şükela:  tümü | bugün
  • kalbi yuzune yansimi$ insanlardan biri, sakin, bilgili, akilli,... (daha gider bu).
    gunlerce karistirilmadik ansiklopedi, taramadiginiz web sitesi, bogazina yapismadiginiz e$, dost, akraba birakmadan cevabini aradiginiz bir soruyu takribi 3 dakika icinde cevaplayarak insani hayran eder kendisine.
  • yıllar geçer ve gider iken onu tanımamla beraber nihayet sevilebilir bir insan olabileceğim ihtimaline inandığım, allahım bu ne güzel bir şey artık şunun gibi ya da bunun gibi olmaya çalışmama gerek yok filan demeye başladığım, derken bir akşam yemeğinde aniden, annemin sarf ettiği acıklı bir cümle ile şimdi de meltem gürle gibi olmak sendromuna yakalandığımı fark ettiğim dünyanın en sevilesi hocası. özellikle giyinişindeki özensizliği ve küçük dağları ben yarattım anlayışıyla uzaktan veya yakından akraba olmayışı beni mest eder. orada yokmuşsunuz gibi davranmaz, uzun ve iç sıkıcı maillere boğsanız bile ters bir laf etmez, çikolata ikram ettiğinizde rejimdeyim filan deyip geri çevirmez, meltem hocam ruhumun size ihtiyacı var dediğinizde ruhunuzla ilgilenir, çifte kavrulmuş pötibörle kapısına gittiğinizde engin tecrübelerini cömertçe bilgilerinize sunar, velhasıl eşsiz bir kişiliktir. her daim avuçlarımda olan ender insanlardan da biridir ayrıca.
    (bkz: her daim avuçlarında olmak)
  • insanın hayatını idame ettirmesi için konserve yapıp satması gibi bir seçeneği olabileceğini, hatta bunun bir seçenek olmanın da ötesinde bir insanın hayali olabileceğini gösterip farkında olmadan, üstü örtülü "büyük işler yapma" arzumu farketmemi ve sorgulamamı sağlayan,o andan itibaren hayran olmamı engelleyemediğim, ufkumu genişleten, tanınası bir insandır kendileri. (bkz: tanınası insanlar)
  • bir erkegin onda ne bulamayacagini merak ettigim kadin.
  • cok met edilen bogazici universitesi uyelerinden biridir. advanced english derslerinin vazgecilmezlerindendir.
  • 35 kişilikten 2 section açtığı ders için 500 den fazla consent isteyen mail aldığını söyleyen, ve durumu gayet sempatik ve üzülürce, bi yandan da "sevildiğimi bilmek güzel birşey ama, özel yaşamımı geri istiyorum !" diyerek cevaplayan, sabahın köründe okul yollarına düşüp, sisteme girip de critical reading almak için harcadığımız binbir çabanın binbirine de ayrı ayrı değen hoca.

    bilgili oluşunun yanında, dersi eğlenceli kılar, güleryüzlüdür, ders alınası hocalardandır. dersi anlatırken zevk aldığı gözlerinden okunmaktadır adeta. özellikle kafkayı anlatırken.
  • (bkz: gunes gurle)
  • daha hiç tanımadan önce adını çok çok duyduğum, merak ettiğim kişi. sonra kendi bölümümde yüksek lisansa başlayınca aldığım derslerden birinde meltem diye biri oldu. fazlasıyla zeki, edebiyat duyargaları olabildiğine hassas olan bu meltem meğer meltem gürle'ymiş sonradan şaşırarak farkettim. onunla sınıf arkadaşı olmanın verdiği zevki bir kenara bırakıp konuştuğu zaman hoca dinlermiş gibi dinlediğimi de farkettim geçenlerde. tüm hünerlerinin yanında farkındalık artırıcılığı da varmış meğer! neden bu kadar seveni olduğunu anlamak onunla tanıştıktan sonra hiç de zor değil.
  • almaktan biktigim, bir o kadar da anlamsiz buldugum zorunlu sosyal derslerin en azindan birini cok zevkli ve gercekte anlamli kilmayi basarabilmis bogazici universitesi yabanci diller yuksek okulu ogretim uyesi. okulun son doneminde olup da "keske kendisinden bir ders daha alabilseydim" diye hayiflandiginiz kisi...
  • bu dönemin sonunda, ondan alabileceğim başka bi ders kalmamışken gerçekten "bitmese" diye düşündüğüm dersin sahibi. seçtiği öykülerden, sesindeki naif havaya kadar bi çok şey ile güzel güzel hatırlayacağım kendisini. emily'yi son yolculuğuna beraber uğurladık, elisa'nın krizantemlerine üzüldük, yaşlı adamın hikayesini dinledik. eh, bi dönemlik bi ders için hiç az şey paylaşmamışız demek ki. biliyorum burayı okuyor. umarım yazdıklarımda "iyi"den fazlasını bulur. *