şükela:  tümü | bugün
  • şunca yıllık hayatımda olamadığım erkektir.

    onca yerde yemiş içmişliğim var, bir kere de kafeden/restorandan girerken o mekânın sahibiyle ya da o seviyede bir işletmeciyle tokalaşıp "selamun aleyküm, naber ağa/hacı/kardeşim/müdür/kanka" diyerek girebilmişliğim yok. özeniyorum çok. bana lüzumsuz samimiyet geliyor böyle ilişkiler.

    bu er kişi böyle bir el cepte gelir, hafiften bir laçomsu gülümsemesiyle etrafa bakarken işletmeci abiyle tokalaşıp ayaküstü sohbet eder ve masasına oturur.

    kalkarken de "müdür bizim borcumuz var mı?" diye hayret verici şekilde sorduğu da görülmüştür. şaşılacak derecede de işletmeci "borcunuz yok" der bazen. tut ki borcu yoktur, bu durumda nasıl ödeşirler, nasıl bir hesap vardır aralarında ciddi bir merak konusudur.

    bu arada bir onun aldığı hizmete bir de benim aldığım hizmete bakıyorum hiçbir fark yok. hani bu tokalaşma ardından masa filan donatılsa anlayacağım da bir fark da yok. ona gelen yiyeceklere sevgi filan mı katıyorlar acaba?

    çözemedim.