şükela:  tümü | bugün
  • grameri gayet iyi olan ancak konusamayan eski altmisinci yil anadolu lisesi ingilizce ogretmeni.ayrica kendisinin main approach'tan kazandigi parayla bmw aldigi ancak sonra sarhosken vurdugu gibi bir soylence vardir.
    kendisi gercekten konusamaz,okula basladigim ve aval aval dolastigim ilk haftamda teneffuste koridorda karsilasmistim oztuna'yla;yeri isaret edip "yirdehisouyhal" gibi birsey demisti,ben de en az 30 saniye hicbir sey soyleyemeden adama bakmistim korkuyla,megerse yerdeki copu al diyormus.
    ancak bunlarin yaninda cok eglenceli bir kisiliktir,okulun bitisini mezuniyet gecesinden cok,hemen 1 hafta sonra gerceklesen mehmet oztuna'nin dugununde kutlamistik.sinif olarak katildigimiz dugunun daha ilk dakikasinda garsonla yanimiza gelip "bunlar benim evlatlarim ne isterlerse yapilacak" demisti.altmisinci yila gelmis butun hocalarin katildigi dugunde ali tufan dahil herkes sarhos olmustu.buyuk sarhos mehmet oztuna'ya da bu yakisir.
  • şu anda başka bir okulda çalışan ve bir yerde görüp de yanına giderek "hocam merhaba, ben altmisinci yil anadolu lisesi mezunuyum" dediğinizde ağzı kulaklarına varan ingilizce öğretmeni.
  • ingilizce kelime haznesi konusunda oxford'da ders verebilecek ingilizce öğretmeni er kişi.
  • şarapçı lakaplı hoca.
  • ailemizin öğretmeni... önce 60. yıl anadolu lisesinde boş dersimizde gelip hedefi şaşırıp havayı tokatlamasıyla ben tanıdım kedisini... o halini ve kendisinden gelen buram buram şarap kokusunu öyle anlatmışım ki yıllar sonra kardeşim gelip, abla bizim okulda bi hoca var, galiba senin bahsettiğin adam, zaten 60. yıldan gemiş demesiyle bu sefer de kardeşimin kendisiyle tanışma şerefine eriştiğini anladım!! hayır her gittiğin okulda da hava tokatlanmaz di mi? birinde de çalış hedefi tuttur!!!
  • kisa boylu sari sacli ilginc bir alkolikti kendisi. ogretmen oldugunu anlamam bir ayimi aldi. ne zaman ki bize dandik ingilizce kitabini kakaladi o zaman anladik bu adam ogretmen. bir ara da dersimize girmisti milleti gemiyle bi yerlere gondermeye calisiyordu en son.
  • "what do you come to school baskan**" diyebilecek kapasitede bir ingilizce öğretmenidir.
    main approach adlı bir kitabı vardır.
    sesi ve konuşması nedeniyle bazı kesimlerce sivrisinek olarak adlandırılmıştır.
    ayrıca yanından geçerken bile şarap kokusunu alabilirsiniz. yaklaşık 3 yıl önce altmısıncı yıl anadolu lisesinden alsancakta başka bir okula gitmişti.
  • "vadicidino samıhodeey?" kendisinden duyduğum ilk cümleydi. apışıp kalmış cevap verememiştim. (1985) arka sıralardan back translation yapılıp da demek istediğinin "what did you do in your summer holiday" olduğunu anlayınca bu sefer de gülmekten sıranın altına girdiğim, tenefüste özür dilemek için yanına gidip yüzüne bakınca hiçbir şey söyleyemeden koşarak uzaklaştığım, yıllar sonra, son sınıfta kendisine konak'ta işkembe çorbası ısmarladığım numune insan.
  • "ingiliş fowa çencinnnggg wowwld" eğitmeni.
  • uçarak yaklaşıp tokat atabilmiş, tarkana esin izanın yanında ibne demiş, tarkanı dinleyip onu dinlemediğimiz için bize deli gibi kızmış insan. arada haras yapar gömlekleri sonuna kadar kapatır, broveleri çektirir, pencereleri de kapatır bize işkence yapardı.