şükela:  tümü | bugün
35 entry daha
  • (bkz: #16345548)
  • ucundan kıyısından ya da tam göbeğinden ilgili olarak:

    (bkz: epifiz/@mordevrim)
    (bkz: dimetiltriptamin/@mordevrim)
    (bkz: phalaris arundinacea/@mordevrim)
    (bkz: triptofan/@mordevrim)
    (bkz: dhea/@mordevrim)

    ayrıca sigaranın zararlı etkilerine karşı kısmi koruma sağladığı araştırmalarla gösterilmiş hormondur.

    http://firattipdergisi.com/text.php3?id=251
    http://firattipdergisi.com/text.php3?id=277
  • eğer toparlayabilirsem kısaca bu hormonun coğrafi konumlara göre etkilerine değineceğim. içinde iskandinav kızları da olacak, arap çölleri de, peygamberler de, hz. muhammed de, onun çok tartışılan ayşe olayı da. evet, biraz karışık olacak gibi.

    şimdi, öncelikle bu hormonun oluşabilmesi için güneş gerekiyor. evet, bu hormon sadece karanlıkta salgılanıyor ama eğer vücudumuz serotonin üretmezse melatonini de sentezleyemiyor. serotonin ise çoğumuzun bildiği üzere güneş sayesinde sentezlenen bir hormon. ve güneşin en çok bulunduğu yer ise ortadoğu ve arabistan çölleri. iskandinav kızları ve ayşe olayına girersem, bilindiği üzere afrikada ve ortadoğuda kadınlar 9-10 yaşında ergenliğini tamamlarken bu yaş iskandinavya gibi soğuk yerlerde 18-19 yaşına kadar çıkabiliyor. bunun sebebi ise tamamen serotonin ve melatonin.

    afrika ve ortadoğu güneşinde fazlasıyla salgılanan serotonin karanlık çöl gecelerinde de fazlasıyla salgılanan melotonine ön ayak oluyor. ve melotonin denilen hormon ergenlikle fazlasıyla alakalı. çünkü melotonin ergenliğe giriş yaşını saptayan yegane şey. ve bu yüzden eşey organlarının gelişiminin tamamlanması ve eşey hormonlarının salgılanmasının başlaması sıcak ve bol güneşli ülkelerde çok daha hızlı gerçekleşiyor. dolayısıyla da ergenliğe giriş yaşı bu çok sıcak yerlerde çok daha küçük oluyor. (şimdi burada benim de kafamı karıştıran bir şeyi yazmam gerekiyor. melatonin cinsel gelişimi inhibe eden, yani bastıran bir şey. eğer melatonin çoksa cinsel gelişim çok yavaş oluyor. ama burada şu faktör var. alıntılayayım: "ergenlik olusuncaya kadar melatonin kanda artar ve ergenlik olusmasindan hemen once azalir ve ergenlik baslar." ergenliğin oluşması melatoninin pik yapması ve sonra azalması ile oluyor. yani ne kadar erken pik yaparsa azalması ve ergenliğin başlaması da o kadar erken oluyor. bu konuda bilgisi olan varsa ve beni aydınlatırsa sevinirim).

    işte bu yüzden afrika ve ortadoğuda ergenliğe giriş yaşı çok çok küçük olabilirken, iskandinavya gibi soğuk yerlerde ise çok geç olabiliyor. boy uzaması ve kemik gelişimi ergenlikle yavaşlayan şeyler olduğundan soğuk ülkelerin kadınları 20 yaşına kadar gelişim gösterip çok uzun boylu olabiliyorken sıcak ülkelerin kadınlarının boyları bu sebep yüzünden daha kısa kalabiliyor. bu yüzden iskandinav kızları çok güzel oluyorlar ama mesela 13 yaşındaki herhangi bir kızın hormonal gelişimi açısından bakıldığında sıcak ülkelerdeki kızlar soğuk ülkelerdeki yaşıtlarına göre katbekat daha büyük/olgun oluyorlar. melatonin en yüksek salgılandığı yaş ise 3-5 yaşları. yani ergenliğe giriş yaşı bu yüzden sıcak ülkelerde çok çok düşük.

    o çok eleştirilen muhammed - ayşe olayını da buna bağlıyorum. iflah olmaz bir deist olduğum için (iflah olmaz ne demekse) bu din olaylarına çok girmek istemiyorum aslında. amacım ayşe olayını aklamak ya da tam tersi eleştirmek değil. sadece olmuş olabilecek şeyi yazmak istedim. yani demem o ki 9 yaşındaki arap kızı ayşe 15 yaşındaki iskandinav kızı freja'dan daha gelişkin olabilir. sadece bunu da belirtmekte fayda var.

    bir de şu var. ortadoğu ve afrikada, hayvani besinlerin az olduğu bu coğrafyalarda karbonhidrat temelli beslenme çok daha yaygın. anadoludaki akrabalarınızın yemekten daha fazla ekmek yemesini de buna bağlayabilirsiniz (ben bağladım, siz de bağlayın). ve bu karbonhidrat denen şeyin yine melatoninle çok alakası var. hem melatonin hem de serotoninin yapı taşı triptofan denilen bir aminoasit. bunu şurada açıklamıştım: (bkz: #18444169). ve bu triptofan orada da dediğim gibi karbonhidrat ağırlıklı beslenmede oluşan/güçlenen bir şey. yani ne kadar çok ekmek, o kadar çok triptofan ve aynı paralleikte o kadar çok serotonin ve melatonin. protein ağırlıklı bir beslenme ise triptofanın etkinliğini azaltıyor. e bir de güneşi ekleyeceğiz buna. o zaman bu sıcak coğrafyalarda ne kadar çok melotonin salgılandığını anlarsınız.

    ve elbette neden hep din adamlarının, peygamberlerin, veli denilen kişilerin bu coğrafyalardan çıktığını da. her ne kadar deist olsam da mistik altyapısı oldukça gelişkin biriyim. ve melotonin ile epifizin mistisizmle alakasını çok fazla araştırdım. (bkz: #16345548) ve (bkz: #18443950) (gerçi bu son yazdığım bakınız her şeyi içeriyormuş). id'sini verdiğim entry'de de bahsettiğim gibi epifiz bana göre mistik bir organ. ve bu organın çalışabilmesi için birkaç şey gerekli. güneş, karbonhidrat, karanlık ve yükseklik. ki peygamberlerin hep yüksek ve karanlık yerlerde (dağdaki mağaralarda) riyazete çekildiğini de böyle açıklıyorum. mevlana içinse şöyle bir teorim var: (bkz: #18609507). belki de yanlıştır, bilemem. ama teoridir işte.

    biraz karışık oldu evet ama ben de henüz bazı şeyleri oturtabilmiş değilim. ama bu hormonla ilgili yazmaya devam edeceğim. aklıma bir şeyler gelirse ya da bu entry ile ilgili yaptığım hatalar var ise gelen uyarı mesajları ile editleyeceğim elbette.

    not: yazdıklarım bir tıpçının araştırması değil, ilgi duyan birinin araştırmasıdır. ekşi sözlüğün en altında yazan şeyi buraya kopyalamakta hiçbir beis görmüyorum bu yüzden: "bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir."
128 entry daha