şükela:  tümü | bugün
  • erkeğin zamanla kadındaki heyecanı yok etmesiyle sonuçlanacak ilişkidir.
    kadın; " artık eskisi gibi değilim, beni çok değiştirdin bundan sonra seni görmek istemiyorum" diyerek mutsuzluktan beslenen ve dünyaya karanlık bir pencereden bakan bu adamı kendi yalnızlığına terk edecektir.
  • (bkz: unicorn)
  • hep kadının enerjisinin erkeğe de bulaşması temennisi içeren ilişki türü olsa gerek.

    bir kere benim de başıma geldi, 1 ay sürdü, melankoli galip geldi.

    tanım: enerjinin bulaşıcı olmadığını ispatlayan ilişki türüdür.
  • ben yaşadım, tekmeyi yedim beyler. çok da şey yapmayın..
  • melankolik arkadaşlara dahi uzun süre katlanılmıyorken bu ilişkinin başlaması bile bir mucize.
    melankolik erkeğe hareketli kadının enerji vermesi melankolik kişinin istemeyeceği/zamanla rahatsız olabileceği bir durum yaratabilir. tam tersi yönde de hareketli kadının enerjisini düşüren erkekten bir zaman sonra soğuması ve eski hayatını özlemesi söz konusu olacaktır.
    ilişki dediğin birbirini değiştirmekten çok, karşındakiyle paylaştığın ortak zevkler ve kattığın ekstra farklılıklarla yürüyebilir. bu sebeple bu başlıktaki gibi hayalperest olmayıp biraz kendimizi tanıyalım.
  • mum ışığında yemek yiyip, romantik sevişmeler yaşamak yerine, aynı mum ışığında playstation oynayıp, ankara oyun havası oynamak gibidir.
  • hareketli kadın melankolik erkeği "şurada hayattan iki rekat keyif alacağız gıygıy içimi çürüttün be hep sana oluyor her şey zaten yav he he" isyanıyla pataklayacağı için, taraflara ne kadar süre tatmin verir emin değilim. emin olmadığım ilişki. melankoli insan icadıdır. doğal bir duygudurum değil. element uydurmayınız.
  • doğduğum günden beri acayip enerjik bir insanım. şansa bak ki hep bezgin heriflere denk geldim. yani baştan filmin sonu: kızla erkek kavuş(a)mıyorlar, kız asabileşip gidiyor, zaten artık kimseyi iplemiyor ve bu halinden cidden memnun.
    pms tribinden kadında bile hoşlanmam, kaldı ki 7/24 memnuniyetsiz pms suratıyla ve varoluş sancısıyla kıvranan bir erkek akortsuz keman sesi kadar tırmalar ruhumu. zaten çoğu da yalan, sadece derin görünme çabası.
    rica ediyorum alman/ iskandinav romantik dönem yazarı ya da filozofu değilseniz melankoli kesmeyiniz. bunun adı huysuzluk sadece. sıkılıyoruz, anneniz değiliz, nazınızı çekemiyoruz. hıyarlığı ve sorumsuzluğu geçmişi travmalı verem olmuş roman karakteri sosuyla sunmayın, yenilmiyor. bu ülkede travmatik geçmişi olmayan kim var hem?
    tabii teşhisi konmuş kronik depresyon dendi mi akan sular durur o ayrı, serotonin düzeyinizle ilgili sıkıntı varsa giderecek ilaçlar var, ya da çakra, karma, şifacılıkla uğraşan buğlemler, çisiller, alinler zebil gibi, gidip feyz alın, hem arada "çakarak" çakranız açılır, ne dert kalır ne tasa.