şükela:  tümü | bugün
  • benim kafama takılan nokta 1948 doğumlu olan adamın isminin melih olması. metin falan olmasın o? melih çok marjinal değil mi ya?
  • (bkz: günün ayeti)
  • bir iki ay sonra sağlık sorunu bahanesiyle hastaneye falan kaldırırlar görevi bu yüzden bırakmış gibi olur. dünkü konuşmada da şimdi bırakmayayım madara olurum millete diye ezilip büzüldüğünü tahmin ediyorum. at fava bekle.
  • andallar'ın, ilk insanlar'ın, rhoynar'ın ve yedi krallık'ın kralı, zincir kırıcı, meereen kralı, ejderha kayası prensi, reise diz çöktüren, ankara büyükşehir belediye başkanı.
  • adamda 50 okka taşak varmış ya la
  • ilk reis bukucu. first of his name. the father of dinosaurs.
  • ankara'ya öyle bir kazık çakmış ki şu dönemde dahi tayyip beye başkaldırabiliyor bıyıklarının altından. gökçek ailesinin sahibi olduğu beyaz tv ufaktan ufaktan zamları eleştirerek muhalefetlik yapmaya başladı bile.
  • istifa ettirilmemesi ile ilgili mizahı eğlenceli bulmakla beraber; vay efendim tayyip erdoğana rest çekti, vay efendim melih giderse çok kişiyi yakar geyiklerinin mantık dışı olduğunu düşünüyorum. öncelikle kendisi erbakan zamanından beri tayyip erdoğan ile beraber. artık adına ne dersiniz bilmiyorum; kader arkadaşlığı, dava kardeşliği, rant dostluğu vs... kendi aralarında birbirlerine hala isim ile hitap ettikerini düşünüyorum. işin komik yanı dün melih gökçek istifa etse göbek atacak kişiler bugün son reis bükücü, uzunun karizmasını çizdi diye durumu alaya alıyorlar. komplo teorisyenliği yapmak istemem ama melih gökçek vakasıyla, kadir topbaş istifa ettirildiğinde karşı taraftan yükselen bu bir dikta rejimidir tayyip erdoğan istediğini görevden alıyor seslerinin kısılması sağlandı. parti içine ise, melih gökçek dahil kimsenin koltuğu garanti değil ayağınızı denk alın mesajı verildi. ha bir de aynı zamanda abdülkadir selvi gibi parti içinden kulağına ne fısıldanırsa önünü arkasını hiç düşünmeden medyada dile getiren bir herif sayesinde yandaş medya içerisinde melih gökçek'e karşı olanların ortaya çıkması sağlandı. bir taşta baya bir kuş anlaycağınız... ben bahsedildiği gibi tayyip erdoğanın karizmasının çizildiğini de düşünmüyorum. yarın çıkar melih bey siyaseten abimiz sayılır kendisine güvenimiz sonsuz der konu tatlıya bağlanır. aksi olur melih gökçek istifa ederse de bu entry i silmiyor olacağım. fakat şahsi kanaatim ben bu ikiliyi tanıyorsam ikisi de elden ayaktan düşene ya da koltuklarını götüremeyecekleri yere gidene kadar oturdukları yerden kalkmazlar.
  • puahaha:) bak hele hele. "melih bey siyaseten abimiz sayilir" diyecekmis tayyip. daha iki gun once "birakmasini bilmeli" tarzi laflar ettigi melih'e soyleyecekmis bunu. daha tarihi, kimin kim oldugunu bilmeyen ergenler, refah partisinin yukselisini, akp'nin kurulusunu, ekonomik krizi gozleriyle gormus, yasamis adamlara ders vermeye kalkiyor ya la.

    yavrum melih tayyip ile asagi yukari ayni yastadir, siyaseten de ayni tecrubededir. bu ikisi erbakan'in prensleriydi, birisi istanbul digeri ankara belediye baskanligina secildiklerinde. erdogan daha bir sivriydi, orda burda "minareler sungu" diye otunce iceri tiktilar o zaman, uc ay krallar gibi hapis yatti, kahraman oldu. o zaman parti kurdugunda melih ne yapiyordu? o da kendi partisini kuruyordu tayyip'e karsi. ya ne olacagidi?

    https://bianet.org/…ski-partiler-ve-yeni-baskanlari

    http://www.hurriyet.com.tr/…a-hazirliginda-39252507

    yani oyle "yedikleri ictikleri ayri gitmeyen kardes" degillerdir bunlar. zaten oyle bile olsalar tayyip teker teker onune cikan herkesi elimine etti. bak su adamlar da eski akp'li, akp'yi kuran adamlar bunlar, simdi siyaset sahnesinde isimleri hala var mi bir bak bakalim:
    --abdullatif sener
    --murat baseskioglu
    --erkan mumcu (liseliler hatirlamaz bunu, akp'nin modernlesme cabalarinin isareti anap'tan transfer)
    --yasar yakis
    --huseyin celik
    -- abdullah gul
    --bulent arinc
    --idris naim sahin

    adam secilmis basbakani emekli etti lan. ankara belediye baskanini emekli etmek istemesi mi abes?
  • selim temo'nun yazısından:

    gözlüklerinin arkasında ezik bir taşra öfkesi oldu hep. en ufak bir centilmenliğe gerek duymadı. cesur biri olmamasına karşın önüne çıkan herkesle düelloya tutuştu. hasmının tabancasındaki o tek mermiyi çıkardı, şeytanın doldurma ihtimaline karşı horozu kırdı, hasmının gözlerini kapattı, ellerini arkadan bağladı ve “hakem” 10’a kadar saymaya başlarken ikinci adımda dönüp hasmını sırtından, hakemi göğsünden vurdu. böyle kazandı. tarzı bu. çünkü o yerli fouché.