şükela:  tümü | bugün
  • süper becerikli postacınız mektupları sırıl sıklam etmişse sinir edebilecek olay
  • genelde posta kutusunda fatura veya kredi kartı ekstresi olarak zuhur eden, elektronik postanızda da çiçek böcek olarak bünyenize sinir zerk etmeye yönelik gönderilerin size ulaşması durumu.
  • tonlarca faturanın arasından göründükten sonra sıfırlardan bi nebze olsun nefes almanızı sağlayan, diplerden ve derinlerden geldiği anlaşılınca sevinç, memnuniyet ve biraz endişeyi kapınıza bırakan.
  • askerde makbul olan ve günleri kısaltan bir yiyecek çeşididir.
    sevgiliden geleni makbuldür, anadan geleni hasret yüklüdür...
    terk etmiş sevgilinin mektuplarının nasıl yeneceği ve yedirileceği de sahibinin insiyatifindedir...
  • nefis bi hadisedir. zarfin uzerinde hele ki sevilen birisinin el yazisi varsa, insan keyiften dort bes kose oluverir. mektup acmak da ayri bir zarafet ve keyif isidir. hakiki sefa pezevenkleri, ellerinde mektup, merdivenleri yavas yavas cikar, eve girince once kendilerine bi kahve, cay, ihlamur gibi icecek hazirlar, sonra evin en sevilen kosesine gider, mektuptan alinacak hazzi maksimuma cikartirlar.
    evet, artik her gun emeyller dolusu haberlesiyoruzdur arkadaslarimiz, esimiz dostumuzla... fakat cocukluktan kalma bir mektup arkadasindan gelen ucbes satir el yazisinin yerini ne tutabilir ki? bir de tabii simarirsiniz mektup alinca, cunku birisi demek ki sizi kagitlara kalemle yazacak kadar, sonra ptt'ye gidip zarfi postalayacak kadar, hatta pul yalayacak kadar seviyordur. simarin valla hakkiniz...
  • teknolojinin esaretinde çırpındığı zannedilen, beklendiğinde başka, beklenmediğinde ise bambaşka bir heyecan duyulan, ele geçtiğinde asla ertelenmeden açıp okunan*ve okuması yazmasından*daha zevkli* olan hadisedir.
  • insanı tatlı bir heyecana sürükleyen olay. her zaman alışıla gelmiş şekilde posta kutunuzda görülen faturaların bıkkınlığını alır, götürür. gerçi teknolojinin gelişimine paralel olarak artık çok nadir kullanılsa da, yeri her zaman özel kalacaktır.

    hiç beklemediğiniz bir anda posta kutunuzda gördüğünüz vakit, garip bir his kaplar içinizi. hele ki gelen mektup sizin için özel yeri olan bir insandan ise, o zaman tadından yenmez. bir asker mektubu olabilir yahut sevdiğiniz insan sürpriz yapmak istemiş ve bu yolla size ulaşmak istemiştir. mektubun yazılışı, gönderilişi, uzaklardan gelişi farklı bir tad bırakır. satırlara dökülmüş olan yazıları bir kenara bırakın, sırf bu sebeplerle bile yüzünüzde tebessüm oluşturur.

    o zarfı açarken size yazılmış olanları merak edişiniz, bazen alelacele ve bazen de itinayla açışınız başka bir zevktir. ömrünüz boyunca bir kenarda saklayabileceğiniz bir anı olur. belki gün gelir geçmişi yad etmek babında tekrar tekrar okur ve o günlere geri dönersiniz. evet, mektup almış olmak güzel olsa da artık ona sahip olduğunuzu bilmek daha başka bir keyiftir.
  • (bkz: zarf atmak)
  • o satırları yazabilecek birilerinin olduğuna, o satırları anlayabilecek birilerinin olduğuna, o kişinin sizde bütün onları yazma istediği doğurduğuna ve bununla size mutluluk verdiğine, akabinde yazdığı mektupla sizin de kendisi için böyle değerleri haiz olduğunuzu size anlatan eşi benzeri olmayan eylem.

    mektup arkadaşlarını koruyalım, korumayanları uyaralım
  • iki üç gündür düşünüyorum, iki üç gün önce aldığım bi mektup, benim kaç sene sonra ilk mektubumdu.. 17 yıl falan oldu sanırım..

    beni çok feci bir şekilde çocukluğuma götürmüştür.. bir de senelerdir içimde kalan bi uhde gerçekleşmiştir.. bi kaç gündür anlatılmaz bi mutluluk yaşıyorum sırf bu sebepten dolayı..