şükela:  tümü | bugün
  • sebepleri arasında yaş, yüksek vücut kitle endeksi (kilo), fazla kilo verme, geniş sütyen kullanma, fazla sayıda hamilelik ve sigara kullanımı olan durum. bilgiler 2010'a ait araştırma sonuçlarından alınmıştır.
  • spora ve soğuk duşa şükrettirir.
  • (bkz: yer çekimi)
  • (bkz: persepolis)
    ne demek istediğimi filmi izleyenler bilir, izleyecekler de öğrenir
  • yerçekimine lanet ettiren durum
  • çaresi plastik cerrahidedir;
    (bkz: mastopeksi)
  • engel olmak için yapılabilecek en güzel egzersiz amuda kalkmaktır.
  • memesine soğuk bira ile masaj yapan kadınlarda görülmeyen durum.
  • biz küçük memeliler korkmuyoruz.
  • toplumsal olarak inşa edilen bir problemdir meme sarkması. yani aslında doğal bir olaydır, ama biz onu bir problem olarak algılamayı tercih ederiz - bilinçli olarak veyahut bilinçdışı olarak. tamamen atıyorum, yanomamö kadınları memelerinin sarkmasından endişe duymazlar.

    tabii gene burada kadınların memeleriyle (yani bedenleriyle) ilgili atıp tutan erkekler olarak bir araya geldik, bu zaten apayrı bir mevzu. ama gene de söylemek gerekiyor. meme sarkar abi. küçüğü de 50 yaşına gelince fino kulağı gibi olur yani. küçük büyük farketmez. doğaldır, olur. gıgımız da sarkıyor, efendime söyleyeyim kollarımız da sarkıyor. sarkmıyor diyen biyoniktir abi kusura bakmayın. netekim yaşla sarkan meme de önemli değil. bazı insanların genleri, ne bileyim vücut yapıları falan gayet doğal olarak bizim o çok sevdiğimiz "dik" meme yapısına müsade etmiyor olabilir. yani zaten kendini rahat bırakmış memelerdir onlar. bu da olabilir. bu da doğaldır. farkındaysanız doğal lafını çok vurguluyorum, insanız çünkü hani, hatırladınız mı?

    ha hatırlamazsınız. hatta niye siz diyorum ki? hatırlamayız. çünkü öyle bir ideal\tek tipleştirme durumu söz konusu ki, öyle bir tahakküm kurgulanmış ki kadın bedeni üzerinde; en insani durumlar bile bizim zihnimize itici\çirkin bilmemne olarak yansıyor. şimdi buraya 3-5 armut gelip diyecek ki "tamam da doğal olarak erkek neslinin devamı için en güzel gözüken\en sağlam bedeni arar" falan diyecek. evet abicim arar da o sağlıklılık kıstasını o erkek hangi kıstaslara göre tanımlıyor? onu sorguluyoruz zaten.

    işin kötüsü, kendi bedenleri hakkında dahi benim gibi erkeklerin ileri geri öyledir böyledir diye konuşmasına göz yuman - veyahut bu konu hakkında kendi sesini çıkartması gerektiğine dair en ufak bir farkındalığa dahi sahip olmayan - "bre malganis, sana mı kaldı lan benim mememin bilmemnesini savunmak" diyemeyecek binbir türlü kadın; "aman da memelerim sarkmasın, vay efendim çok küçükler, aman da çok büyükler, bilmemne" falan diyerek kendilerini baskı altında hissetmekte, duruma göre o iğrenç ve yapay bir idealizasyon sonrasında adeta "şekillendirilmiş" "cisimlere" kendilerini benzetmeye çalışmak için medikal bir takım süreçlere girmekte ve kendi güzelliklerini kendilerinin dışındaki tahakkümler\normlar\idealizasyonlar ışığında yeniden kurgulamaya çalışmakta ve bu düşünce sistemini maalesef farkındalıksız olarak yeniden üretmekte gibi görünüyorlar - ki bu daha da üzücü.

    sonra noluyo biliyo musunuz? erkekler çüklerini pompayla şişiriyo, kadınlar memelerini şişiriyo, ekşi sözlük fak badi aranıyor bilmemnesinde "damarlıyım" diye mesaj veriliyo bilmemne. nasıl iğrençsiniz belli değil. vay efendim dik değilmiş de, sarkmışmış bilmemne. bi de "çare" için reçeteler falan sunulmuş. çare. sanırsın kanser olmuş bu kadınlar.

    her zaman söylüyorum gene söyleyeyim: hangi diskuru yeniden ürettiğimize bence ciddi anlamda dikkat etmek lazım. özellikle dünyada kadın meselesi (2014 yılına giriyoruz, ve ilginçtir ki) hâlâ çözülebilmiş değil. bu sorunun çözümünde erkeklerin de rolü var kadınların da. ben kişisel olarak beğenirim beğenmem demiyorum - ki bütün mevzuda estetiğe dair sanırım bişey söylemedim pek de. olay bu durumun "problemmiş gibi" algılanmasında. bizim hastalıklı zihinlerimizin ürünü budur.