilirim, oyle guzel. (bkz: asma suratini)
  • vapurlar blues'daki
    "seninle burada kalmak istiyorum"
    adam olanı ağlatır
  • alt komşum, en sevdiğim komşum, tek komşum. yüzü hep güler, hep enerjik, hep heyecanlı.

    yeni albümü sonunda çıktı ve bugün bize hediye getirdi cdsini. uzun zamandır gündüzleri alt kattan gelen, evimin içini dolduran melodiler nihayet gün yüzüne çıkıyor.

    (bkz: zamboni sokağı)
  • kendisiyle yarim saat konusunca,
    sizi daha iyi bir insan yapacak en az 1 ogreti kalir aklinizda.
  • yıllar önce merak edersin mehmet güreli ismini. yapmadığı iş yok gibidir, sakin, insanı kendine çeken bir fotoğraf vardır albümünün kapağında. gidip alırsın - o zamanki sevdiceğine hediye, bir şişe şarapla birlikte, bir kere bile dinlemeden. aylar geçer, sonra yıllar - ya cd player'de pil yoktur, ya cd bilmemkimdedir, ya başka albümler önceliklidir; bir türlü dinlenemez güreli..
    o sevdicek tarih olup, güreli adı unutulmaya yüztuttuğunda, bir kerpe akşamında, bir şişe şarabın başında, tam yanından bir ses yükselir : bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende... (bkz: kimse bilmez).

    o an anlarsın, aslında unutulmaz hiç birşey, usulca örtülür üstü, bazen de ertelenir sadece.
  • cok basarili duzenlemelere ve siradisi bir yoruma sahip muzisyen. kimse bilmez yorumuna vurulmamak mumkun degil. fakat hemen hemen tum sarkilarinda ayni etkileyicilik ve carpiciliga sahip. sen ve ben, kos git bir de sen bak, mayis ilk aklima gelenler.
    oyku kitaplari ve ressamligi da oldugundan kendisine sadece muzisyen demek haksizlik olur. fakat muziginin de hakkini vermek, onunde bi saygiyla egilmek lazim.