şükela:  tümü | bugün
  • resimlerine bir parça masal, az biraz gerçek, bol miktarda hayalinden katan genç sanatçı.
    bir nevi 'öykü çizer'
  • ressam ama sadece ressam diyerek yeteneklerini sınırlayamam.
    bu dünyada yaşamıyor gibi.
    belki de ruh hastası.

    resimleri, kendi dünyasından batıni anlamlarla ve belki bizim de anlamadığımız ezoterik imgelerle dolu olabilir.
    olabilir diyorum; çünkü bu anlam ve imgeler ona ait, onun için...

    bize sadece resimlerinde kendimizi kaybetmek düşüyor.

    adını daha çok duyacaksınız.
    şimdiden bilin istedim.
  • dünyanın en minik ve şirin sanatçısı.

    bir rivayete göre, rönesansı tetikleyen isimdir. ayrıca yüzyıllardır sürekli kılık değiştirerek tüm sanat eserlerine ilham kaynağı olduğuna dair elimde kesin ve net belgeler var.
  • sergisine gittiğinizde onlarca hikaye kahramanı 2 boyutluluktan 3 boyutluluğa evrimleşerek hareket ederler ve bu durum gülümsetir sizleri. yaptığı sanatın türkiye'de örneği çok azdır. (belki yoktur bile).

    mütevazi yaşantısına arada sırada dahil olduğum sergilerini kaçırmamaya çalıştığım sanatçıdır.
  • eserleri ile karşılaştığınızda sadece alelade bir anlatıcının seslendirdiği bir hikaye ile karşı karşıya gelmiyorsunuz, son derece belirgin ve kendine özgü bir anlatıcının sesiyle hikayeye davet ediliyorsunuz.
    bu ses, sirenlerin sesi gibi, çekici olduğu kadar tekinsiz, ürkütücü kısmen, sırtınızda bir ürperti oluyor, ama sirenlerin aksine hikayeyi sonlandırmaya yönelik bir çağrı değil bu sesin çağrısı, sizi eser içinde birlikte yürümeye çağıran, hikayenin henüz yeni başladığını ve beraber okuyacağınızı/seslendireceğinizi söyleyen bir çağrı. size de yanıt vermek kalıyor geriye elbette.
    ayrıca, klasik ama, buralar çok değerlenecek:)
  • geçtiğimiz günlerde odtü'deki resim sergisine birkaç eseri ile katıldığı bilgisini aldığım, internetten de olsa eserlerinin bazıları görme şansını elde ettiğim "gelecek zapt eden" sanatçıdır.
    gelecek vadeden demiyorum, "gelecek zapt eden" diyorum. burayı özellikle belirteyim. kendisinin vadettiği bir şey yok, ürettikleri var, emek emek ürettikleri, gece gündüz her bir fırça darbesine, her bir gölgeye kovalarca emek dökmüşlüğü, devamlı daha iyisini yapmak için aydınlattığı, vizyon jimnastiği yaptırdığı bir zihni var. kimseye ve sanata vadettiği bir şey yok yani, sadece hakkettiklerini sabretmekle meşgul şu anda. o sırada da bir çok edebiyat mezunun bile adını söyleyemediği yazarları okur, düşünür, görür ve kendini geliştirip beslenir. ileride adından gururla söz ettireceği hissiyatı taşıdığım aydın türk kadının temsilcisi ressamdır. umarım yakın dönemde izmir'de kendisinin eserlerini görme fırsatı elde ederiz.