şükela:  tümü | bugün
  • tam adı mekanik türk: 18. yüzyılın ünlü satranç oynayan makinesinin yaşamı ve dönemi olan; orijinal adı the turk olan, tom standage'in yazıp gulenbilge zanardi'nin çevirisini yaptığı kitap.

    85 yıllık yaşamı boyunca avrupa ve amerika'da herkesi kendine hayran bırakan türk gerçekte kimdi? napolyon bonapart, edgar allan poe, beethoven, benjamin franklin ve çariçe iı. yekaterina gibi dönemin önde gelen isimleriyle nasıl tanışmıştı? keskin zekası ve büyüleyici havasıyla sanayi devriminin öncülüğünü yapan bu ünlü türk'ün maceraları günümüzde nasıl yankı bulmakta? yarı dedektiflik öyküsü yarı masal tadındaki bu eserde, mekanik türk'ün muhteşem kariyeri hakkında bilmek istediğiniz her şeyi bulacaksınız. (arka kapak)
  • satranç severlerin ve teknoloji ile ilgilenenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. özellikle avrupa'daki teknolojik gelişim sürecini görmek açısından çok etkileyici bir eser. kitaptaki otomatımsı şeyin isminin türk olmasının sebebini açmak gerekirse: bu makinenin yapıldığı 18. yüzyılda oryantalizmin moda olmasından dolayı, makinedeki kukla adamın da şark memleketlerindeki adamlar gibi giydirilmesinden kaynaklanmaktadır bu durum. o yıllarda şark diyince akla osmanlı devleti ve dolayısıyla da türkler geldiği için bu otomatın adı da türk olarak kalmıştır.
  • the economist dergisi bilim ve teknoloji muhabiri ingiliz tom standage'ın 17. yüzyılın ortasında,fizik,mekanik ve hidrolik konularında derin bilgi sahibi avusturyalı kempelen'in yarattığı bir satranç otomatı'nın hikayesini bir dedektiflik romanına dönüştürüp anlattığı ve "the turk" adıyla 2002'de ingiltere'de yayımlanan kitabının 2004 yılı itibariyle saga yayınları'dan çıkan türkçe versiyonun adıdır.
  • kempelen'in yapıp önce tüm avrupayı sonra amerika'yı kafaya aldığı alet. tabi alet dediğime bakmayın altındaki kutunun içinde bir adam oynatıyor düzeneği. bir çok satranç ustasının yanısıra napalyon'la dahi satranç oynamış ve yenmiştir. adam resmen napalyon'la kafa bulmuş. farkında olsa kellesini uçurur muydu acaba.
  • okuyunca çok etkilendim. bu tip şeyleri şu zamana kadar okuyup öğrenmemek gerçekten çok ayıp geliyor bana.
    inanılmaz emek, zeka, profesyonellik gerektiren muazzam bir icat.insan gerçekten hayret ediyor