şükela:  tümü | bugün
  • kadıköy ekolü solcu kız tarif etmem istense direkt kendisini anlatırdım:

    - minyonluk
    - kıvırcık brunette
    - halkalı burun hızması
    - kalın kaş
    - koyu renk kırmızı ruj
    - püsküllü tüylü, tek kulağa takılan küpe
    - iri yüzükler, bilezik biçiminde bileklikler
    - sol kolun üstünde tribal desenli deniz yıldızlı, deniz kabuklu "özgür ruh" temsili bir dövme
    - cinsellikten sakınmadan konuşarak "güçlü" kadınlığın ilan edilmesi
    - kedi
  • şımarık sesli akustikçi kız furyasının 583. örneği olarak o da kitleleri tek sözüyle ayaklandıracağını düşünüyor. normal.

    gün boyu spotify hesabına, youtube videolarına refresh yapmaktan anası ağlayan ve gerçekten de deli gibi dinlenen kopya bir şarkıcı. "kanaat önderi" rolüne soyunması eleştirilmiş ama sahnede "bir yerlerinizi açın, uçun, kimseyi dinlemeyin" dediğinde çığlıklarla ona destek veren aptal bir nesli gerçekten de temsil ediyor.

    kolektivist bir toplumda babaların kızlarına, kızların kardeşlerine, kardeşlerin gün geldiğinde ebeveynine yol gösterebileceğini hatta pekala akıl verebileceğini ve bunun tahakkümle ilişkili olmadığını düşünmüyor, düşünemiyor. zira geçer akçe tüm dünya erkeklerinin tüm dünya kadınlarını eziyor olmasında. netflix bunu diyor, kozmetik firmaları bunun üzerinden reklam yapıyor çünkü. sen de batılı olmayı beceremesen de batıcı bir muhakeme züğürdüsün. illaki popüler kültürün satışa çıkardığı, endüstrileştirdiği "değer"ler üzerinden bir konum almak zorundasın. kendi fikrin oluşamıyor, şarkıların da o yüzden birbirinin aynısı.

    yine de ona çok yüklenmeyin. onu kurban etmenin bir anlamı yok. ondan yüz binlerce var. konuşunca birileri çığlıklarla destek verecek, şarkıları çok dinlenecek, çok para kazanacak. kolay tüketilebilir eser verenler; kolay tüketilebilir, içi boş fikirlerle var olmak zorunda. alternatifi yok. bu değişmeyecek.

    o ayrımcı, yüzeysel feminist sözlerinden sonra "babayı alırsınız" ifadesini kullanırken nasıl bir tezat oluşturduğunu burayı okumadan anlayamaz. hatta bu ifadesiyle kendini hangi anlamda ele verdiğini burayı okusa da anlayamaz.

    batılı feministler 15 yıl öncesine kadar kalıplaşmış ifadeyle "kadın vücudunun meta olarak kullanılması"na tepkiliydi. o zaman bizim ülkemizde de soyunarak bir yerlere gelenler, bir yerlerini açarak kimliklenenler yine modernist kitle tarafından eleştirilirdi. sonra kapitalizm bunu işlevsel bulmadı. kadın vücudunun ve teşhirin endüstriye daha fazla katkı vereceğini öngördü, çıplaklığı özgür kadının simgesi olarak tanımladı. sonrasında bunun bizim batıperestlerdeki karşılığının ne olduğu malum; "benim vücudum, benim kararım."

    kısa aralıklarla birbirinin tersi iki yaklaşım, karar vericiler tarafından aynı akımın ilk yasası olarak sunuluyor; mosso ve muadilleri de bunun bayraktarlığına talip oluyor. falan filan...

    kitlesini boşlamasın. bak yukarıda onu savunan elemanın teki "dinler yok olunca nereye sarılacak bu yavşak annesiz piçler" diyerek ona destek olmuş. onun suyuna gitsin mesela. ekmek orada. aynı yüzeysellik, müthiş bir eşleşme.
  • neden linç edildiğini anlamadığım kadın.

    ne demiş, açmak istiyorsanız açın, “istiyorsanız” yapın demiş, bunda bir yönlendirme göremiyorum.sonra ne demiş, istediğiniz gibi yaşayın aksini söyleyenler babayı alır. bir kişi, başka bir bireyin yasal sınırlar içinde istediği gibi yaşamasına karşı çıkıyorsa, onun özgürlüklerini kısıtlayıcı ifadeler kullanıyorsa insanlar üzerinde baskı kuruyor demektir. bu baskıcı kişiler de hanımefendilikten, beyefendilikten ziyade sağlam bir tepkiyi hak eder.

    eee? yani? neyi linç ediyorsunuz tam olarak.

    edit: linç edenler kimler mi? (bkz: izlandalı sanılan kızın ablukaya alınması)

    çok fazla ilk entrye bakarak tepki veren video izleme özürlü olduğu için şunu da eklemek boynumun borcu. benim açık açık yazmaya edebimin el vermediği ama yukarıda ahlak satan tiplerin açık açık yazdığı cinsel bölgelerin açılması gibi bir ifade yok videoda. soyunun da demiyor.
  • kendisinin asıl adı melek davarcıdır.

    inanmayan araştırsın.
  • ceylan ertemgiller familyasından bir yorumcu.

    ülkece üretmemeye o kadar alıştık ki son zamanlarda bu tür yorumcular da aldı başını gitti. olanı kendince restore et, yorumla, ünlü ol. ne güzel değil mi? kim uğraşacak besteyle güfteyle. zamanında birileri yazmış, bestelemiş, oh mis. ülkece böyle olmadık mı zaten. yorumcular da yolunu bu şekilde bulmaya başladı ne yazık ki.
  • “of yine geçen aşırı muhalifiz” tavrı, nil karaibrahimgil tütüsü ve ceylan ertem tepkiselliğini aynı potada eritt. al sana melek mosso.

    (bkz: buralar karışacak vaziyet alın)
    ben tespit fişekleyip kaçayım.
    bence (bkz: cringe)
  • söylemek istediklerinin ana fikrine bir erkek olarak katılıyor muyum? evet. bu ülkenin en büyük derdinin cahillik ve çağdaş olmama sorunu olduğunu düşünen bir insanım öncelikle bunu söyleyeyim.

    gel gelelim izlediğim video bana neden aşırı itici geldi ki? dekolte kıyafetlerin, şortların, eteklerin rahatça giyilmesi, kimsenin kimseye karışamayacağı fikirlerine herkesten önce katılacak biriyim fakat "açmak istiyorsanız açın! (zıbam bir bacak kadraja girer) şunu yapın bunu yapın "aksini söyleyenlere babayı alın diyoruz!" (şarkısının ismi okey de o el hareketi nedir? yüz ifadesi nedir? omuzla yapılan iğrenç hareket nedir?)

    bilemiyorum, inanılmaz itici bir video. abartılmış, boku çıkarılmış. fazla gaza gelinmiş ve hafif de yeni yetme ünlülüğün göt kalkıklığını hissettim bu videoda. çok daha güzelce verilebilirmiş bu mesaj.

    linç etmiyorum lakin hissettiğim şeylerin analizini yazabilmek için 1.5 2 yıl burada yazar olmayı bekledim ben, kimse kusura bakmasın.

    son olarak bir kızla toplum içinde konuşurken "seni sikecek adam nasıl bulayım ben, kim seni doyuracak ki" gibi laflar konuşan, bunu marifet görüp gülüp eğlenen, utanmadan da yayınlayabilen oğuzhan beylerle danslar, şakalar makalar, dostluklar, arkadaşlıklar kurmanız da bir ayrı tuhaf olmuş melek hanımcım.
  • şarkıcı mı şarlatan mı belli değil.
    öyle çıkıp terbiyesizce, küstahca babayı alırsınız demekle olmaz. umarım genç arkadaşlar bu feminist bozmasını takip etmiyordur.
    sonuna kadar beyefendiliği, hanımefendiliği savunacağız.
  • buraya yazmam ne kadar doğru bilmiyorum ama bardağı da melek mosso taşırdı. severdim sesini. bundan sonra da dinlerim belki bazı şarkılarını.

    ama bizim bu sanatçılarımız niye bu kadar cahil? ciddi soruyorum niye bu kadar cahil? bunların hepsi aynı fabrikada mı üretiliyor? içlerinde ekşi seviyesinde yorumlar yapabilecek insan bile az.

    içi boş bir özgüven. içi boş bir siyasal bakış. sürekli popüler fikirlerin etkisine girme. yahu dünün ahmet kaya taşlayanları bugün evrenselci anti milliyetçi falan oldu.

    abuk subuk filmleri, bir saniyesine katlanamayacağım dizileri çekip çekip birbirlerine övgüler eşliğinde ödüller veriyorlar.

    bu ülkeyi sanatla ileri taşıdıklarını falan düşünüyorlar. öyle sanatçılar var ki adamın hayatı boyunca oynadığı bir tane düzgün film yok ama konuşurken dinlesen sanatla dünyayı değiştiren dahi yönetmen sanırsın.

    hatta bazılarında hafif düzeyde zeka geriliği olduğunu düşünüyorum. entellerin cahil olarak tanımladığı kısmen halka dönük popülist sanatçılar bile bence melek mosso kafasındakileriden daha bilgili. en azından hayat bilgileri yüksek.

    türkiye'de ortalama bir sanatçıyı alın, aynı masada sohbet ederken gerilirsiniz veya sıkılırsınız. çünkü cahilce yorumlar yapmakla kalmaz sizi de küçümser. hele bir de tiyatrocuysa ortamı domine eder. konuşmanıza bile izin vermez.

    bir bakmışsınız aşırı özgürlükçü olmuş, bir bakmışsınız aşırı ahlakçı olmuş. ne diyeceğinizi, kibarlık olsun diye nasıl huyuna gideceğinizi şaşırırsınız. sonunda da sanatınızı çok seviyorum, falan gibi şeyler saçmalayıp kaçarsınız.

    feminizm süper ama genel evler kapanmasıncılık, çevrecilik ama elektrik hiç bitmesincilik sanayi üretimi çok önemlicilik, lgbt, anti-osmanlıcılık, kürtçülük, anti-arapçılık, ulusalcılık ama iskandinavsa bizim ulustan iyidircilik, atatürkçülük ama anti-devletçilik hatta anti-milliyetçilik, özgürlük ama üsttekileri savunanlara özgürlükçülük, laiklik ama hadi hristiyansa neyse de islam yok olsunculuk, alevicilik ama ateist alevicilik (beyniniz yandı mı), soyalizmcilik ama fakirler ölsüncülük, hayvanseverlik ama sadece sokak hayvanı severlik...

    bu böyle gider. hepsini toplayın, karşınıza türkiye sanat camiası çıkar.
  • kadin demis ki kimsenin size nasil davranmaniz gerektigini soylemesine izin vermeyin. burdaki klavye ergenleri yanniz hic hanimefendi bir tavir degil falan diyor afsfafsffssfs. tanri patriyarkanin bile hayirlisini nasip etsin abbov bu ne.

hesabın var mı? giriş yap