şükela:  tümü | bugün
  • mehmet alkan* derslerine rehberlik hocası tadından başlar; birbirinizle konuşun, dost olun, çay kahve için, uyuşturucu kullanmayın kabilinden öğütler verir, samimidir. türk siyasal hayatı ve düşüncesi konularında yetkindir, öğrenciyi de derse katmaya uğraşır, hiç sıkılmazsınız derslerinde. ilk bakışta iri yarı cüssesiyle sizi ürkütebilir. ancak tek dersine girilirse ne kadar sevimli olduğu idrak edilebilir, öğrenciye değer verir ve dinler. daha ne olsun.
  • tam adı mehmet öznur alkan olan değerli hocamız. son olarak prens sabahattin'in bütün eserlerini bir araya getiren bir çalışma hazırladı.
  • hayatım boyunca gördüğüm en yardımsever, en öğrenci dostu hocalardan biridir kendisi... gidin odasına, sorun ne isterseniz, binlerce kitaptan oluşan kütüphanesinde mutlaka bir şey vardır sizin için ve üşenmeyip arayıp bulacaktır onu.. yalnız doğal olarak, az biraz dalgındır, çünkü kafasında hep bir takım yazılar, fikirler olacaktır, burda hareket sizden gelmeli...

    odası çiçeklerle doludur bir de hep, bayram olup da okula gelemediğinde susuz kalmasın çiçekceğizler diye, sulama tertibatı dahi hazırlar. çay, kahve ikram etmekten hiç geri durmaz, rebul marka lavanta kolonyası da tabii...

    her sene, dersini alanlarla okulda bir tur atar, tarihi hikayeler anlatır öğrencilerine ve onun anlattıkları kesinlikle ve kesinlikle unutulmaz.. etrafa da başka gözlerle bakarsınız, artık gevher minarenin hikayesini, kubbelere neden koca koca avizeler asıldığını, ilk yangın kulesinin ahşap olduğu için yandığını bilirsiniz...

    beni tek üzen, hocamın bir derste söyledikleri, hatırlattığı bir gerçek olmuştur: "benim hiç kendime ait mülküm yok, hayatım boyunca ne kazandıysam kitaplara yatırdım ve devlet baba, ancak buna yetecek kadar para ayırdı bana..."
    abuk subuk pazarlama stratejileri denetleyen ceo'lar paraları çuvalla kaçıradursun, biz sizi seviyoruz hocam...
  • bazı insanlar gerçek üstü bir naiflik, samimiyet ve temizlik taşır; insana mutluluk ve umut aşılarlar. mehmet hoca da böyle bir insandır işte. çok severiz kendisini, çoook..
  • kendisi benim dersime hiç girmemiş olsa da arkadaşlarımın anlattıklarıyla kendi dersimi bırakıp onun sınıfına girmiştim iyi ki girmişim!böyle hocaları görünce diğerleri için umudum tekrar yeşeriyor!
  • şöyle bir insan düşünün; inanılmaz kibar, samimi, yardımsever, bir de üstüne alanında gayet yetkin. öğrencileri böyle bir hocaya sahipler işte.
  • uluslararası suç ve ceza film festivali dahilinde, türk tarihinde askeri darbeler konulu panele konuşmacı olarak katılmasıyla tanıdığım kadife sesli hocadır. bu adamın ne anlattığı önemli değil sanki, anlatsın, konuşsun, biz de ninni gibi dinleyip gevşeyelim yeter diye düşündürür insana. en azından bana düşündürmüştür.
  • televizyon kanallarında tarih üzerine yapılan tartışmasız en başarılı program olan eski defterler'i kotaran üç tarihçiden biri. harikulade bir ses tonuna ve konuşma üslubuna sahip. gerek tarih ve sosyal bilimler alanındaki donanımı gerekse karmaşık olaylara getirdiği çok katmanlı ve aydınlatıcı yorumlarla bir şeyler öğrenme gayesiyle programı izleyenleri ziyadesiyle memnun ettiğini buraya not düşelim. birikim sahibi birçok akademisyende insani deformasyona neden olan ukalalıktan ve ego kabarmasından mustarip olmadığını ve bu "eksikliğin" onu daha değerli kıldığını da belirtelim.

    fakat kendisinin gözden kaçırılmaması gereken başka bir önemli karakteristiği daha var. bu da türkiye'de maalesef yine çok az tarihçide/sosyal bilimcide görebileceğiniz bir terkibi gerçekleştirebilmiş olması: ideolojilerden olabildiğince arındırılmış bir hakikat arayışı ve ona eşlik eden (ve birçok saptamasında izlerini görebileceğiniz) bir adalet ve özgürlük yönelimi. türkiye'de pek sık rastlanmayan bu nadide ve kırılgan sentez, akademisyen kimliğinin ayırıcı niteliklerinden biri ve onun koskoca bir çölün ortasında bir mücevher gibi parıldamasının esas sebebi.

    kendisini ilgiyle takip ediyoruz.
  • bazı üniversitelerden odtü'ye yapılan kınama sonrası facebook'unda şöyle bir not yazmış olan hakiki akademisyen;

    "basına ve kamuoyuna"
    odtü'de yaşanan üzüntü ve kaygı verici olaylarla ilgili olarak üniversitelerimiz tarafından bir açıklama yapıldığını gazetelerden öğrendik. biz, aşağıda imzası bulunan ve galatasaray üniversitesi, istanbul üniversitesi, istanbul teknik üniversitesi, marmara üniversitesi, mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi ve yıldız teknik üniversitesi görev yapmakta olan öğretim elemanları olarak bu açıklamaya hiçbir şekilde katılmadığımızı beyan ediyoruz.

    odtü'de yaşanan olaylarda öğrencilerin maruz kaldığı polis şiddetini kınıyoruz. odtü’lü meslektaşlarımızın tüm ifadelerine rağmen, söz konusu açıklamayı yapan üniversite yönetimlerinin, polisin olayları başlattığı, olayların ilk aşamasından itibaren iyi niyetli davranmadığı ve orantısız güç kullandığı gerçeğini gözardı etmelerini manidar buluyoruz. polis şiddeti karşısında tek vücut olarak tepki gösteren odtü’lü meslektaşlarımızın ve öğrencilerin yanında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.

    üniversitenin özgürlüğü sadece öğretim elemanlarının araştırma ve ifade özgürlüğünden ibaret değildir. öğrencilerin düşünce, ifade ve protesto özgürlükleri de üniversite ortamının ayrılmaz bir parçasıdır. türkiye’de son yıllarda öğrenciler üzerinde artan baskılara sessiz kalan, akademik özgürlüklere yapılan müdahaleler karşısında susan üniversite yönetimlerinin, iktidarı elinde tutanlara hoş görünmek maksadıyla yaptıkları açıklama, akademi tarihine kara bir leke olarak düşmüştür.

    üniversiteler, iktidarların böbürleneceği projeler üreten, şirketlerin taşeronu gibi çalışan, kâr hedefine odaklanan imalathaneler değildir. akademinin vazgeçilmez görevlerinden biri de, hiçbir baskı altında kalmadan, toplum ve iktidarı sorgulamak, bunlar hakkında bilimsel ve eleştirel görüşlerini dile getirmektir. üniversiteler, güçlünün karşısına bilgi, bilim ve özgürlükçü düşünce ile çıkabilmelidir. araştırma alanı fark etmeksizin akademik özgürlükler bir bütündür. akademik özgürlüklere saygı gösterilmeyen kurumlarda, nasıl kullanılacağı ve neye hizmet edeceği sorgulanmaksızın üretilen bilginin, toplumlar üzerinde yıkıcı etkileri olabileceğini tarih bizlere birçok defa göstermiştir.

    bugün, baskıcı politikaların ana hedefi haline gelmiş olan odtü’lü akademisyen ve öğrencilerin yanında yer almak, akademi ve demokrasi tarihi açısından vazgeçilmez bir sorumluluktur. basit iktidar hesapları ve ikbal kaygıları ile odtü’ye karşı tavır alan üniversite yönetimleri ve bu yönetimleri destekleyenler veya bu politikalar karşısında sessiz kalanlar, bu davranışlarının hesabını, akademik özgürlükler ve demokrasi tarihi önünde vermek zorunda kalacaklardır.

    galatasaray üniversitesi öğretim elemanları
    istanbul üniversitesi öğretim elemanları
    istanbul teknik üniversitesi öğretim elemanları
    marmara üniversitesi öğretim elemanları
    mimar sinan güzel sanatlar üniversitesi öğretim elemanları
    yıldız teknik üniversitesi öğretim elemanları